İzmir Metrosu Üçyol İstasyonu’nda metroya binmeye çalışırken raylara düşen görme engelli Mehmet Bulut ağır yaralandı.
Engelsiz Erişim Derneği, olayın araştırılmasını, metro istasyonlarında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını ve şikâyet hakkına yönelik müdahale iddiasının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

GÖRME ENGELLİ YURTTAŞ METRO RAYLARINA DÜŞTÜ
"Önlemlerin maliyeti yüksek, benim canımın maliyeti ne kadar?"
Derneğin açıklamasına göre olay, 25 Ekim Pazar günü Üçyol İstasyonu’nda yaşandı. Fahrettin Altay yönüne giden metroya binmeye çalışan görme engelli Mehmet Bulut, iki vagon arasına düştü. Çevredeki yolcuların yardımıyla çıkarılan Bulut’un ayağında çok sayıda kırık oluştu. Ameliyat geçiren Bulut’un tedavisi sürüyor; yeniden ameliyat olması bekleniyor.
Dernek, Bulut’a geçmiş olsun dileklerini iletirken olayın yalnızca bir geçmiş olsun mesajıyla geçiştirilemeyeceğini vurguladı.
Açıklamada, bir kişinin metroya binmeye çalışırken raylara düşüp ağır yaralanmasının kader olmadığı belirtildi. İstasyonlarda yolcuları düşme tehlikesinden koruyacak bariyerlerin ve uygun güvenlik sistemlerinin bulunması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, özellikle görme engellilerin güvenli ve bağımsız seyahat hakkının tehlikeye atıldığı ifade edildi.
Dernek, güvenlik sorununun yalnızca Üçyol İstasyonu’yla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek İzmir’deki tüm metro istasyonlarının incelenmesini istedi. Peronlardan araçlara erişime, yolculuk güvenliğinden acil durumlarda tahliyeye kadar bütün aşamaların erişilebilir ve güvenli olması gerektiğini vurguladı.
“Şikâyetçi olmaması söylendi”
Açıklamada, Bulut’un hastaneye nakli sırasında yaşadığı bir başka soruna da dikkat çekildi. Bulut’un aktardığına göre sedyenin asansöre sığmaması nedeniyle kendisi tekerlekli sandalyeyle taşındı. Dernek, bu durumun istasyonlardaki acil müdahale ve tahliye koşullarının da erişilebilirlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.
Bulut’un ayrıca olayın ardından bir polis memurunun kendisine belediyeden şikâyetçi olmamasını söylediğini ve belediyenin çok sayıda avukatı bulunduğunu belirttiğini aktardığı ifade edildi.
Dernek, şikâyetçi olmaması yönünde telkinde bulunulmasının baskı ve gözdağı olarak algılanabileceğini belirterek polis memurunun sözlerinin araştırılmasını istedi. Açıklamada, kamu görevlilerinin kişileri haklarını kullanmaktan caydırmak yerine bu hakları özgürce kullanabilmelerini sağlaması gerektiği vurgulandı.
“Erişilebilirlik bir lütuf değil”
Engelsiz Erişim Derneği, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını ve sorumlulukların belirlenmesini talep etti. Dernek ayrıca İzmir’deki metro istasyonlarının güvenlik ve erişilebilirlik açısından incelenmesini, yolcuların raylara düşmesini önleyecek bariyerlerin kurulmasını ve acil müdahale koşullarının iyileştirilmesini istedi.
Güvenlik önlemlerinin maliyet gerekçesiyle ertelenmesine karşı çıkan dernek, gerekli düzenlemelerin gecikmeden yapılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, görme engellilerin güvenliğinin kişisel dikkatlerine, deneyimlerine ya da çevredeki insanların yardımına bırakılamayacağı belirtilerek şu mesaj verildi:
“Erişilebilirlik bir lütuf, güvenlik bir ayrıcalık değildir. Güvenli ve erişilebilir seyahat herkesin hakkıdır.”
Dernek, yetkilileri sorumluluklarını yerine getirmeye, benzer olayların yaşanmaması için somut adımlar atmaya ve güvenli ulaşım hakkı için dayanışmaya çağırdı.
(EMK)







