Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TÇYOV), kamuoyunda tartışılmaya devam eden suça sürüklenen çocuklara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
"Cezalandırma yerine bütüncül politikalar yapılsın"
Şiddetin yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun olduğunu vurgulayan vakıf, “Son yıllarda artan şiddet olayları ve özellikle akran zorbalığının ölümle sonuçlandığı vakalar, çocukların güvenli bir çevrede büyüme hakkının ciddi biçimde ihlal edildiğini gösteriyor. Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağatay vakaları, çocukların hem şiddetin mağduru hem de faili haline geldiği derin bir sistemsel soruna işaret ediyor.” ifadelerini kullandı.
Açıklamada çocukların suça sürüklenmesini önlemenin mahpumümkün olduğu belirtilerek, cezalandırma odaklı yaklaşımlar yerine önleyici, bütüncül ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesi gerektiği çağrısı yapıldı.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“13 yaşında cezaevine girdim, herkes bize dışardan bakıyor bir de içerden baksınlar”
Şiddet bireysel değil, sistemsel bir sorun
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı'nın yürüttüğü çalışmalar ve yayımladığı izleme-değerlendirme raporları, çocukların adalet sistemiyle temas etmeden desteklenmesinin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Vakfın 2024–2025 dönemine ait Gençlik Merkezi Programı İzleme ve Değerlendirme Raporu'na göre, programa katılan, suç davranışı ve risk alma davranışlarında bulunan çocukların hiçbirinin program süresi boyunca çocuk adalet sistemine dâhil olmadığı görülüyor. Aynı raporda çocukların risk alma davranışlarında azalma, psikolojik dayanıklılıklarında ve sosyal destek algılarında ise anlamlı artışlar tespit ediliyor.
Vakfın çocuk mahpusların eğitim hakkına erişimini izleyen çalışmalarına göre, özgürlüğünden yoksun bırakılan birçok çocuk nitelikli eğitime erişemiyor; bu durum çocukların toplumsal hayata yeniden katılımını zorlaştırarak tekrardan suç ile ilişkilenme riskini artırıyor.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“İçeride devlet yok, birbirini yakanları gördüm”
Çözüm: Erken müdahale, aileyle çalışma ve çok paydaşlı modeller
Vakfa göre, çocuklara yönelik şiddeti azaltmanın yolu; erken uyarı ve önleme mekanizmalarının güçlendirilmesinden geçiyor. Ailelerle birlikte yürütülen destekleyici çalışmalar, okul ve yerel düzeyde psikososyal hizmetlerin yaygınlaştırılması ve çocukların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri güvenli alanlara erişiminin artırılması, etkili çözümler arasında yer alıyor.
Açıklamada kamuoyu ve karar alıcılar çocuklara yönelik şiddet karşısında cezalandırma refleksiyle değil, çocuk hakları temelli ve önleyici bir bakış açısıyla hareket etmeye çağrıldı. Vakfa göre,"çocukları korumanın ve toplumda şiddeti azaltmanın yolu, hiçbir çocuğun özgürlüğünden yoksun bırakılmadığı, desteklendiği ve güçlendirildiği bir sistemi" inşa etmekten geçiyor.
(NÖ)

