Komedyen Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” stand-up gösterisindeki şakaları nedeniyle 88 gün süren tutukluluğunun ardından pazartesi gecesi Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden çıktı. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi gün içind Göktaş'ın hükümle birlikte tahliyesine karar vermişti.
Göktaş’ın cezaevi işlemleri akşam saatlerinde tamamlandı. ANKA’nın cezaevi önünden görüntülediği salıverilmede Göktaş’ı ailesi ve arkadaşları karşıladı.
Göktaş, yakınlarına sarıldıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, aynı cezaevinde bulunan Şişli Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile avukat Mehmet Pehlivan’ı anarak şöyle konuştu:
“Hayalim üçümüz hep beraber tek bir arabayla İstanbul’a gideriz diye umdum. Öyle olmadı.”
“Çok mutluyum, çok yorgunum. Aileme, anneme, babama, arkadaşlarıma kavuştuğum için çok mutluyum” diyen Göktaş, yalnız Karatepe’de değil Türkiye’nin başka cezaevlerinde de kendisi gibi tutuklu yargılanan ya da düşünceleri nedeniyle mahkûm edilmiş insanlar bulunduğunu söyledi ve “Umarım hep beraber özgürlüğümüze kavuşacağımız bir hâl gelir” dedi.
Bu kez cezaevi kapısından çıktı
Göktaş’ın salıverilmesi, yaklaşık bir ay önce yaşanan tahliye ve yeniden tutuklama zinciri nedeniyle ayrıca önem taşıyor.
Göktaş’ın tutukluluğuna yapılan itirazı inceleyen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi 28 Ağustos’ta tahliye kararı vermiş, ancak Göktaş cezaevinden çıkamadan bu kez aynı gösterideki başka sözleri nedeniyle “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden hakim karşısına çıkarılmış ve yeniden tutuklanmıştı.

Deniz Göktaş tahliye olurken yeniden tutuklandı
Birkaç gün sonra savcılığın ilk tahliye kararına yapılan itiraz da kabul edildi ve Göktaş, tahliye edildiği “cumhurbaşkanına hakaret” ve gösterideki dini içerikli sözlerine ilişkin suçlamalar nedeniyle yeniden tutuklandı. Böylece ilk tahliye kararı hiçbir aşamada fiili özgürlüğe dönüşmedi.
İki suçtan ceza, bir suçlamadan beraat
İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada Göktaş, “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçundan 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına mahkûm edildi.
Mahkeme, iddianamede yer alan “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasını bu haliyle kabul etmeyerek söz konusu ifadeleri “dini değerleri alenen aşağılama” kapsamında değerlendirdi. “Suçu ve suçluyu övme” suçlamasından ise Göktaş’ın beraatine hükmedildi. Ardından tutuklu kaldığı süre de göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi.
Göktaş hakkındaki suçlamalar, internette yayımlanan “Ölü Deniz” gösterisindeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dini değerler ve “Daltonlar” olarak anılan suç örgütüne ilişkin şakalarından kaynaklanıyordu.
“Dört cümle nedeniyle 88 gündür tutukluyum”
Göktaş duruşmadaki savunmasında, 3 Temmuz’dan bu yana yüksek güvenlikli cezaevinde tutulduğunu, günlerini güneş görmeden ve diğer tutuklu ve hükümlülerle görüşmeden geçirdiğini anlattı.
Davaya konu edilen dört cümleyi Türkiye’nin çeşitli kentlerinde 197 kez sahnede söylediğini ve yüz binden fazla kişinin izlediği gösteriler sırasında bunlarla ilgili herhangi bir şikâyetle karşılaşmadığını belirten Göktaş, sosyal medyada hedef gösterilmesinin ardından CİMER şikâyetlerinin başladığını söyledi.
Siyasi mizahın iktidarı konu edinmesinin doğal olduğunu savunan Göktaş, “Nasrettin Hoca bu dönemde politik mizah yapsa Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsetmeden bu gösteriyi yapamaz” dedi. “Diktatör” gibi ifadelerin hakaret değil siyasi hiciv kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Göktaş, önceki tahliye kararının ardından cezaevinden çıkamadan yeniden tutuklanmasını da duruşmada mizahla anlattı:
“30 saniyelik bir özgürlük oldu SEGBİS odasında.”
Göktaş, bu kez 88 gün sonra ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte gerçekten Karatepe Cezaevi’nden ayrıldı.
(AEK)
