Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, güncel gelişmelere ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın yıl dönümünde gönderdiği mesajın 'demokratik bir çerçeve sunması' açısından önemli olduğunu belirten Koçyiğit, "Bu mesaj; silahın değil; siyasetin, inkarın değil; demokratik uzlaşı ve müzakerenin, çatışmanın değil; birlikte yaşamanın esas alınması gerektiğini bir kez daha açık ve net bir şekilde ortaya koymuş oldu" dedi.

Süreçte yeni sayfa: Abdullah Öcalan'ın ikinci çağrısı kime, ne anlama geliyor?
"Partiler daha fazla sorumluluk alması"
Koçyiğit, Meclis'teki basın toplantısında, süreç ve bölgesel gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Koçyiğit, "Süreçte demokratik entegrasyonun Meclis'in devreye girmesini, siyasi partilerin daha fazla sorumluluk almasını ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir hukuk mimarisinin kurulmasını zorunlu kıldığını" söyledi.
Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması ve güvence altına alınmasının sürecin temel ayaklarını oluşturduğunu belirten Koçyiğit, "Bugün yaşadığımız pek çok krizin kaynağında demokratik hukukun yokluğu yer almaktadır" diye konuştu.
"İktidar elini çabuk tutmalı"
"Tarihi fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini" dile getiren Koçyiğit, şunları kaydetti:
"İktidar elini çabuk tutmalıdır. Günlere ve aylara yayılan bir meseleyle karşı karşıya olmadığımızı artık iktidarın görmesi gerekiyor. Sürecin halihazırda yasal çerçeveden ve güvenceden yoksun olarak ilerlemesinin mümkün olmadığının altını çizmemiz gerekiyor. Hızlı bir şekilde Komisyon Raporu'nun da ortaya koyduğu gibi sürecin, barış yasalarının hızlı bir şekilde Meclis'e getirilmesi ve yasalaşması gerektiğinin altını çizelim. Silah bırakma sürecini kolaylaştıracak, silah bırakanların siyasal ve sosyal hayata katılımını sağlayacak yasayı yapmadan bu sürecin ilerlemesinin koşullarını sağlamanın mümkün olmadığını ifade etmemiz gerekiyor."
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değinen Koçyiğit, Minab kentinde bir ilkokulun bombalanması sonucu 150'den fazla çocuğun yaşamını yitirdiğini, bunun bir katliam olduğunu ve sivillere yönelik saldırıları kınadıklarını belirtti.
Bir ülkeye dışarıdan yapılan askeri müdahalelerle özgürlük, demokrasi ve barışın gelmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Koçyiğit, "ABD ve İsrail'in gerçekten amacının İran'ı özgürleştirmek değil, bölgeyi kendileri açısından dikensiz gül bahçesi haline getirmek olduğunu hepimiz iyi biliyoruz" ifadesini kullandı.
(AB)

