Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki Ravive Kozmetik atölyesinde 8 Kasım 2025’te meydana gelen, üçü çocuk yedi işçinin yaşamını yitirdiği katliamın birinci yılında anma düzenlendi. İşçi aileleri, kadın örgütleri ve sendikalar, tüm sorumlular yargılanana kadar adalet mücadelesini sürdüreceklerini söyledi.
Yaşayanlara sesleniyoruz! Davamız avukatlarından Mert Batur; “Sadece kendi ölülerinizi anıyormuşuz gibi gözükebilir. Aslında öyle değil. Yaşayanlara sesleniyoruz. Henüz yakınlarını kaybetmemiş olanlara, henüz kendi canını kaybetmemiş olanlara sesleniyoruz. Bugün bu aileler ile beraber olursak ancak bunları durdurabiliriz.” #DilovasıİçinAdalet
— Dilovası İşçi Katliamı Aileleri (@DilovasiAileler) November 8, 2026
MA'daki habere göre, Dilovası İşçi Katliamı Aileleri, kadın örgütleri ve sendikalar, katliamın yıl dönümünde kent meydanında bir araya gelerek işçilerin yaşamını yitirdiği atölyeye yürüdü. Yürüyüşte, “Dilovası için adalet, herkes için adalet”, “İşçiler ölüyor, hükümet izliyor” ve “Çalışırken ölmek istemiyoruz” sloganları atıldı.
Anmada konuşan yaşamını yitiren işçilerin yakınları, bir yıldır adalet beklediklerini belirterek sorumluların tahliye edilmesine tepki gösterdi.
Tuncay Yıldız’ın oğlu Ali Yıldız, atölyede çalışma koşullarının mevzuata uygun olmadığını söyleyerek denetim görevini yerine getirmeyen belediye görevlilerinden şikâyetçi olduklarını belirtti. Yıldız, bazı sanıkların tahliye edilmesine rağmen mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan da katliamın sorumlularının hesap vermediğini belirterek, olayın baş sorumlularından olduğunu söylediği Ali Osman Akat’ın tahliyesine tepki gösterdi.
"Kızımın kanı yerde kalmayacak"
15 yaşındaki Nisanur Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, kızını kaybetmenin acısını hâlâ yaşadığını söyledi. Taşdemir, “Ben kanserle uğraşırken bunlar benim evladımı aldılar benden. Kızımın kanı yerde kalmayacak. Adaleti versinler bana. Ben evlatlarımı geri istiyorum” dedi.
Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir de duruşmaların ulaşımı güç olan Kandıra yerine Gebze’de görülmesini istedi. Taşdemir, “Ben kızımı istiyorum, ben adalet istiyorum” diye konuştu.
Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu, bir yıldır süren yargılamada patronların korunduğunu belirterek tüm sorumluların hesap vermesini istedi. Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut da kamu görevlilerinin sorumluluklarını reddetmesine tepki göstererek tahliye edilen sanıkların yeniden tutuklanmasını ve sorumluların en ağır cezayı almasını talep etti.
Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız ise tüm sorumluların yargılanmasını isteyerek, “Hakimler bile gözümüzün içine baka baka katilleri tahliye etti. Hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Bütün sorumlular yargılansın” dedi.
Anmada İliç maden katliamında ve Gayrettepe’deki gece kulübü yangınında yakınlarını kaybeden aileler de söz alarak adalet çağrısı yaptı.
"Bu sistemin çarkını kırmak zorundayız"
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, kadın, çocuk ve işçi ölümlerinin son bulması gerektiğini belirterek, “Adalet birilerinin tekelinde kalmış. Bizler bu sistemin çarkını bir şekilde kırmak zorundayız. Hep birlikte mücadeleyi büyütme sözü veriyoruz” dedi.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da katliamın ardından atölye binasının iki gün içinde yıkıldığını hatırlatarak denetim sorumluluğu bulunan kamu kurumlarına tepki gösterdi. Gergerlioğlu, “O halde adaleti biz sağlayacağız. Bu sistemin kendisi suçlu” diye konuştu.
"Kadın yoksulluğu sermayenin kâr hırsına feda ediliyor"
Kadın örgütlerinin ortak açıklamasını Selda İlgöz okudu. Açıklamada, Dilovası’ndaki katliamın kadın ve çocuk emeğini ucuz ve güvencesiz hale getiren sömürü düzeninin sonucu olduğu belirtildi.
Kadınların, kız çocuklarının ve göçmen işçilerin kayıt dışı, düşük ücretli ve ağır koşullarda çalıştırıldığına dikkat çekilen açıklamada, günde 16 saate varan çalışma süreleri, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması ve denetimsizliğin ölümlere zemin hazırladığı kaydedildi.
Cinsiyetçi iş bölümünün kadınları hem ev içinde hem de çalışma yaşamında güvencesizliğe mahkûm ettiği belirtilen açıklamada, kadın emeğinin ucuz ve kolayca ikame edilebilir görülmesine tepki gösterildi.
Ortak talepler
Yargılama sürecinde patronların ve kamu görevlilerinin sorumluluğu birbirine ya da yaşamını yitiren işçilere yüklemeye çalıştığına dikkat çeken kadın örgütleri, tüm sorumlular açığa çıkarılana kadar adalet mücadelesini sürdüreceklerini duyurdu.
Açıklamada şu talepler sıralandı:
- Katliamda sorumluluğu bulunan patronlar, üretici firma ve markalar ile denetim görevini ihmal eden kamu görevlileri soruşturulmalı ve yargılanmalı.
- İşçi aileleri, avukatlar ve adalet mücadelesi yürüten kurumlar üzerindeki baskılar sona ermeli.
- Kadınları, göçmenleri ve çocukları kayıt dışı çalışmaya mahkûm eden düzene karşı bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalı.
- Kadın işçilerin ihtiyaçları gözetilerek eşit, güvenceli ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalı.
- Duruşmalar, ulaşımın güç olduğu Kandıra yerine Gebze Adliyesi’nde görülmeli.
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetimsizlikteki sorumluluklarıyla yüzleşmeli ve davayı takip etmeli

Dilovası faciası davası: 4 kamu görevlisi tahliye edildi

Dilovası faciasında 7 kamu görevlisi hakkında iddianame
(EMK)









