Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna ilişkin, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Numan Kurtulmuş, ortak rapor yazım ekibi üyeleriyle ayrı ayrı görüştü
Koçyiğit, süreç komisyonunun önemli çalışmalara imza attığını belirtti ve "Bizim var olan taslağa yönelik eleştirilerimiz, aynı zamanda önerilerimiz de var. Kabul etmeyeceğimiz yaklaşımların da olduğunu ifade edelim. Bütün bu sorunlu başlıkların aşılacağına inanıyoruz, beklentimiz bu yönde" mesajını verdi.
"İnkarcı akıldan uzak yazılmalı"
Toplum nezdinde "başa dönülecek hiçbir tartışmaya mahal verilmemesi" gerektiğini söyleyen Koçyiğit, "Bugün, çözümsüzlükte ısrar eden her tutum ve yaklaşımın bizlere, memlekete büyük kaybettireceğini, memleketin huzurundan, gençlerin geleceğinden çalacağını ifade etmemiz gerekir" dedi.
Koçyiğit, raporun ret ve inkarcı akıldan uzak, kapsayıcı, sorun çözücü ve sürece katkı sunacak perspektifle yazılması gerektiğini kaydetti:
"Kaleme alınacak raporun ortak geçmişin yaralarını sarmayı ve geleceği demokratik güvencelerle yeniden inşa etmeyi amaçlaması gerekiyor. Ortak bir dil kurarak sorunun adını açıkça koymamız gerekiyor. Bu sadece rapor yazma meselesi değil, demokratik çözümü kurumsallaştıracak cesareti göstermek ve bu ortak iradeyi somut adımlarla güçlendirmektir."
"Öcalan'a bilgi verilecek"
Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koçyiğit, bugün (16 Şubat) DEM Parti heyetinin İmralı'da Abdullah Öcalan'ı rapor konusunda bilgilendireceğini söyledi.
Komisyonun hazırladığı taslak raporda uzlaşamadıkları nokta olup olmadığına yönelik ise Koçyiğit, "Bizim var olan taslağa yönelik eleştirilerimiz, aynı zamanda önerilerimiz de var. Kabul etmeyeceğimiz yaklaşımların da olduğunu ifade edelim. Bütün bu sorunlu başlıkların aşılacağına inanıyoruz, beklentimiz bu yönde" görüşünü paylaştı.
Pürüzler aşılacak mı?
Koçyiğit, raporda Türkiye'nin geleceği için uzlaşıya dayalı bir yaklaşım ortaya koyulacağına inandığını dile getirerek, "Umuyorum ki bugün sorunlu başlıklar giderilerek hepimizin içine sinen, belki dört dörtlük olarak hiçbirimizin bakış açısını yansıtmasa da Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir eşik olacak bir rapor kaleme alınır diye diliyorum, beklentimiz bu yönde" sözlerini sarf etti.
Koçyiğit, pürüzlerin aşılıp aşılamayacağına dair soruya "Bazı konularda uzlaşılabilir, bu konuda bir sorun yok çünkü biz neye itiraz ettiğimizi söylemekle beraber aynı zamanda neyi önerdiğimizi de söylüyoruz" yanıtını verdi.
Akın Gürlek tepkisi
Koçyiğit, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'in sözlerine tepki gösterdi. Koçyiğit, yeni bakanın başta 19 Mart operasyonu olmak üzere, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ve Canan Kaftancıoğlu gibi kamuoyunun yakından takip ettiği birçok kritik davada savcı olarak görev yaptığını hatırlattı:
"İlk yaptığı açıklamada 'Tutukluların avukatları da hükümlüler gibi görüşleri sınırlandırıyor.' 'Evrak alışverişleri durdurulmalı ve burada sınırlama getirmeliyiz' diyor. Henüz suçu ispat edilmemiş, masumiyet karinesi olan bir tutukluyla avukatının görüşmesini bir sorun olarak masaya koyan bir Adalet Bakanlığı profili ile karşı karşıyayız. Peki gerçekten bu ülkenin sorunu avukatların cezaevinde müvekkillerini, tutuklu müvekkillerini görmesi midir?
"Yoksa gerçekten sadece avukatların gidip müvekkillerini görmesi sorunu diye bir sorun mu var? Böyle bir sorun olmadığını hepimiz biliyoruz. Bütün bunlar bize neyi gösteriyor? Adalet Bakanlığı'nın henüz nerede olduğu, ne yapması gerektiği ve sorunun gerçeği ile ilgili bir farkındalığı yok. Ya da çok açık ve net olarak var olanı da yıkmaya çalışan bir bakış açısı koltuğa oturduğunu görüyoruz."
(AB)

