Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, “2026 Yılı İlk 6 Ayına İlişkin Kamuoyuna Yansıyan Çocuk Hakları İhlalleri Raporu”nu yayımladı.
1 Ocak-30 Haziran dönemini kapsayan rapora göre, altı ayda 344 çocuk yaşamını yitirdi. Baro, bunlardan 326’sının ölümünü “önlenebilir nedenler”, 18’ini ise “şüpheli ölüm” kategorisinde değerlendirdi.
Aynı dönemde en az 224 çocuk ağır yaralanma, şiddet veya cinsel istismara maruz kaldı.
Baro, verilerin Türkiye’de yaşanan tüm çocuk hakkı ihlallerini kapsamadığını belirtti. Çalışma, yalnızca basına, kamu kurumlarının açıklamalarına ve sivil toplum kuruluşlarının kayıtlarına yansıyan vakalara dayanıyor.

Çocuklar sanayide, AKP’li vekil “helal rızık” peşinde
En fazla çocuk trafik kazalarında öldü
Rapora göre, çocuk ölümlerinde ilk sırada 83 vakayla trafik kazaları yer aldı.
Bunu 49 çocukla açık alan ve su havzalarındaki boğulmalar, 35 çocukla iş cinayetleri, 29 çocukla intiharlar ve 28 çocukla akran şiddeti, ev içi şiddet, cinayet ve sokak saldırıları izledi.
Sağlık hizmeti sırasında 24, eğitim hizmetleriyle bağlantılı olaylarda 21, yangın, soba veya tüp kaynaklı olaylarda 16, ev kazaları ve düşmelerde 15, bireysel silahlanmayla bağlantılı olaylarda 10, elektrik çarpması sonucu ise beş çocuk yaşamını yitirdi.

"15-17 yaş grubunda çocuk işçiliği beş yılda yüzde 70 arttı"
İş cinayetlerinde 35 çocuk yaşamını yitirdi
Baro, çocuk işçiliğini raporda öne çıkan yapısal sorunlardan biri olarak değerlendirdi.
İlk altı ayda 35 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda, MESEM kapsamında çalışan çocukların da inşaat, pastane ve sanayi atölyesi gibi işyerlerinde yaşamını yitirdiği örneklere yer verildi.
Baro, çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırıldığı MESEM uygulamalarının askıya alınmasını, sanayi ve inşaat alanlarının bağımsız kurullar tarafından denetlenmesini istedi.
38 mülteci ve göçmen çocuk yaşamını yitirdi
Yaşamını yitiren çocukların 242’si oğlan, 93’ü kızdı. Dokuz çocuğun cinsiyet bilgisi doğrulanamadı.
Ölenler arasında 38 mülteci veya göçmen çocuk da bulunuyor. Bunlardan 14’ü açık alanlarda veya suda boğuldu, 11’i iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Raporda, mülteci, göçmen ve mevsimlik tarım işçisi çocukların güvencesiz ulaşım ve barınma koşullarına dikkat çekildi.
En fazla ölüm Urfa’da
Çocuk ölümlerinin en fazla kaydedildiği il 20 vakayla Urfa oldu.
Urfa’yı Antalya 18, İstanbul 16, Maraş, İzmir ve Diyarbakır 15’er, Hatay 14, Mardin 12 ve Aydın 10 çocuk ölümüyle izledi.
Antep, Mersin ve Eskişehir’de ise dokuzar çocuk ölümü kaydedildi.

2026 yazında en az 239 çocuk önlenebilir nedenlerle yaşamını yitirdi
“Vakalar münferit değil”
Diyarbakır Barosu, vakaların “münferit adli vakalar, talihsiz kazalar ya da münferit ihmaller” olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Raporda; çocuk işçiliği, bireysel silahlanma, okul ve sağlık kuruluşlarındaki güvenlik açıkları, güvensiz kent altyapısı ve su havzalarındaki koruyucu önlemlerin yetersizliği yapısal sorunlar arasında sıralandı.
Baro, çocuk koruma sisteminin çoğunlukla olay gerçekleştikten sonra devreye girdiğini, önleyici mekanizmaların ise yetersiz kaldığını belirtti.
Öneriler arasında MESEM uygulamalarının askıya alınması, mevsimlik tarım işçisi çocuklara güvenli ulaşım ve barınma sağlanması, okullarda psikososyal destek ve erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi, sulama kanalları ve göletlerin çocuk güvenliğine uygun hale getirilmesi ve şüpheli çocuk ölümlerinin ayrıntılı biçimde soruşturulması yer aldı.
(NÖ)

