Muğla, Milas'a bağlı İkizköy'ü de içerisine alan acele kamulaştırma kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin davada Danıştay 6. Dairesi, acele kamulaştırma kararına karşı açılan iptal davasını esastan reddetti. Duruşması 16 Eylül'de görülen davanın avukatlarından olan Arif Ali Cangı, davanın henüz bitmediğini söyledi. Cangı, 15 günlük süre içinde Danıştay İdari Dava Dairesi'ne yürütmeyi durdurma istemli temyiz başvurusunda bulunacaklarını duyurdu:
Yürütmeyi durdurma kararıyla acele kamulaştırılan yerlere çökülmesini önleyen Danıştay 6. Dairesi yanıldı, şaştı; davalarımızı esastan reddetti.
Birazcık hukuk kalmışsa, karar vericilerde birazcık adalet duygusu, birazcık vicdan kalmışsa, bu karar bozulur, hukuksuz acele kamulaştırmalar iptal edilir. Bu süreçte bizlere düşen, umutsuzluğa düşmeden haklı olduğumuzu haykırmaya devam etmek. Haklıyız, mutlaka kazanacağız.

Danıştay’dan Akbelen’de acele kamulaştırmaya yürütmeyi durdurma

İkizköy'den 16 Eylül'deki duruşmaya çağrı: Kamu biziz, Akbelen bizim!
TOPRAĞI SATMAK VATANI SATMAKTIR Danıştay 6. Dairesi, daha önce haklı davamızın esasına yönelik vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı sanki hiç olmamış gibi, sanki o kararda acelelilik halinin hukuka aykırı olduğu ifade edilmemiş gibi, 679 parsel acele kamulaştırma kararının hukuka uygun olduğunu ima eden bir karar verdi. Şaşkın ve öfkeliyiz! 16 Eylül'de Ankara'da görülen duruşmamızda adeta bir tiyatro izlemiştik. Ankara'dan döner dönmez duruşmanın formalite olduğu, bu işin çoktan bitirildiği söylentileri yayılmıştı Milasta ve köylerde bile. Gelen kararla beraber topraklarımızı çoktan peşkeş çektiklerini öğrenmiş olduk. Oysa Danıştay'ın yürütmeyi durduruken verdiği kararla, bugün verdiği karar arasındaki tutarsızlık da hukuka aykırıdır. Dün böyle, bugün böyle, yok öyle! Kimse aklımızla alay etmesin. Kimse burada hukuk olduğunu düşünmesin. Kabul etmiyoruz. Rızamız yok. Hukuk yok. Adalet yok. Tutarlı, somut, gerçek bir gerekçe yok. Mevcutta faaliyetlerini sürdüren şirket, daha fazla kâr etmek için bizim topraklarımıza çökmek istiyor. Şirket daha çok kâr edecek, bizim topraklarımıza çökecek, buna da kamu yararı denilecek, hukuk denilecek öyle mi? Kimse bizden yasal kılıfa sokulmuş bir gasp faaliyetini kabullenmemizi beklemesin. Bu yanlıştan dönülmesini bekliyoruz. Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz @tcbestepe @abakingurlek Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda öleceğiz. Mücadeleye devam edeceğiz!
— Akbelen Yuvamız Vermeyeceğiz 🌱🫒🌲 (@ikizkoydireniyo) October 17, 2026
"Toprak aynı toprak, şirket aynı şirket, değişen ne?"
Kararı "Şaşkın ve öfkeliyiz" diyerek eleştiren İkizköylüler, daha önce "acelelik halinin hukuka aykırı" olduğu gerekçesiyle verilen yürütmeyi durdurma kararına işaret etti:
16 Eylül’de Ankara’da görülen duruşmamızda adeta bir tiyatro izlemiştik. Ankara’dan döner dönmez, duruşmanın formalite olduğu, bu işin çoktan bitirildiği söylentileri Milas’ta, köylerimizde bile yayılmıştı. Gelen kararla, bizim hâlâ adalet beklediğimiz toprakların çoktan gözden çıkarıldığını gördük. Dün acelelik halini hukuka aykırı bulanlar, bugün ne değişti de bu kararı verdi? Bizim toprağımız aynı toprak. Şirket aynı şirket. Değişen ne?
Kendilerine açıklanan tutarlı, somut ve gerçek bir gerekçe olmadığını söyleyen yurttaşlar, "Şirket daha fazla kâr etmek için tarlamıza, zeytinliğimize, köyümüze çökmek istiyor. Acele olan ne? Bizim evimizden, toprağımızdan sökülüp atılmamız mı? Şirketin daha çok kazanması mı?" diye sordu:
Başka yollar bulunabilir. Ama en kolayı köylünün toprağına çökmek, öyle mi? Şirket daha çok kâr edecek, biz toprağımızdan olacağız; bunun adına da kamu yararı, hukuk denilecek! Bizim yaşamımızın, emeğimizin, geleceğimizin yok sayıldığı yerde kimin yararı var? Biz de bu memleketin yurttaşı değil miyiz?

Akbelen’de emsal karar: 679 parsellik acele kamulaştırmayı yargı durdurdu
Kararı temyize taşıyacaklarını duyuran İkizköylüler, "Bu talanın başlangıcı olan 7554 sayılı kanunun iptal dosyasına hâlâ bakmıyorsunuz. Bizim toprağımız gidiyor, evimiz, geçimimiz, geleceğimiz tehlikede. Daha neyi bekliyorsunuz? Dosyayı önünüze alın, karar verin" diyerek Anayasa Mahkemesi’ne de seslendi.
İkizköylüler ayrıca Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten adaletin tecelli etmesini beklediklerini söyledi:
"Sayın Bakan, bizim tarlamıza, zeytinliğimize göz dikildi. Bir şirket için devlet köylüsünü ezmesin. Bizim hakkımızı koruyun. Köylünün toprağını şirketin kârına kurban etmeyin. Adalet istiyoruz! Kimse bizden yasal kılıfa sokulmuş bu gaspı kabullenmemizi beklemesin. Toprağımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bu yanlıştan dönülmesini, adaletin yerini bulmasını istiyoruz."
(CA)









