TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile Makina Mühendisleri Odası (MMO), Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarının Türkiye ve Ege Bölgesi elektrik sistemi içindeki yerini inceleyen bir teknik rapor yayımladı.
10 Eylül 2026 tarihli rapor, üç santralın kapatılması halinde Türkiye’nin elektrik sisteminde, arz güvenliğinde ve Ege Bölgesi’nin elektrik ihtiyacının karşılanmasında risk oluşup oluşmayacağını inceliyor. Çalışma, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ve Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) gibi resmi kuruluşların verilerine dayanıyor.
Üç santral Türkiye kurulu gücünün yüzde 1,43’ü
Rapora göre Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 2025 sonunda 123 bin 168 MW’a, Haziran 2026 itibarıyla de 126 bin 113 MW’a ulaştı. 2025’te 362 bin 992 GWh elektrik üretilirken fiili tüketim 360 bin 929 GWh olarak gerçekleşti.
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarının toplam kurulu gücü ise 1768 MW. Bu miktar, 2025 sonundaki Türkiye toplam kurulu gücünün yüzde 1,43’üne karşılık geliyor. EMO ve MMO, üç santralın devreden çıkması halinde ortaya çıkacak üretim kaybının ülkedeki kullanılmayan kapasiteyle karşılanabileceğini savunuyor.
Rapora göre 2025’te gerçekleşen elektrik üretimi, hesaplanan “güvenilir üretim kapasitesinin” yaklaşık 177 bin GWh altında kaldığı. Odalara göre bu fark, Türkiye elektrik sisteminde önemli miktarda kullanılmayan üretim kapasitesi bulunduğunu gösteriyor.
Ege, tükettiğinden daha fazla elektrik üretiyor
EMO ve MMO raporda Ege Bölgesi’nin 2025 sonundaki toplam kurulu gücünü 20 bin 327 MW olarak hesapladı. Bölgedeki lisanslı santrallarla lisanssız tesislerden şebekeye verilen ihtiyaç fazlası enerjinin toplamı ise 67 bin 593 GWh.
İki meslek odası bölgenin fiili elektrik tüketimi için doğrudan bir veri kullanmadı. Bunun yerine Türkiye genelindeki faturalanan tüketim ile fiili tüketim arasındaki oranı Ege’ye uyguladı. Bölgenin 2025 fiili tüketiminin yaklaşık 54 bin 160 GWh olarak tahmin etti.
Bu hesaplamaya dayanarak rapor, Ege Bölgesi’nin kendi ihtiyacından yaklaşık yüzde 24,8 daha fazla elektrik ürettiği sonucuna varıyor. Fazla üretimin ise enterkonnekte sistem üzerinden diğer bölgelere aktarılıyor.
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santralları ise 2025’te toplam yaklaşık 10,4 bin GWh elektrik üretti. Ege’de 50 MW’ın altındaki lisanslı ve lisanssız tesislerin üretimi de yaklaşık 18,3 bin GWh.
Odalar buradan hareketle üç santralın kapatılması halinde bölgesel elektrik talebinin diğer tesislerle karşılanabileceğini savunuyor.
“Puant talepte de sorun oluşmaz”
Odalar çalışmada yalnızca yıllık üretim ve tüketimi değil, elektriğe olan talebin en yüksek olduğu anı da inceledi.
2025’te Türkiye’nin puant talebi 60 bin 120 MW olarak gerçekleşti. Rapora göre bu sırada kurulu güç ile kullanılan güç arasında 63 bin 48 MW fark vardı. Meteorolojik koşullar nedeniyle daha fazla üretim yapamayacağı varsayılan bazı yenilenebilir kaynaklar dışarıda bırakıldığında dahi, diğer santrallarda 27 bin 652 MW kullanılmayan kapasite bulunduğu hesaplandı.
EPİAŞ verilerine göre Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy aynı zaman diliminde yaklaşık 1422 MW üretim yaptı. Rapora göre bu üretimin kaybı, kalan kapasiteyle karşılanabilecek düzeyde.
Ege Bölgesi özelindeki hesaplamada da üç santral dışındaki 50 MW’tan büyük kömür ve doğal gaz santrallarında puant anında yaklaşık 4322 MW kullanılmayan kapasite bulunduğu belirtiliyor.
Yeni yatırımlar ağırlıklı olarak yenilenebilir
EMO ve MMO’nun değerlendirmesine göre Ege’de yeni elektrik yatırımları büyük ölçüde yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş durumda.
Bölgede son yıllarda başlatılan 106 elektrik üretim projesinin toplam gücünün 3811 MW olduğu, bunun 2321 MW’lık bölümünün tamamlandığı, 1358 MW’lık bölümünün ise yapım aşamasında bulunduğu belirtiliyor.
Odalar, yeni ve yapımı süren tesislerin kapasitesinin üç termik santralın toplam kurulu gücünün yaklaşık iki katına yaklaştığına dikkat çekiyor.
Muğla dört ayrı 400 kV hatla sisteme bağlı
Rapor, termik santralların kapanması durumunda Muğla’nın elektrik iletiminde sorun yaşanacağı yönündeki olasılık üzerinde de duruyor.
Muğla’nın Yatağan-Işıklar, Yatağan-Germencik, Yatağan-Denizli ve Yeniköy-Germencik olmak üzere dört ayrı 400 kV enerji nakil hattıyla Türkiye enterkonnekte sistemine bağlı olduğu belirtiliyor.
Rapora göre santrallar çalışmadığında Muğla’nın 400 kV sistem üzerinden ihtiyaç duyacağı en fazla 1100 MW elektrik, bu hatlarla taşınabilecek durumda. Odalar, iki hatta aynı anda arıza oluşması durumunda dahi kalan hatların bu kapasiteyi taşıyabileceğini öne sürüyor.
Kamuya yapılan ödemeler de raporda
Çalışmada üç santralın ekonomik boyutuna da yer veriliyor.
Rapora göre EÜAŞ, 2025’te Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy santrallarından megavatsaat başına 75 dolar fiyatla toplam 1 milyon 766 bin 636 MWh elektrik satın aldı ve yaklaşık 132,5 milyon dolar ödeme yaptı.
TEİAŞ’ın kapasite mekanizması kapsamında yaptığı ödemelere de değinilen raporda, 2018-2025 arasında Yeniköy ve Kemerköy’e toplam 192 milyon dolar, Yatağan’a ise 82 milyon dolar kapasite ödemesi yapıldığı ifade ediliyor.
Çalışanlar için “planlı geçiş” çağrısı
EMO ve MMO, santralların kapatılmasının çalışanlar açısından sonuçlarının da planlanması gerektiğini söylüyor.
Rapora göre santral sahalarının rehabilitasyonu ve tesislerin sökülmesi 5 ila 10 yıl sürebilecek. Odalar, santralların kapanması nedeniyle işini kaybedecek çalışanların rehabilitasyon ve söküm çalışmalarında istihdam edilmesini öneriyor; sürecin kamu öncülüğünde ve planlı biçimde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Sonuç: “Arz güvenliğine olumsuz etkisi olmayacak”
Raporun sonuç bölümünde, Türkiye’nin elektrik üretim ve iletim altyapısının mevcut talebi karşılayacak düzeyde olduğu, Ege Bölgesi’nin de üretim kapasitesi açısından tüketiminin üzerinde bulunduğu ifade ediliyor.
EMO ve MMO, yaklaşık 40 yıldır çalışan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarının tamamen devreden çıkarılmasının “ülke arz güvenliği ve Ege Bölgesi arz güvenliğine hiçbir olumsuz etkisi olmayacağı” görüşünde. Ayrıca odalar, santralların kapanmasının karbon salımının azaltılması bakımından da yarar sağlayacağını belirtiyor:
“Ülkemizde elektrik üretim ve iletim alt yapısı güçlüdür. Kurulu kapasite, anlık azami ihtiyacı rahatlıkla karşılayabilecek düzeydedir. Santralların yıllık üretim kapasiteleri de gerçekleşen yıllık tüketimin çok üzerindedir. Ege Bölgesi’nde de ülke geneline benzer olarak arz (üretim) kapasitesi, gerçekleşen talepten (tüketim) fazladır. Bunun yanı sıra bölgede elektrik santralı yatırımları, özellikle yenilenebilir kaynaklardan olmak üzere hız kesmeden devam etmektedir.
Ülke genelindeki enerji arzının yönetimi, TEİAŞ Yük Tevzi Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. Ege Bölgesi enterkonnekte sistem ile diğer bölgelere bağlıdır ve bu bölgeler ile yeterli miktarda elektrik enerjisi alışverişi yapma imkanına sahiptir. Bölge içindeki yerleşim merkezleri de enterkonnekte sistem ile birbirlerine bağlıdır. İhtiyaç halinde, TEİAŞ Yük Tevzi Müdürlüğü’nün üretim/tüketim dengesini esas alan yönetimi altında, ülkedeki ve/veya bölgedeki kapasite ile beslenebilir.
Bu çalışmada yer alan bilgi ve veriler, Muğla’da bulunan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın elektrik üretimini durdurmaları veya sona erdirmeleri halinde durumun, gerek yıllık toplam tüketim gerek anlık ihtiyaç (puant talep) ve gerekse elektrik şebekesi sisteminin işlerliği açısından, Muğla ilini, Ege Bölgesi’ni ve Türkiye enterkonnekte sistemini olumsuz etkilemeyeceğine işaret etmektedir.
Sonuç olarak; 2025 yılı sonu somut durum ve bölgedeki gelişmeler ışığında, yaklaşık 40 yıldan fazla bir süredir devrede olan, ekonomik verimliliğini kaybetmiş ve teknolojisi eskimiş Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralları’nın tamamen devreden çıkarılmasının ülke arz güvenliği ve Ege Bölgesi arz güvenliğine hiçbir olumsuz etkisi olmayacaktır. Bunun yanı sıra, karbondioksit salımının azaltılması açısından ülkemize büyük yarar sağlayacaktır.”
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz
(HA)











