Çocuk hakları savunucuları, Kuzey ve Doğu Suriye'de çocukların maruz bırakıldığı ihlalleri görünür kılmak ve başta Kobanî olmak üzere bölge kentlerine uygulanan kuşatmayı kamuoyuna duyurmak amacıyla Urfa'nın Suruç ilçesinde bir araya geldi.

KÜRT KIZILAYI VE ROJAVALI YÖNETİCİ BİANET’E KONUŞTU
“Rojava’da insani kriz derinleşiyor”
"Çocukların hayati riskleri artıyor"
Çocuklar İçin Barış İnisiyatifi ve Amed Çocuk Hakları Ağı, "Rojava'da çocuklar tehlike altında" başlıklı bir açıklama yaptı.
Açıklamada çatışma süreçlerinin çocukların yaşamını doğrudan tehdit ettiği kaydedilerek insani krizin de derinleştiği aktarıldı.

Yıllar sonra yeniden "taş atan çocuklar" suçlaması
Mürşitpınar başta olmak üzere sınır kapılarının kapalı tutulması nedeniyle Kobanî ve çevresine yönelik insani yardımın ulaşmasının fiilen engellendiğini belirten hak savunucuları, "Yardım koridorlarının kapatılması, Cenevre Sözleşmesi ve uluslararası insancıl hukuk uyarınca sivillerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin açık ihlalidir. İnsani yardım için kapıların açılmaması, her geçen gün çocukların hayati risklerini artırıyor. Su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi yeni çocuk ölümleri anlamına geliyor. Çocukların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz." ifadelerini kullandı.

Kızıltepe’de polisin yere fırlattığı çocuğun avukatı yaşananları anlattı
"Çocukların 'çocuk olma' güvenceleri yok sayılıyor"
Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın acilen açılması çağrısı yapan hak savunucuları, Rojava protestolarında gözaltına alınan, kötü muameleye maruz bırakılan ve tutuklanan çocukları da gündeme taşıdı.
"Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, İnsan Hakları Derneği ve Şırnak Barosu tarafından hazırlanan raporlar; çocukların şafak operasyonlarıyla evlerinden alındığını, kelepçelendiğini, avukata erişimlerinin engellendiğini, baskı ve darp altında ifade vermeye zorlandıklarını ve uzun gözaltı sürelerine maruz bırakıldıklarını belgeliyor. Raporlara yansıyan vakalarda, gözaltına alınanların çoğunluğunu çocukların oluşturduğu görülüyor. Türkiye’de ve Kürdistan’da protestolara katılan çocukların çocuk olmaktan kaynaklı güvenceleri yok sayılıyor. Çocuklara yönelik uygulamalar, BM Çocuk Hakları Sözleşmesiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle ve iç hukukla açıkça çelişiyor."
Çocukların güvenliği için acilen talep ediyoruz:
- Su, gıda ve ilaçların ulaştırılması için Mürşitpınar Sınır Kapısı ve tüm insani yardım koridorları acilen açılsın.
- Suriye yönetimi ve HTŞ’nin çocuklara yönelik işlediği suçlar, bağımsız ve uluslararası mekanizmalarca derhal soruşturulsun, savaş suçları kapsamında yargılansın.
- Türkiye’de ve Kürdistan’da protestolara katılan çocuklara yönelik tüm gözaltı, tutuklama, işkence ve kötü muamele uygulamalarına derhal son verilsin ve sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülsün.
- Çocuklar için “çocukluk statüsünü” fiilen ortadan kaldıran tüm uygulamalar sonlandırılsın.
- İnsani yardım gönüllülerinin kaçırılması, alıkonulması ve fidye talep edilmesi dahil olmak üzere tüm zorla alıkoyma suçları insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilsin, kaçırılan kişiler derhal ve koşulsuz serbest bırakılsın.
(NÖ)

