Diyarbakır’da kentin hafızasına, kamusal alanlarına ve birlikte yaşama deneyimlerine odaklanan “Barışın İzleri” projesi başlıyor.
Hakikat Adalet ve Hafıza Merkezi’nin Meydan Programı kapsamında yürütülen çalışma, Diyarbakır’ın farklı dönemlerine ve hafıza mekânlarına birlikte bakmayı; geçmişle bugün arasındaki ilişkileri, barışın ve birlikte yaşamanın kentte bıraktığı izler üzerinden tartışmayı amaçlıyor.
Projenin çıkış noktalarından biri, kent hafızasının yalnızca tarihî yapılar ya da büyük tarihsel olaylardan oluşmadığı düşüncesi.
Bir sokak, meydan, ses, koku, gündelik alışkanlık ya da artık yerinde olmayan bir yapı da hafızanın parçası olarak ele alınıyor. Aynı mekânın farklı insanlar için farklı anlamlar taşıyabileceğinden hareket eden proje, kentin hafızasını tek ve tamamlanmış bir anlatı olarak değil, farklı deneyimlerin yan yana gelebileceği bir alan olarak kurmayı hedefliyor.

"Yas tutabilmek ve kayıplarla yüzleşmek barışa alan açmaktır"
Koşuyolu’ndan Newroz Alanı’na
Eylül ve Ekim aylarında gerçekleştirilecek hafıza yürüyüşlerinde katılımcılar Koşuyolu Parkı, İstasyon Meydanı, Dağkapı, Sur sokakları, Dört Ayaklı Minare ve Newroz Alanı’nı ziyaret edecek.
Katılımcılar bu mekânlarda birlikte yürüyecek, duracak ve dinleyecek. Yürüyüşlerin ardından ise deneyim ve gözlemlerin ele alınacağı atölyeler yapılacak.
Proje, klasik anlamda bir kültürel gezi programından ayrılıyor.
Katılımcılara kent hakkında tamamlanmış tek bir hikâye anlatmak yerine, aynı mekânların farklı kişilerde yarattığı deneyimlere ve sorulara alan açılması amaçlanıyor. Katılımcılar da yalnızca dinleyen değil, kendi hafızaları ve kentle kurdukları ilişkiyle sürecin parçası olan kişiler olarak düşünülüyor.

Valilikten belediyeye 'Rojbash' yazısı: "Gösterim fiilen engellendi"
“Çatışmanın izlerini taşıyan bir kentte barışın izleri nerede?”
Projenin temel sorularından biri şu:
“Şiddetin ve çatışmanın izlerini taşıyan bir kentte, birlikte yaşamanın, karşılaşmanın, dayanışmanın ve gündelik hayatta barışın izleri nerede?”
“Barışın İzleri”, Diyarbakır’ın geçmişindeki kayıpları, yaraları ve kırılmaları görmezden gelmeden; yeniden kurulan gündelik hayatın, karşılaşmaların ve bir arada olma biçimlerinin de izini sürmeyi amaçlıyor.
Projede kayıp ve yas kadar gündelik hayat, dayanışma, karşılaşma ve devam eden yaşam da kent hafızasının parçası olarak ele alınıyor.
Barış da tamamlanmış ve tek bir tanımı olan bir kavram olarak ele alınmıyor.
Proje ekibi, birbirini dinleyebilmenin, aynı yere dair farklı hikâyelerin varlığını kabul edebilmenin ve hemen ortak bir sonuca ulaşmaya çalışmadan aynı sorunun etrafında birlikte durabilmenin barışa dair yeni alanlar açabileceğini düşünüyor.
Beş buluşma yapılacak
Proje kapsamında toplam beş hafıza yürüyüşü ve atölye gerçekleştirilecek.
Her buluşmaya sekiz kişi katılabilecek ve her katılımcı yalnızca bir buluşmada yer alabilecek. Çağrı, Diyarbakır’da yaşayan; kent hafızası, kamusal alanlar, birlikte yaşama ve barış meseleleriyle ilgilenen kişilere açık.
Buluşma tarihleri 26, 27 ve 29 Eylül ile 10 ve 11 Ekim olarak belirlendi. Etkinlikler 10.15-16.15 saatleri arasında yapılacak.
Eylül buluşmaları için son başvuru tarihi 21 Eylül, ekim buluşmaları için ise 5 Ekim.
“Barışın İzleri” proje ekibinde yürütücü olarak Bervan Tan, kolaylaştırıcı olarak Sevcan Tiftik, görsel iletişimde Yeşim Gültekin ve görsel kayıtta Ensar Özdemir yer alıyor.
Başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz. Projeye ilişkin [email protected] adresinden bilgi alabilirsiniz.
(NÖ)

