Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1092. hafta buluşmasında 32 yıldır haber alınamayan Cüneyt Aydınlar dosyası için Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Polis bariyerlerinin önünde gerçekleşen buluşmada kayıpların fotoğrafları ve karanfiller taşındı. Grup adına basın açıklamasını Zelal Buldan okudu.
Buldan, “32 yıldır soruyoruz, 32 yıldır cevapsız bırakılıyoruz: Cüneyt Aydınlar nerede?” sözleriyle başladığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi kararına uyulmasını ve Galatasaray Meydanı’ndaki kişi sınırlaması ile mekân yasağının kaldırılmasını istedi.
"AYM ve AİHM kararları uygulansın"

Anayasa Mahkemesi’nin barışçıl toplanma hakkının engellenemeyeceğine hükmettiğini hatırlatan Buldan, yetkilileri bağlayıcı yargı kararını uygulamaya çağırdı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da AYM ve AİHM kararlarının uygulanması için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını raporunda açıkça belirttiğini vurguladı.
Açıklamada, 20 Şubat 1994’te gözaltına alınan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Cüneyt Aydınlar’ın akıbetinin hâlâ aydınlatılmadığı söyledi.

CUMARTESİ ANNELERİ/ İNSANLARI 883. HAFTA
"Cüneyt Aydınlar'ın kaybedilmesinde devlet sorumlu"
Aydınlar’ı Bakırköy Ömür Durağı’nda gözaltına alan polisler, onu Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürdü. Ailesi ve insan hakları savunucuları, 27 Şubat’ta resmi gözaltı kaydı yapılmasına rağmen Aydınlar’ın aynı operasyonda gözaltına alınan diğer kişilerle birlikte mahkemeye çıkarılmadığını belirtti.
"İşkence gördü"

İstanbul Emniyeti, aileye “yer göstermeye götürdük, kaçtı” yanıtını verdi. Ancak aynı operasyonda gözaltına alınan kişiler, avukatları aracılığıyla yaptıkları açıklamada 2 Mart 1994’e kadar Cüneyt ile birlikte gözaltında tutulduklarını beyan etti. Tanıklar, ağır işkence gören Aydınlar’ın yürüyemeyecek haldeyken polisler tarafından hücresinden götürüldüğünü aktardı.
Grup, yargı makamlarının etkin ve sonuç alıcı bir soruşturma yürütmediğini, tanık beyanlarını dikkate almadığını ve maddi gerçeği ortaya çıkarmadığını dile getirdi. “Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti netleşmeden dosyalar kapatılamaz” diyen Cumartesi Anneleri/İnsanları, zamanaşımı ve güncellik gerekçelerinin kayıplar aleyhine işletilemeyeceğini vurguladı. Grup, Cüneyt Aydınlar’ın akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti.
"Biz hiç teslim olmadık"

Buluşmada Cüneyt Aydınlar’ın kardeşi Emrah Aydınlar’ın mektubu da okundu. Aydınlar, ağabeyinin gözaltında ağır işkence gördüğünü, tanıkların onun yürüyemeyecek hale getirildiğini anlattığını belirtti. Son kez hücresinden götürülürken “Biz hiçbir zaman teslim olmadık, şimdi de olmayacağız” dediğinin aktarıldığını söyledi.
Emrah Aydınlar, devletin gözetimi altındaki bir kişinin yaşam hakkından devletin sorumlu olduğunu vurguladı ve bağımsız, etkili ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesini istedi. “Hakikat açıklanmadan barış kurulmaz” diyen Aydınlar, zorla kaybetmelerin insanlığa karşı suç olduğunu ve zamanaşımına uğramayacağını hatırlattı.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, kaç yıl geçerse geçsin Cüneyt Aydınlar ve tüm kayıplar için adalet talep etmeyi sürdüreceklerini belirterek eylemi sonlandırdı.

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER
Zelal Buldan: En Çok Babama Teşekkür Ederim

CUMARTESİ ANNELERİ / İNSANLARI
"24 Yıldır Soruyoruz: Cüneyt Aydınlar’a Ne Oldu?"
(EMK)





