Gazeteci ve DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Derya Okatan, 2 Ekim’de tutuklanmasının ardından cezaevinden mesaj gönderdi.
Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Okatan, mesajında sağlık durumunun ve moralinin iyi olduğunu belirtti:
“Türkiye’de hemen her gazetecinin bir kez uğradığı hapishaneleri ben de mesleğimin 20. yılında gördüm, ne yazık ki… Ama sağlığım ve moralim iyi. Tutuklanmama neden olan yanlışlığın en kısa sürede çözüleceğini ve aranıza döneceğimi umuyorum. Dayanışma gösteren herkese çok teşekkür ediyorum. Tüm dostlara selam ve sevgiler….”

Gazeteci Derya Okatan tutuklandı: Suçlama açıklanmadı
2019'da el konulan bir disk yüzünden tutuklanmış
Kısa Dalga’dan Kemal Göktaş da Okatan’ın tutukluluğuna gerekçe yapılan dosyanın ayrıntılarını yazdı. Buna göre Okatan, 2019’da başka bir soruşturma kapsamında el konulan harici disk yüzünden tutuklandı.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, diskte bir klasör içinde PowerPoint, word, excel ve PDF dosyaları tespit etti.
İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği de belgeler arasında Çorum ve Tokat’a ilişkin “sadece güvenlik güçlerinin elinde olması gereken gizlilik dereceli belgeler” bulunduğunu değerlendirerek Okatan’ı tutukladı.
Okatan, hakimlik sorgusunda söz konusu diske daha önce başka bir soruşturma kapsamında el konulduğunu anlattı. Diski sinema arşivi olarak kullandığını belirten Okatan, belgelerle hiçbir ilgisinin olmadığını belirterek şunları söyledi:
“WD marka çıktığı söylenen hard diskin, devletin oluşturduğu değerlendirilen veriler var. Bunların çoğu istihbarati bilgiler. Bunları ilk defa jandarmada gördüm. Epeydir sahibim bu harici diske. Başkaları mı yükledi, ne oldu bilmiyorum ama ortada bir yanlışlık var.”
Okatan, belgelerin önemli bölümünün Çorum’a ilişkin olduğuna dikkat çekerek şaşkınlığını şöyle dile getirdi:
“Ben gazeteciyim, uzun yıllar İstanbul’da gazetecilik yaptım, 2018’den beri Ankara’da haberler yaptım. Gazeteci olarak böyle aldım desem, hiç işime yaramaz bu belgeler. Çorumlu tanıdığım bile yok, hiç gitmişliğim yok. Çok büyük şok yaşıyorum, bunlar nasıl oldu bilmiyorum, suçlamayı kabul etmiyorum.”
"Disk daha önce de devletin elindeydi"
Okatan, 2019'da gazetecilik faaliyeti nedeniyle gözaltına alındığını ve aynı dönemde bilgisayarlarına ve hard disklerine el konulduğunu da anlattı.
O tarihte söz konusu belgelerle ilgili herhangi bir soru yöneltilmediğini belirten Okatan, yıllar sonra aynı dijital materyalden bu belgelerin çıkmasının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Okatan’ın sorgudaki beyanı şöyle:
“Ankara’da gazetecilik faaliyeti üzerine gözaltına alınmıştım, aynı bilgisayara ve harici diskime el konulmuştu. O zaman bunlar var mıydı, yok muydu, ben o diski sinema arşivi olarak kullanıyordum. Çekmecemde duran bir şeydi benim için. O zaman çıkmadı, bana sorulmadı hiç.”
Hard diski daha sonra kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını söyleyen Okatan, bilgisayarının bozulduğunu ve yeni bir bilgisayar aldığını anlattı.
“Kayıtları adliyede vardır. Aldıktan sonra bilgisayarım bozuktu, kırmızı laptopu tamir ettirdim ama harici diski belki de aldıktan sonra hiç açmamışımdır. Bunlar ne zaman yüklenmiş, bu dosyalar ne zaman yüklenmiş? Bunların bilgisi yok.”
"Keşke jandarma bu bilgileri dosyaya ekleseydi"
Okatan, dijital materyalin geçmişine ilişkin teknik verilerin dosyada bulunmamasını da sorguladı. Şöyle devam etti:
“Keşke şu ana kadar jandarma bu bilgileri de dosyaya ekleseydi, gerçekten çok şaşkınım bunlarla. Hiçbir ilgim yok. Sevk yazısının gerekçelerini göremedim.”
Ergin: Dosyaların tarihleri 1990-2003 arasını kapsıyor
Okatan’ın avukatı Avukat Ziya Ergin de hakimlik sorgusunda suçlamaları kabul etmedi. Ergin, savunmasında iki noktaya özellikle dikkat çekti: Diskin daha önce devletin eline geçmiş olması ve belgelerin eski tarihli olması. Ergin hakimlikte şu beyanda bulundu:
“Bizim için burada iki önemli husus var. Birincisi bu hard diski, bu verilerin ne zaman yerleştirildiği; ikincisi de içerisindeki verilerin 1990 yılı ile 2003 yılını kapsayan veriler olması.”
Okatan’ın 2019 yılında gözaltına alındığını ve dijital materyallerinin o tarihte güvenlik güçlerinin eline geçtiğini hatırlatan Ergin şöyle devam etti:
“2019 yılında müvekkilim gözaltına alınıyor ve tüm materyallere el konuluyor. O vakitten sonra da müvekkilim bunları kullanmış değil. Dosya içerisine baktığımız zaman en son bakılma, değiştirilme tarihi 2010’dur.”
"Harddisk karışmış olabilir"
Ergin, belgelerin harddiske nasıl girdiğinin araştırılması gerektiğini belirtti. Dijital materyalin başka materyallerle karışmış olabileceği ihtimalini de dile getirdi:
“Dosyada hangi tarihte değiştirildiği var. Müvekkilin kontrolünde olsun, bir yerden almış olsun; 2010’dan beri içine açıp bakmamış mı? Öte yandan bu suçun gerçekleşmesi için halihazırda hâlâ gizlilik niteliğinde olması gerekiyor.”
“Bizim merak ettiğimiz bu verilerin müvekkile ait olduğu iddia edilen harddiske çıktığıdır. Karışıklık olmuş olabilir, harddisk belki karışmıştır. Bakmakla yükümlü olduğu çocuğu vardır, müvekkil sabit ikametgâh sahibidir, kaçma şüphesi yoktur, delilleri karartma ihtimali de yoktur.”
Ergin ayrıca, söz konusu belgelerin 1990-2004 yılları arasında Çorum’da yürütülen istihbari faaliyetler ve fişleme kayıtlarından oluştuğunu söyledi.
20 ila 35 yıllık belgelerin bugün de devlet güvenliği bakımından gizli belge niteliğini taşıyıp taşımadığının ayrıca araştırılması gerektiğini kaydetti.
DİSK Basın-İş: Önce belgelerin diske nasıl girdiği araştırılmalı
DİSK Basın-İş de Okatan’ın tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada gazetecinin derhal serbest bırakılmasını istedi.
Sendika, Okatan’ın harici diskine 2019’da el konulduğuna ve o tarihte diskin adli imajının alındığına dikkat çekerek, suçlamaya konu belgelerin diske ne zaman ve nasıl girdiğinin belirlenmesini istedi. Şunları kaydetti:
“Gazeteci ve DİSK Basın-İş Sendikası Disiplin Kurulu Üyemiz Derya Okatan’ın, savcılık tarafından ifadesi dahi alınmadan tutuklamaya sevk edilmesini ve ardından 2 Ekim’de tutuklanmasını kınıyoruz. Bu karar, yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik müdahale değil; halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğine yönelmiş ağır bir saldırıdır.
20 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan Derya Okatan, mesleki faaliyetleri nedeniyle defalarca soruşturmalara maruz bırakılmış, gözaltına alınmış ve dijital materyallerine el konulmuştur. Yıllar öncesine ait olduğu belirtilen belgeler gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. Ancak tutuklamaya dayanak yapılan harici diskin 2019 yılında başka bir soruşturma kapsamında imajı alınarak incelendiği, Okatan’ın o tarihten sonra bu harici diski kullanmadığını söylediği ve suçlamaya konu dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin 2010’u gösterdiği belirtilmektedir. Derya Okatan ayrıca söz konusu belgeleri ilk kez ifade sırasında gördüğünü söylemektedir.
Bu durumda yapılması gereken, bir gazeteciyi tutuklamak değil, önce bu belgelerin harici diske ne zaman, nasıl ve kim tarafından aktarıldığını ortaya çıkarmaktır. 2019 yılında alınmış adli imaj ile mevcut harici disk karşılaştırılmadan, belgelerin sonradan eklenip eklenmediği araştırılmadan, Derya Okatan’ın bu dosyaları bilerek temin ettiğini, açtığını ya da kullandığını gösteren teknik bir bulgu ortaya konulmadan tutuklama kararı verilmesi kabul edilemez. Şaibesi giderilmemiş dijital materyaller, bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının dayanağı haline getirilemez.
Savcılığın, gazetecinin ifadesini almadan tutuklama talep etmesi; mahkemenin ise savunmanın işaret ettiği bu temel soru işaretlerini ve tutuklamanın ölçülülüğünü yeterince değerlendirmeden bu talebi kabul etmesi, hukuk güvenceleri açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır. Tutuklama, bir cezalandırma yöntemine ve gazetecileri susturmanın aracına dönüştürülemez.
Derya Okatan’ın derhal serbest bırakılmasını, hakkındaki suçlamaların hukukun evrensel ilkeleri ve basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesini; söz konusu belgelerin harici diske ne zaman ve nasıl aktarıldığının 2019 yılında alınmış adli imajla karşılaştırılarak bağımsız bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz."
(HA)




