2004’ten bu yana OYAK Holding bünyesindeki Erdemir Maden (ERMADEN) tarafından işletilen Divriği Demir Madeni’nin kapatılması sonrası 220’den fazla işçi işsiz kaldı.
Kapatılma ardından işçilerin başlattığı direniş 95. gününe ulaştı. bianet'e konuşan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Dev Maden-Sen Genel Başkan Yardımcısı Haluk Özsoy, süreci “İşten çıkarmalar 10 Ekim’de başladı. İlk etapta 18 arkadaşımız çıkarıldı. Ardından 65 kişinin daha çıkarılacağı söylendi. Tepkimizi koyunca bu adım geri çekildi ama bir ay sonra bu kez ‘yeraltını kapatıyoruz’ denilerek yüzlerce işçi işsiz bırakıldı” diyerek anlattı.
"Kapatma gerekçesi resmi rakamlarla örtüşmüyor"
Şirketin “zarar ediyoruz” gerekçesiyle madeni kapattığını aktaran Özsoy, gerçekçenin resmi rakamlarla örtüşmediğini söyledi.
2024’te şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdiği kârın 400 milyon doların üzerinde olduğunu söyleyen Özsoy, “Biz bunun tamamen ‘kârdan zarar’ meselesi olduğunu düşünüyoruz. 465 milyon dolar yerine bu yıl 390 milyon dolar kâr edersem aradaki farkı nasıl karşılarım mantığıyla hareket ediyorlar. Bu ölçekte bir şirket bir yıl o zararı tolere edebilir. Kârdan çok küçük bir pay ayırarak işçilerin maaşlarını ödeyebilir, en azından 6–8 aylık bir tampon dönem yaratabilir” dedi.
İşçilerin tazminatlarını da eksik aldığını belirten Özsoy, “İhbarı 31 Aralık’ta verdiler ama işçileri 26 Ocak’a kadar çalıştırdılar. Sonra çıkışları geriye dönük 31 Aralık’tan gösterdiler. Böylece hem bir aylık ücret kaybı oldu hem de kıdem tazminatları zamlı maaş üzerinden değil eski maaş üzerinden hesaplandı. İşçilerin ortalama 150-200 bin lira kaybı var” ifadelerini kullandı.
"Bu kapatmaya hazırlık değil"

Ocakta 100 milyon tona yakın keşfedilmiş cevher olduğunu söyleyen Özsoy, “Bu 100 milyon tonun 55-60 milyon tonu saf demir, yani çok yüksek bu cevherin kalitesi. Dolayısıyla, hiçbir maden şirketi ya da hiçbir holding oradaki o kadar ciddi karı ‘kapatıyorum ben’ deyip kapatmaz diye düşünüyoruz.” dedi.
Yıllardır bu madende örgütlü olduklarını söyleyen Özsoy, iş yavaşlatmalar ve eylemlerle maaşları ortalamanın üzerine çıkardıklarını anlattı. Bu nedenle şirketin bir “doldur-boşalt” yapıp “ölümü gördünüz gelin sıtmaya razı olun” düşüncesiyle işçileri 35-40 bin liraya mecbur bırakma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
İşçilerin bulguları da madenin kapatılmama ihtimalinden yana. Özsoy, işçilerin “Katları cevhere kadar ilerliyor, sıyırıyorlar ve cevher orada duruyor. Bu kapatmaya hazırlık değil” dediğini kaydetti.
Öte yandan, madenin bakımının yapılmadığını belirten Özsoy, bu durumun facia yaratabileceğinin altını çizdi ve “4-5 ay sonra içerisi girilmez duruma gelecek. Yeraltı madeni bakımsız kalırsa 3-4 ay içinde ciddi tehlike oluşur. Yapılan her açıdan sakat bir iş.” sözleriyle uyardı.
"Madencilik bölgedeki tek ekonomik altyapı"
Divriği halkının geçim kaynağının çok büyük bir bölümünü madenciliğin oluşturduğunu söyleyen Özsoy, madenciliğin bölgedeki tek ekonomik altyapı olduğunu aktardı.
“Bir madeni kapatmanın da hem hukuki hem de meşru şartları vardır. OYAK buradan çekilecekse, devletle dirsek teması kurularak alternatif istihdam ve altyapı modelleri geliştirilmesi gerekir; öylece çekip gitmek sorumluluktan kaçmak olur.” diye konuştu.
İşçiler adına herhangi bir çözümün denenmediğini de belirten Özsoy, “Sanki orada kamu mülkiyetini işletmemiş, devletin ve halkın malını kullanmamış gibi, adeta bir bakkal dükkânı kapatır gibi ‘açtım, kazandım, şimdi gidiyorum’ anlayışı sergileniyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.” dedi.
Özsoy İşçilerin taleplerini ise şu sözlerle dile getirdi:
“Atılan işçiler aynı haklarıyla geri alınsın. Eğer gerçekten kapatılacaksa da bu insanlar ortada bırakılmamalı. 465 milyon dolar kâr eden bir şirket, işçileri en azından geçiş sürecinde finanse edebilir.”
Erdemir Maden, Sivas Divriği’de konsantrasyon ve pelet tesisinin yanı sıra 12 adet demir, bir adet taş kömürü + kuvars kumu, bir adet manganez ve iki adet kil sahası olmak üzere toplam 16 maden sahasına sahip.
Şirket’in ruhsatlı alanlardaki demir madeni rezervi, Türkiye’nin işletilebilir demir madeni rezervinin yüzde 52,3’ünü oluşturuyor. Erdemir Maden, Türkiye'nin demir cevheri üretiminin yüzde 33’ ünü, demirli ham madde ihtiyacının yüzde 14’ünü tek başına karşılıyor.
(BHT/HA)










