Mardin Nusaybin’de 20 Ocak’ta Rojava yürüyüşünün ardından gözaltına alınan ve işkenceye maruz kalan D.K., ağır sağlık durumuna rağmen dört ayrı şehirde, dört hastane ve üç hapishane dolaştırıldıktan sonra Sincan 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne gönderildi. bianet’e konuşan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, yaşananları "Kürtler üzerinden algı yaratma ve linç pratiği" olarak değerlendirdi.

Nusaybin'de işkence gören D.K.'nin tutukluluğuna itiraz: "Derhal tahliye edilmeli"
Nusaybin, Mardin ve Diyarbakır'dan sonra Ankara
Nusaybin’de 20 Ocak’ta düzenlenen Rojava yürüyüşü sonrası sınır hattında gözaltına alınan D.K., güvenlik güçlerinin işkencesine maruz kaldı. Ağır yaralanan D.K., tedavisi tamamlanmadan mahkemeye çıkarıldı ve Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Mardin Cezaevi yönetimi, D.K.’nin sağlık durumunu riskli bularak Diyarbakır Cezaevi’ne sevk kararı aldı. Ancak Diyarbakır Cezaevi yönetimi de D.K.’nin ağır hasta olması nedeniyle kabul etmeyerek hastaneye sevk edilmesi gerektiğini bildirdi.
Sincan'a gönderildi
Bunun üzerine D.K., Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Beyin kanaması riski nedeniyle yoğun bakımda tedavi altına alınan D.K., 27 Ocak’ta Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Yoğun bakım sürecine rağmen D.K., son olarak Sincan 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
"Failmiş gibi sunuldu, linç edildi"
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, D.K.’nin "bayrak provokasyonu" üzerinden hedef alındığını belirterek tutuklu yargılanmasına tepki gösterdi:
"İktidar, haklı olan durumu perdelemek ve kamuoyunu manipüle etmek için sistematik biçimde provokasyonlara başvuruyor. Çoğu zaman bu provokasyonların öznesi olmayan kişiler, sanki fiilin failiymiş gibi sunuluyor; bir algı yaratılıyor ve linç ediliyor."
Eren, soruşturma ve kovuşturma dosyalarında bayrakla ilgili tek bir sorunun dahi yer almadığını vurguladı:
"Tutuklama gerekçesinde bayrağa dair tek bir ifade yok. Buna rağmen kamuoyunda bilinçli şekilde ‘bayrak’ üzerinden bir algı oluşturuldu. ‘Yakaladık’ denilerek paylaşımlar yapıldı. Bu algı nedeniyle D.K. linç edildi, ağır şiddete maruz kaldı ve beyin kanaması geçirdi."
"Hukuk Kürtler için işlemiyor"
Eren, yaşananların münferit olmadığını belirterek "Bu tabloyu Suruç’ta, Diyarbakır’da ve daha pek çok vakada gördük. Kimin fiili işleyip işlemediği önemli değil; önemli olan bir Kürt bulmak ve o Kürt üzerinden algı yaratmak. Sonrasında beraat ya da tahliye kimsenin umurunda olmuyor" dedi.
"Derhal serbest bırakılmalı"
Kürtlerin hukukun öznesi olarak görülmediğini ifade eden Eren, cezasızlığa dikkat çekti:
"Kürtlerin varlığı anayasal ve yasal düzeyde tanınmadığı için hakaret de saldırı da cezasız kalıyor. D.K. Kürt olmasaydı bugün bambaşka bir tabloyla karşı karşıya olurduk. Buna karşılık Türk kimliğine yönelik bir hakarette derhal soruşturma açılıyor. Meselenin özü budur."
D.K.’nin sağlık durumunun son derece ciddi olduğunu vurgulayan Eren, yetkililere çağrıda bulundu:
"Sağlık hakkı ve yaşam hakkı açıkça ihlal ediliyor. Bu yanlıştan derhal dönülmeli, kamuoyu doğru bilgilendirilmeli ve bu insan harcanmamalıdır. Derhal hakkındaki suçlamalar düşürülmeli ve serbest bırakılmalıdır."
(AB)






