Deniz Göktaş'ın avukatları: "Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma" anlayışı diriliyor
Komedyen Deniz Göktaş’ın avukatları, müvekkillerinin tahliye kararının hemen sonrasında tekrar tutuklanmasıyla ilgili bir açıklama yayımladı.
İtiraz kabul edilerek Göktaş için tahliye kararı verildi
"Kamuoyuna" hitaben yayımlanan açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 108. Maddesi uyarınca, otuz günde bir Deniz Göktaş'ın tutukluluk incelemesi yapıldığını; 24 Ağustos'ta gerçekleştirilen son tutukluluk incelemesinde tutukluluk hâlinin devamına karar verildiğini; ancak yapılan itirazın 28 Ağustos saat 17.03 itibarıyla İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildiğini ve Göktaş'ın tutuklu bulunduğu "Cumhurbaşkanına Hakaret" ve "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçlarından tahliyesine karar verildiği belirtildi.
Tahliye müzekkeresi yazılmadan yeniden tutuklama istendi
Bu karardan sonraki gelişmeleri avukatlar şöyle özetledi:
"Üzülerek ifade edelim ki, daha bu karara ilişkin olarak cezaevine tahliye müzekkeresi yazılmadan, müvekkilimiz “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde Daltonlar çetesini övdüğü iddiasıyla “Suçu ve Suçluyu Övme” suçunu işlediği gerekçesiyle tutuklama talebiyle İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne (ilk tutuklama kararı da bu hakimlik tarafından verilmiştir) sevk edilmiş, bu işlemler hakkında tarafımıza haber verilmeden Baro'dan bir avukat tayin edilmiş ve sonuç olarak müvekkilimiz tahliye edilmeden yeniden tutuklanmıştır."
Savcılık, tutuklama için mesai saati sonrası çalıştı
Avukatlar açıklamalarının devamında savcılığın tahliye kararının heme sonrasında savcının mesai saatleri dışında çalışarak Göktaş'ı içeride tutma saikiyle suçlama yarattığını ileri sürdü:
Savcılığın ikinci ayını tamamlayan soruşturmada, bu yeni suçlamayı tahliye kararından dakikalar sonra ve mesai saatleri dışında devreye sokması, 1970’li yıllarda ve 12 Eylül döneminde vücut bulan “Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma” anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır.
Göktaş'ın avukatları, açıklamalarının sonunda, tüm itiraz haklarını sonuna kadar kullanacaklarını ve "adaletin tecelli etmesi maksadıyla hukukun sınırları içinde azami mücadeleyi yapmaya devam edece[klerini]" dile getirdiler.