Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis, Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'nın (Eğitim-Sen) da aralarında olduğu 18 kurum, “Laik ve bilimsel eğitime sahip çıkıyoruz” çağrısıyla basın açıklaması düzenledi.

MEB'den Ramazan kılavuzu: 4-9 yaş grubundaki çocuklar camiye götürülecek
"Eğitim sistemine meydan okunuyor"
Kurumlar adına ortak açıklamayı yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türkiye’de başta eğitim sistemi olmak üzere, günlük yaşamın pek çok alanın iktidar tarafından baskı ve dayatmayla şekillendirilmeye çalışıldığını anlattı:
Siyasi iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitim sistemine yönelik saldırıları artık gizli bir ajanda olmaktan çıkmış, açık bir meydan okumaya dönüştü. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademeleri evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istenmekte. ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri’ konulu talimat, anayasal laiklik ilkesini ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırı. Bütün eğitim kademelerini kapsayan bu yasa dışı talimat, okulları ‘tek din tek mezhep’ anlayışının doğrudan uygulama alanı haline getirmeyi amaçlamakta.

"Öğrenci ve öğretmenler 'gönüllülük' adı altında fişlenecek"
'İzleme Değerlendirme Formu’ açık bir fişleme
Mevcut uygulamaların toplumu ayrıştırma ve kutuplaştırma politikası olduğunu söyleyen Irmak, "Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamak, öğrencileri bu etkinliklere katılmaya zorlamak suçtur. Bu tür uygulama ve dayatmalar devletin tüm inançlar karşısında ‘eşit ve tarafsız’ olması gerektiği ilkesini ortadan kaldırmakta, Nitekim MEB tarafından okullara gönderen ve haftalık olarak doldurulması istenen ‘Ramazan Etkinlikleri İzleme Değerlendirme Formu’ açık bir fişleme belgesidir" diye konuştu.

Okullarda "Reyyan Kapısı" ve "askıda ibadet" dönemi
"Telafisi mümkün olmayan hasarlar"
Okulların farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada eğitim aldığı kamusal alanlar olduğunu kaydeden Irmak, kutuplaşma uyarısı yaptı:
Eğitim kurumlarını ve çocukları siyasal olarak istismar ederek, toplumu bir kez daha ‘tek din, tek mezhep’ anlayışı üzerinden ayrıştırıp kutuplaştırmak isteyenler çok tehlikeli bir oyun oynamaktadırlar. Bu oyun, kazananın olmayacağı, okullarda ve toplumda telafisi mümkün olmayan hasarlar bırakmayı hedefleyen siyasal hedefleri olan bir oyundur. Değişik din, mezhep, inanç ve dünya görüşünden insanların gerçek anlamda eşit olarak kabul edilmesi, devletin bütün inançlara eşit mesafede ve tarafsız olmasına bağlıdır.
(NÖ)

