Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Ekim 2026’da gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik hak ihlallerini derlediği aylık raporunu yayımladı.
Rapora göre kolluk güçleri ekim ayında 20 gazeteciyi gözaltına aldı. Mahkemeler altı gazeteciyi tutukladı, iki gazeteci hakkında ev hapsi kararı verdi. Savcılıklar sekiz gazeteci hakkında soruşturma yürüttü, üç gazeteci hakkında dava açtı.
Mahkemelerin gazetecilere verdiği hapis cezalarının toplamı üç yıl iki ay 20 güne ulaştı. DFG, 3 Kasım 2026 itibarıyla cezaevlerinde 33 gazetecinin bulunduğunu bildirdi.
DFG ayrıca bu ayda bir medya kuruluşuna baskın düzenlendiğini, bir gazetecinin kötü muameleye maruz bırakıldığını ve iki olayda gazetecilerin haber takibinin engellendiğini raporladı.
DFG’nin verilerine göre mahkemeler 24 dosyada toplam 45 gazeteciyi yargılamayı sürdürürken, medya kuruluşları ekim ayında en az 162 gazetecinin işine son verdi.
Fon soruşturmasında gazetecilere gözaltı ve tutuklama
DFG, ekim ayında gazetecilere yönelik yargı süreçlerinde fon soruşturmasının öne çıktığını kaydetti.
İsmail Saymaz, Murat Ağırel, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’yı gözaltına alındı. Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı.
Murat Ağırel ve İsmail Saymaz yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakılırken savcılığın itirazı üzerine gazeteciler hakkındaki adli kontrol ev hapsine çevrildi.
Ağırel bu olaydan yedi gün sonra başka bir soruşturma kapsamında yeniden gözaltına alındı. 19 Ekim’de tutuklandı.

Gazeteci Murat Ağırel ile beraber 15 kişi tutuklandı
Polis, BirGün muhabiri İsmail Arı’yı eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 20 Ekim’de gözaltına aldı. Arı ertesi gün “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı.
Savcılık, Burdur’da yerel bir internet haber sitesinin sahibi Hasan Güraksu hakkında da sitesinde yayımlanan “Devlet hastanesinde bozuk etler hastalara mı yediriliyor” başlıklı haber nedeniyle soruşturma başlattı. Mahkeme Güraksu’yu “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutukladı.
Mahkemeler gazetecilere üç yıl iki ayı aşan hapis cezası verdi
Mahkemeler ekim ayında gazetecilere toplam üç yıl iki ay 20 gün hapis cezası verdi.
Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, JINNEWS Haber Müdürü Öznur Değer ile Yeni Yaşam gazetesinin eski Yazı İşleri Müdürü Osman Akın hakkında, Temmuz 2024’te Nusaybin’de bir eve yapılan baskında işkence yaşandığı iddiasını haberleştirmeleri nedeniyle açılan davada karar verdi.
Mahkeme, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla Akın’a 10 ay, Değer’e 1 yıl altı 6 hapis cezası verdi. Mahkeme Akın hakkındaki hükmün açıklanmasını geri bıraktı ancak Değer hakkında aynı kararı uygulamadı.
İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi de LeMan çizeri Doğan Pehlevan’ı, kendisine ait olmadığı belirtilen bir X hesabındaki paylaşım nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Mahkemeler 231 dijital medya içeriğine erişimi engelledi
DFG’ye göre mahkemeler ekim ayında 231 dijital medya içeriğine ve 22 habere erişim engeli getirdi, gazetelerin ve ajansların internet sitelerini erişime kapattı. Erişim engeli kararları gazetecilerin yanı sıra medya kuruluşlarının sosyal medya hesaplarını da kapsadı.
“Milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle bianet, EngelliWeb, Hikmet Adal, Tuğçe Yılmaz, Onur Dalar, İrfan Değirmenci, Şirin Payzın, Burak Acerakis, Erdal Sağlam, Dinçer Gökçe, Sarya Toprak, Esra Tokat ve Furkan Karabay’ın X hesaplarına erişim engellendi. X hesapların bir bölümünü Türkiye’den görünmez kıldı.
Mezopotamya Ajansı, Yeni Yaşam, Azadiya Welat, T24 ve Kısa Dalga’nın internet siteleri de sansür dalgasına maruz kalan haber mecraları.
Polis Halk TV binasında arama yaptı, kanala kayyım atandı
Polis ekipleri 14 Ekim’de Halk TV’nin İstanbul’daki binasına girdi ve binada arama yaptı. Polis, arama sırasında çalışanları binaya almadı. Yetkililer kanala kayyım atadı ve yayını durdurdu.
DFG, yetkililerin kanalın YouTube, X, Facebook, Instagram, TikTok ve Telegram hesaplarına da erişim engeli getirdiğini bildirdi. Platformlar söz konusu hesapları Türkiye’den erişilemez hale getirdi.

Halk TV’ye kayyım atandı, polis baskınıyla yayın durduruldu
RTÜK kanallara para cezası verdi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), ekim ayında çeşitli yayın kuruluşlarına yaptırım uyguladı.
RTÜK, fon soruşturmasına ilişkin yayınları nedeniyle SZC TV ve Koza TV’ye üst sınırdan yüzde 3 idari para cezası verdi. Kurul ayrıca Murat Ağırel’in tutuklanmasına ilişkin bir programdaki yorumlar nedeniyle Sözcü TV’ye idari para cezası uyguladı.
DFG’nin RTÜK verilerine dayandırdığı bilgiye göre mahkemeler ekim ayı boyunca çeşitli haberler hakkında yedi kez yayın yasağı kararı aldı.

RTÜK'ten Sözcü TV ve KOZA TV'ye idari para cezası
Medya kuruluşları en az 162 gazetecinin işine son verdi
DFG, raporunda medya sektöründeki ekonomik sorunlara ve işten çıkarmalara da yer verdi.
Rapora göre medya kuruluşları ekim ayında en az 162 gazetecinin işine son verdi. TELE2 Haber, RTÜK’ün talep ettiği yayın lisansı ücretini karşılayamadığı gerekçesiyle yayınlarını sonlandırdı. Cem TV de yayın hayatına son verdi.
Manşetiz yönetimi, maaş ve yemek kartı ödemelerinin uzun süre aksamasının ardından 12 gazetecinin haber giriş sistemine erişimini kapattı. Yönetim daha sonra gazetecileri “devamsızlık” gerekçesiyle işten çıkardı.
Yeni Şafak, GZT ve TVNET yönetimleri yaklaşık 100 kişinin işine son verdi. DFG, işten çıkarmalarda “bütçe kesintisi” ve “küçülme” gerekçelerinin öne sürüldüğünü aktardı. Sözcü’de de yeniden yapılanma kapsamında 50 kişinin işten çıkarıldığı belirtildi.
Gazeteciler 10 ilde yürüdü
Gazeteciler 24 Ekim’de basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı 10 ilde yürüyüş düzenledi.
Adli süreçlerin, idari yaptırımların, dijital sansürün ve ekonomik baskıların gazetecilerin çalışma alanını daralttığını belirten DFG eylemleri buna karşı ortak mücadelesinin bir göstergesi olarak değerlendirdi:
“Ekim 2026 verileri, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakıldığını, haber kuruluşlarının yayınlarının durdurulduğunu, dijital mecraların erişime kapatıldığını ve medya çalışanlarının ekonomik güvencesinin giderek zayıfladığını ortaya koymaktadır. Adli süreçler, idari yaptırımlar, dijital sansür ve ekonomik baskılar birlikte değerlendirildiğinde, gazeteciliğin çalışma alanının çok yönlü biçimde daraltıldığı görülmektedir.
Ekim ayının önemli bir gelişmesi de tüm bu saldırılara karşı gazetecilerin 24 Ekim’de 10 ilde eylem yapması oldu. 24 Ekim’de gazetecilerin 10 ilde gerçekleştirdiği yürüyüşler, basın özgürlüğüne yönelik baskılara karşı meslek örgütlerinin ve gazetecilerin ortak mücadele iradesini ortaya koymuştur. Gazetecilerin farklı kentlerde bir araya gelerek seslerini yükseltmesi, tutuklamalara, sansüre ve mesleki faaliyetlerin engellenmesine karşı dayanışmanın önemini bir kez daha göstermiştir. Bu yürüyüşler, basın özgürlüğü mücadelesinin yalnızca gazetecilerin değil, halkın haber alma hakkını savunan herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ortaya koymaktadır.
DFG olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin haberleri ve mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınması, toplumun haber alma hakkına yönelik doğrudan bir müdahaledir. Basın kuruluşlarının yayınlarının durdurulması, internet sitelerinin ve dijital medya hesaplarının erişime engellenmesi, kamusal tartışma ve bilgi edinme hakkını sınırlandırmaktadır.
Bu kapsamda gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve yargı süreçlerine son verilmesini; gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunan gazetecilerin serbest bırakılmasını; haber siteleri ve dijital medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin kaldırılmasını; medya kuruluşlarının yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını talep ediyoruz.”

"Foncular içeri, gazeteciler dışarı”: Kadıköy'de binlerce kişi sansüre karşı yürüdü
(HA)









