Kuzey ve Doğu Suriye (Rojava) ile dayanışma amacıyla 2019 yılında kurulan küresel ağ Rojava İçin Ayağa Kalk (RiseUp4Rojava) tarafından örgütlenen Halkların Karavanı (People’s Caravan), bugün Urfa’ya ulaştı.
Kafileden bazı katılımcılar dün (29 Ocak) Türkiye polisi ve sınır kontrolü tarafından durdurulurken, farklı güzergâhlardan hareket eden enternasyonalistler daha sonra birleşerek Suruç’a doğru ilerledi.
Halkların Karavanı, Suruç’ta Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Urfa il ve ilçe örgütleri, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad - TJA) üyeleri ve çok sayıda yurttaş tarafından karşılandı.
Karavan katılımcıları, DEM Parti ilçe binası önünde bir araya geldikten sonra Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek açıklama yaptı. Meydanda toplanan kitle, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwedana Kobanî” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları attı.
Karavanın internet sitesinde yer alan paylaşımlara göre, katılımcılar Suruç’ta çiçeklerle karşılandı.

Halkların Karavanı Türkiye sınırından geri çevrildi: Enternasyonalistlere gözaltı
“Kalplerimiz, derinliği okyanus kadar olan Barış Anneleri’nin adanmışlığından etkilendi”
Halklar Karavanı adına basın metnini okuyan Friederike Spies, özetle şöyle dedi:
“Kalplerimiz, derinliği okyanus kadar olan Barış Anneleri’nin sakin ama sarsılmaz adanmışlığından etkilendi. Dayanışmamızın gücü, birleşmiş halkların gücüdür. Enternasyonalist bir karavan olarak buraya, Suruç’a ulaşana kadar pek çok sınırı aştık. Türkiye sınırını geçebilmek için kendimizi gizlemek zorunda kaldık; görünmez bir karavanın parçası olduk. Türk devletinin Kürt özgürlük hareketine yönelik baskılarının karavanımızı durdurmasını engellemek için görünmezliğe başvurduk. Yunanistan tarafındaki yoldaşlarımız ise dikkat dağıtıcı bir protesto eylemi gerçekleştirdi; bu da tüm karavanın yoluna devam etmesini mümkün kıldı. Böylece sınırların bizi durduramayacağını açıkça ortaya koyduk.
“Bunlar bizim sınırlarımız değil; ataerkil devletlerin ve kapitalist ideolojinin çizdiği, aileleri, toplumları, dayanışmayı ve yaşam hakkını bölen sınırlardır. Oysa onurlu ve özgür iradeye dayalı bir yaşam için verilen kadın mücadelesi, öz belirlenmiş özgür bir yaşam mücadelesi sınır tanımaz.
“Rojava’nın yanında duruyoruz; çünkü kadın özgürlüğü, temel demokrasi ve ekoloji mücadelesinin bizi dünyanın dört bir yanındaki direnen halklarla birleştirdiğini biliyoruz. Farklı perspektiflerden, kültürlerden ve geçmişlerden geliyoruz; ancak bu mücadeleye duyduğumuz ortak bağlılık, bu umudu paylaşan herkesi kapsıyor. Bu yüzden birbirimizin yanında durmaktan vazgeçmeyeceğiz. Mücadeleyi ve ortak direnişi sürdüreceğiz. Burada böylesine coşkulu bir karşılamayla buluşmaktan onur duyuyoruz ve bu değerleri bizden önce savunmuş tüm yoldaşların ayak izlerini takip ederek sizinle birlikte yürümeye devam edeceğiz.” (TY)

