Emin Alper’in son filmi “Kurtuluş”, dünya prömiyerini dün (15 Şubat) 76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nin (Berlinale) Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.
Berlinale Palast’ta ilk kez sinemaseverlerin karşısına çıkan filmin gösterim heyecanını kırmızı halıda Emin Alper’le beraber başrol oyuncuları Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan ve Özlem Demir beraber yaşadılar.
Film, Alper’in 2019’da aynı bölümde yer alan “Kız Kardeşler”inden yedi yıl sonra Türkiye’den Ana Yarışma’ya kabul edilen ilk yapım oldu.
Festivalin ödülleri, 21 Şubat akşamı düzenlenecek törenle verilecek.
Biletleri günler öncesinden tükenen filmin prömiyerinde Alper, ekibine ve oyuncularına teşekkür ederken filmle ilgili duygularını şöyle ifade etti:
“Kurtuluş, bir topluluğun nasıl korkunç suçlar işleyebileceği üzerine bir film. Tarih bu tür hikâyelerle dolu… Ne yazık ki günümüz de öyle. Bugün, İsrail’in Gazze’de işlediği soykırıma tanık oluyoruz. Bu suçları durdurabilecek tek şey, dünyanın güçlü bir tepki göstermesi; ancak biz Filistin’i yüzüstü bıraktık. İster bu suça ortak olmuş Batılı güçler, ister Batı dışında kalan otokrat devletler olsun, hükümetlere güvenemeyiz. Sadece kendimize ve dünya halklarına güvenmeliyiz, uyanık olmalıyız, birlikte ayağa kalkmalıyız ve değişimin gücü olmalıyız.”
Filistin sansürü
Öte yandan, festivalde Alman gazeteci Tilo Jung’un sinemacılara Filistin’le ilgili yönelttiği sorular büyük ölçüde yanıtsız kaldı.
Jung, festival kapsamında düzenlenen söyleşilerde jüri üyeleri ve oyunculara uluslararası etkinliklerin Filistin konusundaki tutumunu ve sanat çevrelerinin siyasi krizler karşısındaki sorumluluğunu sordu, kesitleri de sosyal medya hesabında paylaştı.
Basın toplantısında Almanya hükümetinin İsrail’e verdiği destek ve Gazze’ye yönelik saldırılar da gündeme geldi. Jüri üyesi Polonyalı yapımcı Ewa Puszczynska, soruyu “adil değil” diye nitelendirerek birçok savaşın görmezden gelindiğini savundu. Alman yönetmen Wim Wenders ise sinemacıların doğrudan siyasetin içinde yer almaması gerektiğini öne sürdü.

76. Berlin Film Festivali: ‘Politikadan uzak durmalıyız’
ABD’li oyuncu Neil Patrick Harris de sanatın politik olup olmadığına dair soruya doğrudan yanıt vermekten kaçınarak “apolitik” kalmayı tercih ettiğini söyledi.
Jung, Filistin’e ilişkin sorularının ardından düzenlenen oturumlarda gazetecilere yalnızca iki soru hakkı tanındığını, devamında moderatörün kendi sorularını yönelttiğini belirtti. Bu sınırlamayı eleştiren Jung, basın özgürlüğü çağrısında bulundu.
Hindistanlı yazar Arundhati Roy, festival jürisinin siyasi meselelerden uzak durma ve Gazze hakkında yorum yapmama yönündeki “vicdansız açıklamalarını” gerekçe göstererek festivalden çekildi: “Sanatın politik olmaması gerektiğini söylediklerini duymak akıl alır gibi değil. Bu, gözlerimizin önünde gerçek zamanlı olarak yaşanan bir insanlık suçuna dair tartışmayı susturmanın bir yolu —oysa sanatçılar, yazarlar ve sinemacılar bunu durdurmak için ellerinden gelen her şeyi yapmalı.”
Festival ise “festivalin üzerine çöken bir medya fırtınası” olarak nitelediği tartışmalarla ilgili olarak festival direktörü Tricia Tuttle imzasıyla uzun bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Berlinale’de ifade özgürlüğünün bulunduğu iddia edilirken, sinemacıların kendilerine yöneltilen her soruya yanıt vermeye zorlandığı, yanıt vermediklerinde ya da verdikleri yanıtlar beğenilmediğinde hedef haline getirildikleri belirtildi. Ayrıca, karmaşık meselelerin birkaç saniyelik bir ses kaydına sığdırılmasının beklenmesinin adil olmadığı ifade edildi. (TY)

