İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası ve İstanbul Trans Onur Haftası komiteleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, ünlülere yönelik “uyuşturucu” soruşturması kapsamında LGBTİ+ sosyal medya fenomenlerinin de gözaltına alınması ve tutuklanmasına dair yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, 31 Ocak’ta trans kadın sosyal medya fenomeni Mika Raun Can’ın tutuklanmasının ardından, dün (4 Şubat) Mükremin Gezgin’in de tutuklandığı hatırlatıldı.

Sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin tutuklandı
“AKP, LGBTİ+’ları ve özellikle trans kadınları kriminalize ediyor”
Söz konusu operasyonların LGBTİ+’lara yönelik sindirme politikalarının bir yansıması olduğu belirtilen ortak açıklamada şöyle dendi:
“AKP, yoksul mahalleleri, gençleri, öğrencileri ve patriyarkanın görünmez kılarak şiddetiyle talan ettiği her kesimden insanı göz göre göre uyuşturucuya teslim ederken; ‘uyuşturucu soruşturması’ bahanesiyle sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan LGBTİ+’ları ve özellikle trans kadınları kriminalize ediyor, gözaltına alıyor ve tutukluyor.
“Mükremin Gezgin, bu akşam saatlerinde çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve Adalet Bakanı’ndan öğrenilen bilgilere göre, Metris 2 No’lu Cezaevi’nde ‘tek başına tutulacağı’ bir koğuşa yerleştirildi, Gezgin’e gözaltı süresi boyunca da erkek polisler eşlik etti. 31 Ocak’ta yine aynı soruşturma kapsamında Mika Raun Can tutuklandı.
“21 Aralık’ta Murat Övüç ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla tutuklandı ve adli kontrolle serbest bırakıldı. 8 Ocak’ta ise Kerimcan Durmaz tutuklanmış ve adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Gezgin ve Raun’un başına gelecek her şeyden, onları hedef hâline getiren, ‘sapkın’ diye damgalayan devlet sorumludur.

Sosyal medya fenomenleri Mükremin Gezgin ve Arya Bektaş gözaltına alındı
“Bu operasyonlar, uyuşturucu çetelerine yönelik değildir”
“Bu operasyonlar, geçmişte birçok basın emekçisinin ortaya çıkardığı devletin koruması altındaki uyuşturucu çetelerine yönelik değildir. Bu operasyonlar, AKP ve onun kirli saiklerine ‘uygun görmediği’ belirli bir kesime ve her an fişlemeye hazır olduğu LGBTİ+lere yönelik sindirme politikalarının yansımalarıdır. Uyuşturucu kullanım yaşının 10’a kadar düştüğü, yoksul mahallelerde uyuşturucu ağlarının polis gözetiminde büyüdüğü, yoksulluk ve geleceksizlikle baş başa bırakılan gençlerin sistematik biçimde uyuşturucu tüketimine sürüklendiği bu düzende, devletin ‘uyuşturucu’ bahanesiyle LGBTİ+’ları hedef göstermesini kabul etmiyoruz.
“Yoksulluğu derinleştiren düzeninizin bedelini lubunyalara ödetmenize izin vermeyeceğiz. LGBTİ+’lara saldıracağınıza ülkenin dört yanını saran uyuşturucu ağlarını ortadan kaldırın. Bu ikiyüzlülüğe, bu karanlığa sessiz kalmayacağız. Sizin riyakâr politikalarınıza teslim olmayacağız.” (TY)

