Diyarbakır’da on binlerin katılımıyla düzenlenen yürüyüşte konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Rojava’da imzalanan 30 Ocak anlaşmasının yalnızca Kürtler için değil tüm bölge için tarihsel bir fırsat olduğunu belirterek, “Suriye rejimi bu anlaşmaya uyarsa Ortadoğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız” dedi.
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın Suriye’yi Kürt-Arap çatışmasından kurtardığını vurgulayarak, Kürtlerin demokrasi, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinden asla vazgeçmeyeceğini söyledi.
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında “Rojava direniştir, özgürlüktür” şiarıyla gerçekleştirilen yürüyüş, Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünden başlayarak Ofis AZC Plaza’ya kadar sürdü.
MA'nın haberine göre, yürüyüşe siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu on binlerce kişi katıldı. “Rojava özgürlüktür, direniştir. Teslim alınamaz”, “Yek e yek e yek e, Kurdistan yek e”, “Saçlarımı ördüm, direnişe geçiyorum”, “Her kezîyek hêvî û azadiyê dihewîne” ve “Saçlarımızın her telinde, her örgüsünde direnişin mirası saklıdır” yazılı döviz ve pankartlar taşınırken, direniş şarkıları söylendi. Kitle sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Be Serok jiyan nabe”, “Yek e yek e yek e, gelê Kurd yek e”, “Jin jiyan azadî” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarını attı.
"Yaşasın Rojava devrimi"
Yürüyüşün AZC Plaza önünde tamamlanmasının ardından konuşan Tuncer Bakırhan, sözlerine Rojava Devrimi’ni selamlayarak başladı. Bakırhan, “Yaşasın Rojava Devrimi. Kürt kadınlarının, Kürt halkının mücadelesini kutluyoruz. Kar kış demeden, dünyanın neresinde olursa olsun Kürt halkının uğradığı zulüm karşısında onurlu bir duruş sergileyen tüm halklara teşekkür ediyorum. On beş yıl önce bugün, başta Ortadoğu olmak üzere dünya karanlık bir zulüm dalgasının içindeydi.
Suriye’de, Rojava’da Kürt kadını, devrimciler ve Kürt halkı bu karanlığı canı pahasına durdurdu, Rojava’yı özgürleştirdi, dünyayı DAİŞ karanlığından kurtardı. Ancak bu kadın devrimi Halep’te, Şêxmeqsûd’da, Eşrefiyê’de çeteler ve paramiliter güçler tarafından bastırılmak istendi. Rojava Devrimi’ni bitirmek istediler ama Duhok’u, Silêmanî’yi, Amed’i, Wan’ı, Sêrt’i, Batman’ı, İzmir’i, Kars’ı ve bu halkların direnişini, dayanışmasını unuttular. Bugün Rojava’da 30 Ocak anlaşması varsa bu sizin mücadeleniz sayesindedir. Bir kez daha bu onurlu mücadelenizi kutluyorum” dedi.
"Kürtler dünyayı beladan kurtardı"
Bakırhan konuşmasını uzun süre şu sözlerle sürdürdü: “Sizler olduğunuz için teslimiyet dayatması değil, 30 Ocak’ta bir anlaşma ortaya çıktı. Bizler Rojava Devrimi’nin devamcılarıyız ve bu anlaşmayı sonuna kadar takip edeceğiz. Rojava’nın dünyaya armağan ettiği kadın devriminin başarıya ulaşması için dün olduğu gibi bugün de on binlerle birlikte Amed’deyiz. Herkes aklını başına alsın, kimse Kürtlerle oyun oynamasın. Kürtler demokrasi istiyor, eşitlik istiyor, hak ve hukuk istiyor. HTŞ yönetimi bunu çok iyi görmelidir. Kürtler Suriye’nin demokratik bir parçası olmak istiyor; kimliğiyle, statüsüyle, hakkıyla birlikte. Eğer Suriye rejimi 30 Ocak’ta imzalanan anlaşmaya uyarsa Ortadoğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız. Orada atılacak demokratik adımlar, burada yürüyen sürecin de ilerlemesini sağlar.
Günlerdir meydanlardayız çünkü Kürtler onurlu bir yaşam istiyor. Kürtlerin kimsenin toprağında, malında, canında gözü yok. Kürtler yalnızca kendi haklarına saygı gösterilmesini istiyor. DAİŞ gibi insanlık tarihinin en karanlık belasını yenerek adını tarihe yazdıran Kürtler statüsüz, dilsiz yaşamayı kabul etmiyor. Rojava Devrimi basitçe geçiştirilecek bir devrim değildir. Devletlerin bile yenemediği karanlığı yendiler. Uluslararası kamuoyuna da sesleniyoruz: Kürtleri beladan kurtaran Kürtlerle dayanışma günüdür.
Kürtler dünyayı beladan kurtardı, şimdi dünya Kürtlerle dayanışmalıdır. Bir yüzyıl daha Kürtleri dilsiz, statüsüz bırakmaya asla izin vermeyeceğiz. Kürtler yüz yıldır kendilerine dayatılan kadere isyan ediyor, bir yüz yıl daha kimliksiz yaşamayacak. Boş algılarla, yapay tartışmalarla ne Türkiye’nin ne Suriye’nin ne de Rojava’nın gündemi meşgul edilmemelidir. Biz özgür ve demokratik bir zeminde yaşamak istiyoruz.”
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın rolüne de özel vurgu yaptı şöyle dedi:
“Rojava’yı ve Suriye’yi Kürt-Arap çatışmasından kurtaran Sayın Öcalan’a teşekkür ediyoruz. Kürtlerle Arapları karşı karşıya getirmek isteyen bir iç savaş planı vardı ve bu plan boşa çıkarıldı. Sayın Mesud Barzani’ye, Neçirvan Barzani’ye, Bafil Talabani’ye ve Hewlêr’den Suriye’ye kadar tarih yazan tüm halklarımıza teşekkür ediyoruz. Tarihte ilk kez dört parçada Kürtler Rojava konusunda birlik oldu. Rojava Kürtlerin kırmızı çizgisidir. Kürtler yalnız değildir, 50 milyondur. Hiç kimse Kürtleri bir yüzyıl daha dilsiz, kimliksiz, statüsüz yaşatamaz. Suriye’de imzalanan bu anlaşmayı olumlu buluyoruz ve Türkiye’deki yetkilileri de Rojava’da yapıcı bir rol almaya çağırıyoruz. Kürtler hiçbir halka tehdit olmadı, bundan sonra da olmayacak. Sokaklarda direnmemizin tek nedeni inkâr ve reddin sona ermesidir. Anlaşmayı takip edeceğiz, yeni oyunlara izin vermeyeceğiz ve Rojava’yla dayanışmayı sürdüreceğiz."
Bakırhan, Ahmet El Şara’ya da seslenerek Kürtlerin idari statüsünün tanınması ve anayasal güvence altına alınması gerektiğini belirtti; bu sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
Mitingde daha sonra söz alan TJA’lı Çağlar Demirel, Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olduğunu vurgulayarak, kadın mücadelesinin Rojava’dan dünyaya yayıldığını, imzalanan anlaşmanın kadınların ve Kürt halkının mücadelesinin sonucu olduğunu söyledi.
Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç ise Rojava’nın yalnızca bir toprak parçası olmadığını, büyük bedellerle kazanıldığını belirterek, Kürtlerin birliği ve dayanışmasının tarihsel önemine dikkat çekti. Kamaç, dört parça Kürdistan’daki ve diasporadaki Kürtlere birlik çağrısı yaparak, 30 Ocak anlaşmasının hayata geçirilmesi için mücadelenin süreceğini vurguladı.
(EMK)






