Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde güncel gelişmelerle ilgili basın toplantısı düzenledi.
Ayşegül Doğan, sözlerine Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ne (ESP) yönelik 22 ilde başlatılan operasyonlara tepki göstererek başladı. Dayanışma mesajı veren Doğan, operasyonun yargının siyasallaşmasının göstergesi olduğunu söyledi.
"Komisyon nihai aşamaya geldi"
'Barış ve Demokratik Toplum' sürecine ilişkin değerlendirme yapan Doğan, komisyonun 'ortak rapor' yazım aşamasına ilişkin şöyle konuştu:
"Aylardır süren komisyon çalışmaları artık nihai bir aşamaya geldi. Kamuoyunun da beklentisi bu nihai aşamada üzerinde uzlaşıya varılabilmiş bir ortak raporun çıkmasıdır. Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'un da kamuoyuyla paylaştığı üzere ortak yazım ekibi çalışmalarını tamamladı ve bir taslak metin çıktı. Bu taslak metinle ilgili komisyon ve koordinasyon üyelerimiz çalışmalarını sürdürüyor. DEM Parti olarak hep kolaylaştırıcı ve yapıcı olmaya çalıştık. Bunu özellikle gözettik. O masada tüm farklı kesimlerin sözünün olmasının ne kadar kıymetli olduğunu yalnızca söylemedik, bunu sağlayabilmek için de çalışmalarımızı sürdürdük. Dayatmacı bir yaklaşım yerine gerçekten ihtiyaçları gözeten bir tutum sergilemeye ihtiyacımız olduğunu ifade ettik."
"Kürt'ün onuru, Türk'ün gururu"
Doğan, Kurtulmuş'un sözlerini hatırlatarak şöyle konuştu:
"Sayın Kurtulmuş komisyon kurulduğunda yaptığı açılış konuşmasında şöyle bir ifade kullanmıştı: 'Yüz kez düşünüp bir kez konuşarak, çok temkinli davranarak en kısa süre içerisinde bu işin bitirilmesi gerekiyor ki gündemimizden bu sorunu tamamen kaldıralım'. Aylar geçti. Komisyon artık ortak rapor aşamasına geldi. Kurtulmuş şunu da demişti: 'Bir başka esas mesele ise tam anlamıyla bir güven ortamı oluşturmak. Bunun için de altın oran Kürt'ün onuru, Türk'ün gururu'. Nihai rapor aşamasında bu altın oranı DEM Parti olarak görmek istiyoruz. Yani Kürt'ün onuru, Türk'ün gururu bir altın oran ise bu altın oran nihai rapora da yansımalı. Tam olarak görmek istediğimiz yaklaşım böyle. Komisyona yakışan kapanış performansı da buna uygun olmalı.
"Tarihi bir kapı aralandı. Bu kapı ortak bir raporla ardına kadar açılabilir ve yepyeni bir dönem somut bir biçimde hukuk ve adaletle başlamış olur. Toplumun ortak beklentisi ve ihtiyacı da hukuk ve adalettir. Hukuk ve adalet sağlandığında, buna ilişkin endişeler ortadan kalktığında, zaten bu antidemokratik uygulamalardan da söz etmiyor olacağız ve demokrasi mücadelemizi, bir arada eşit ve özgür yaşama mücadelemizi demokratik siyaset kanallarının açıldığı bir zeminde sürdürüyor olacağız."
Öcalan çağrısı
"DEM Parti olarak 15 Şubat'ın 27'nci yılında sayın Öcalan'ın mutlak iletişimsizlik koşullarının olduğu dönemlerden bugüne taşıdığı barış ve demokrasi mücadelesine saygı duymaya çağrıyoruz" diyen Doğan, şunları söyledi: "Eğer Öcalan'la ilgili merak edilenler varsa yapılması gereken tek bir şey var; Öcalan'ın doğrudan temas edebileceği koşulları oluşturabilmek. Bunu zaten biz söylüyoruz. DEM Parti İmralı Heyeti tarafından ya da ilgili kurullarımız tarafından yapılmayan, doğrulanmayan, teyit edilmeyen hiçbir açıklamaya lütfen itibar etmeyiniz."
İmralı Heyeti-Erdoğan görüşmesi
DEM Parti İmralı Heyeti ile AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmeye ilişkin konuşan Doğan, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile heyetimiz dün bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede de sürece dair ortak irade bir kez daha teyit edildi. Heyetimiz bu konuyla ilgili bir yazılı açıklama da yaptı" dedi.
Doğan, şunları söyledi: "Geldiğimiz aşamada güven verici ve somut adımların atılması için hem TBMM'nin, hem ilgili bakanlıkların, hem kamu kurumlarının çalışmalarını nasıl yoğunlaştırması için ihtiyaçlar dile getirildi bu görüşmede. Yine bu görüşme kapsamında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporunun kapsayıcı bir yaklaşımla hazırlanmasının, demokratikleşme ve özgürlükler konusunda özellikle sağlam bir temel sunmasının gerekliliğine dair vurgu yapıldı."
Akın Gürlek'e çağrı
Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına da değinen Doğan, "Eğer konumuz geçmişe dönmek ve sicil anlatmak ise upuzun bir liste var elimde birkaç sayfadan oluşan yeni Adalet Bakanı ile ilgili. Herkes, her şeyi biliyor. Türkiye'de hiçbir zaman yargı, tarafsız ve bağımsız olmadı. Türkiye'de hiçbir zaman yargı, ne yazık ki siyasetin gölgesinden kurtulamadı. Türkiye'de her zaman yargının tarafsız ve bağımsız olması için mücadele edenler, en çok yargı eliyle cezalandırılanlar oldu. Bugün yine böyle bir tablo var ortada. Şimdi böyle bir tabloda, böylesi önemli bir anda bir başsavcı, Adalet Bakanlığı koltuğuna oturdu" ifadelerini kullandı.
"AİHM ve AYM kararları uygulanmalı"
Akın Gürlek'e çağrı yapan Doğan, şunları kaydetti: "İsmi çok tartışmalı ve bu tartışmaların gölgesinde Adalet Bakanlığı koltuğuna oturan Bakan Akın Gürlek'e buradan çağrımız; yemin ettiği metne uygun davranması, yani Anayasa'ya uygun davranması. Ne yapmalı? Anayasa'nın 90. maddesinin gerekliliklerini yerine getirmeli. AİHM ve AYM kararları uygulanmalı, buradan başlayabilir kendisi. Adalet Bakanlığı koltuğuna oturmanın farkını nasıl ortaya koyabilir? Anayasa'ya uygun davranarak ortaya koyabilir öncelikle. Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruduğunu somut emarelerle ortaya koymak istiyorsa yeni Bakan, adaletin tecellisini sağlamalı. Yapar mı bilmiyoruz! Yapmasını tavsiye ediyoruz. Haksız, hukuksuz yere sürdürülen tüm bu davalarla ilgili şu anda toplumun farklı kesimlerinden milyonlarca insanın gözü Adalet Bakanlığı'nın o koltuğunda ve alacağı kararlarda ve bundan sonra Anayasa'ya uygun davranıp davranmayacağını izleyecek herkes."
(AB)

