Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yıl dönümü bugün kutlanıyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 29 Ekim 1923'te yaptığı anayasa değişikliğiyle devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak belirledi. 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun birinci maddesine, "Türkiye Devleti'nin şekl-i hükümeti, cumhuriyettir" hükmü eklendi.
Aynı gün Mustafa Kemal Atatürk, TBMM'deki oylamaya katılan 158 milletvekilinin oybirliğiyle Türkiye'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.
Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim, sonraki yıllarda ulusal bayram olarak kabul edildi. Her yıl 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı kapsamında Türkiye'nin yanı sıra dış temsilciliklerde de resmi törenler ve çeşitli etkinlikler düzenleniyor.
Bugün de kentlerde devlet, belediyeler, siyasi partiler, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları da yürüyüş, konser ve çeşitli etkinlikler düzenleyecek.
Anıtkabir'de resmi tören
Ankara'daki resmi programın saat 11.00'de Anıtkabir'deki törenle başlaması planlanıyor. Törenin ardından Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tebrikleri kabul edecek. Ankara'da ayrıca TBMM önünden Birinci Meclis'e kadar bir yürüyüş gerçekleştirilecek.
İstanbul'da ise Vatan Caddesi'nde yapılacak resmi tören ve geçit nedeniyle sabah saatlerinden itibaren bölgede bazı yollar trafiğe kapatıldı. Ancak İstanbul Valiliği yapılması planlanan kortej geçişinin yağış sebebiyle ertelendiğini duyurdu.
29 Ekim mesajları
Cumhurbaşkanı Erdoğan da sabah saatlerinde Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı.
Erdoğan, "Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz" dedi.
Erdoğan mesajında ayrıca “Türkiye olarak, yakın çevremizde ve dünyanın farklı yerlerinde savaşların, çatışmaların, krizlerin yaşandığı zor bir dönemde, istikrarımızı korumakla kalmayıp anlaşmazlıkların çözümü için de sorumluluk alıyoruz. 'Dünyada barış, bölgede barış ve yurtta barış' şiarıyla barış için adalet için gayret göstermeye bundan sonra da kararlılıkla devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyacağız. Türkiye, hamdolsun bugün dünden daha güçlüdür; inşallah yarın çok daha güçlü, çok daha itibarlı, her alanda çok daha etkin olacaktır.” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özel de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından bir video mesaj yayımladı.
Cumhuriyet'in gelecek nesillere aktarılması gereken bir sorumluluk olduğu belirtilen videoda, "Onların bize bıraktığı yarınla bugün biz yaşıyoruz. Şimdi bize düşen, bizden sonrakilerin yarınını kurmaktır. Çünkü bu memlekette yarın, hiçbir makamın, hiçbir imtiyazın değildir. Yarın milletindir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" ifadeleri yer aldı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan da yazılı bir açıklama ile Demokratik Cumhuriyet, eşit yurttaşlık, özgürlük ve toplumsal barış vurgusu yaptı:
"Cumhuriyetin fikrinin en kıymetli vaatlerinden biri, tebaanın yurttaşa dönüşmesiydi. Yüz yılı aşan tecrübe gösterdi ki, yurttaşlık, herkesin dili, kimliği, kültürü, inancı ve düşüncesi eşit ölçüde güvence altında olmadığında eksik kalıyor. Cumhuriyetin 103. yılını, yalnızca geçmişi hatırlamak için değil nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi yeniden düşünmek için de bir vesile olarak görüyoruz. Cumhuriyet fikri bugün de eşitlik, özgürlük ve ortak gelecek için büyük bir imkândır. Bu imkân, Cumhuriyetin herkesin kendisini ait hissettiği, hiçbir kimliğin ve kültürün bir diğerinden üstün ya da aşağı görülmediği demokratik bir zeminde hayat bulur ve gelişir. Sağcısı, solcusu, muhafazakârı, seküleri, Sünnisi, Alevisi, Türk'ü ve Kürt'ü; bütün halklar ve inançlar bu ülkenin eşit sahibidir.
Demokratik bir gelecek de ancak hepimizin eşit söz ve karar sahibi olduğu ortak bir yaşamla kurulabilir. Kadınların eşit, emekçilerin güvenceli, gençlerin umutlu yaşadığı, hukukun herkes için eşit işlediği bir Türkiye mümkündür. Demokratik Cumhuriyet, kimsenin kimseye benzemek zorunda kalmadığı ve halkın iradesine saygı duyulduğu bir Cumhuriyettir. Bu aynı zamanda birlikte ve daha huzurlu yaşanacak bir ülkenin tarifidir. Bağımsız yargı, hukukun üstünlüğü, evrensel insan hakları, özgür basın, kuvvetler ayrılığı ve güçlü bir yerel demokrasi bunun gereğidir.
Cumhuriyet’in kurucu fikri kıymetlidir ve bugünün ihtiyaçlarıyla buluşması için güncellenmesi gerekir. Mevzuattan kurumsal mimariye kadar her alanda demokratik ilkeyi esas aldığımızda Cumhuriyet, huzurla anılan bir ülkenin zemini olacaktır. Cumhuriyet’in çoğul kimlikleri kapsaması ortak yurttaşlığı ve değerleri zayıflatmaz, güçlendirir. Geçmişin acılarını inkar etmeden, ama onların içine hapsolmadan, yan yana durarak yeni bir sayfa açma imkanı elimizdedir.
Bu anlayış ve yaklaşımla Cumhuriyet fikrini demokrasiyle güncellemeyi ve taçlandırmayı hedefliyoruz. Özgürlük sadece belli bir kesim için değil herkes için olmalıdır. Eşitlik, adalet ve özgürlük birlikte güvence altına alındığında, Demokratik Cumhuriyet hepimizin ortak evi olacaktır.
Barışın, demokratik siyasetin ve toplumsal uzlaşmanın önünü açmak hepimizin ortak sorumluluğudur. İkinci yüzyılda Cumhuriyet daim, demokrasi kaim, halkların kardeşliği baki olsun. "
(HA)

