DEMOS Araştırma Kolektifi, 18 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çerçeve Yasa ile devam eden barış sürecine ilişkin açıklama yaptı.
Kolektif, Çerçeve Yasa’yı süreç açısından önemli bir hukuki adım olarak değerlendirirken, demokratikleşmenin yalnızca çatışmanın sona ermesiyle sınırlı ele alınamayacağını belirtti. Kadınların ve LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı ayrımcılık ve şiddet ile militarizm arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Af Örgütü’nden LGBTİ+ hakları için dayanışma çağrısı
“Kadınların ve LGBTİ+’ların talepleri gündeme alınmalı”
DEMOS, çatışma süreçlerinin kadınlar açısından toplumsal cinsiyete dayalı farklı sonuçlar doğurduğunu hatırlatarak, geri dönüşler ve toplumsal yaşama yeniden katılım gibi aşamalarda kadınların deneyimlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kolektif ayrıca Çerçeve Yasa tartışmaları sürerken kadınların nafaka hakkını sınırlandıran gelişmelerin ve LGBTİ+’ları kriminalize etmeye dönük yargı düzenlemelerinin gündeme gelmesini birbirinden bağımsız meseleler olarak değerlendirmedi.
DEMOS’a göre patriyarka, militarizm, şiddet ve ayrımcılık arasındaki bağın görünür kılınması; kadınların ve LGBTİ+’ların taleplerinin barış sürecinde daha fazla gündeme alınması demokratikleşmenin de bir parçası.

HEVİ LGBTİ+, EŞİK ve 10 Ekim Derneği: Savaş düzene, barış herkese karşı bir sorumluluktur
Kadınların eşit temsili talebi
Açıklamada kadın hareketinin barış sürecinin başından bu yana dile getirdiği talepler de hatırlatıldı.
Bunlar arasında Meclis bünyesinde oluşturulacak komisyon ve kurullarda kadınların eşit temsil edilmesi, kadın hareketinin oluşturacağı bağımsız bir izleme mekanizmasının resmi sürece dahil edilmesi ve çatışma dönemlerinde kadınların maruz kaldığı militarist şiddeti araştıracak kadın hakikat komisyonlarının kurulması yer aldı.
Koruculuk ve bekçilik sistemlerinin kaldırılması da talepler arasında sıralandı. DEMOS, Şubat 2026’da açıklanan Meclis Komisyonu raporunda bu taleplerin karşılık bulmadığını belirtti.
Kolektif, farklı çatışma sonrası süreçlere ilişkin araştırmalara da işaret ederek kadınların barış müzakerelerine anlamlı biçimde katılmasının anlaşmaların kalıcılığı ve uygulanabilirliği açısından önemli olduğunu vurguladı.
(NÖ)

