DEM Parti’den Meclis’e çağrı: Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye’ye davet edilsin
Halkalrın Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında Türkiye’deki barış tartışmaları ile Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Doğan, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuna entegrasyonu yönündeki gelişmelerin Suriye Kürtlerinin ülkenin siyasi ve hukuki yapısına dahil olması bakımından önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’de kalıcı bir barışın sağlanmasının bölgedeki gelişmeleri de etkileyebileceğini belirten Doğan, Türkiye’de kurulacak bir barış modelinin Ortadoğu açısından örnek oluşturabileceğini savundu.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Mazlum Abdi'yi danışman olarak atadı
Mazlum Abdi ve İlham Ahmed için davet çağrısı
Doğan, Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi ile Suriye Halk Meclisi’ne milletvekili olarak atanması beklenen İlham Ahmed’in Türkiye’ye gelmesinin önünün açılması gerektiğini ifade etti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulunan Doğan, iki ismin Meclis tarafından Türkiye’ye davet edilmesini istedi.
Suriye’deki sorunların çatışma yerine siyaset, hukuk ve diyalog yoluyla çözülmesinin önemli olduğunu belirten Doğan, Mazlum Abdi’nin bu yönde irade göstermesinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. İlham Ahmed’in bölgedeki diplomatik rolüne de değinen Doğan, özellikle kadınların siyasal ve diplomatik süreçlerdeki görünürlüğünün önemine dikkat çekti.
Doğan, Türkiye ile Suriye’deki Kürt siyasi aktörleri arasında doğrudan temas kurulmasının ilişkilerin normalleşmesine katkı sunabileceğini söyledi.
YARIM YÜZYILLIK YASAĞIN ARDINDAN
Şam: Kürtçe tarihî bir adımla devlet okullarına girdi, anadilinde eğitim müzakeresi sürüyor
“Süreç yalnızca bürokrasiye bırakılmamalı”
Doğan’ın gündemindeki bir diğer başlık Türkiye’de yürütülen barış ve çözüm tartışmalarıydı.
Sürecin yalnızca devlet kurumları ve siyasi aktörler arasında yürütülen bürokratik bir mekanizmaya dönüşmemesi gerektiğini belirten Doğan, sivil toplum örgütlerinin, hak savunucularının ve geçmiş dönemlerde bu alanda çalışma yürütmüş kişilerin deneyimlerinden yararlanılması gerektiğini aktardı.
Toplumun farklı kesimlerinin sürece katılım sağlayabileceği mekanizmalar oluşturulmasını isteyen Doğan, kalıcı bir barış için toplumsal desteğin görünür ve etkili olması gerektiğini belirtti.
Doğan ayrıca siyasi dilin de değişmesi gerektiğini söyleyerek, suçlayıcı ve yargılayıcı ifadeler yerine karşılıklı hassasiyetleri gözeten bir dil kurulması çağrısında bulundu.
“Annelerin sesini duymak gerekiyor”
Çatışmalı dönemlerde yakınlarını kaybeden ailelerin yaşadıklarına da değinen Doğan, barış talebinin farklı kimliklerden insanların ortak talebi olduğunu söyledi.
Yakınlarının mezarlarına ulaşamayan ya da kaybettikleri kişilerin kemiklerini arayan anneleri hatırlatan Doğan, acıların etnik kimliklere göre ayrıştırılmaması gerektiğini ifade etti.
Doğan, Türkiye’de hiçbir gencin çatışmalar nedeniyle yaşamını yitirmemesinin ortak hedef olması gerektiğini kaydetti.
Her cümleye GBT ve terbiye rejimi
Öcalan’la gazetecilerin görüşmesi çağrısı
Doğan, Abdullah Öcalan’a ait olduğu iddiasıyla kamuoyuna yansıyan bazı görüşme notlarına ilişkin tartışmalara da değindi.
Söz konusu metinlerin gerçek olmadığının farklı açıklamalarla ifade edildiğini söyleyen Doğan, Öcalan’ın bu paylaşımları neden kendisine yönelik bir “komplo” olarak değerlendirdiğinin doğrudan kendisine sorulması gerektiğini belirtti.
Bu nedenle gazetecilerin İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşebilmesinin önünün açılmasını isteyen Doğan, doğrudan iletişimin kamuoyundaki soru işaretlerini azaltacağını ve yanlış bilgi ya da provokasyon riskine karşı da işlev görebileceğini savundu.
DEM Parti heyetinin henüz Öcalan’la yeni bir görüşme gerçekleştirmediğini belirten Doğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan veya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile de şu aşamada planlanmış yeni bir görüşme olmadığını söyledi.
(NÖ)