Ankara Barosu, organize suç çeteleri’nin görünürlüğü ve Mattia Ahmet Minguzzi ile Atlas Çağlayan’ın ölümüyle gündemden düşmeyen suça sürüklenen çocuklar tartışmalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“13 yaşında cezaevine girdim, herkes bize dışardan bakıyor bir de içerden baksınlar”
“Çocukları yaşatan ve suçtan uzak tutan bir düzen çağrısıdır” başlıklı açıklamada suça sürüklenmiş ve ceza infaz sistemine dahil olmuş çocuklara ilişkin gelişmelerin çok yönlü bir toplumsal sorun olarak ele alınması gerektiğine işaret edildi.
Son dönemde suça sürüklenen çocukların faili olduğu eylemlerdeki artışı, bu eylemlerin başka çocukları yaşamdan koparacak düzeye ulaşmasını kaygı ve üzüntüyle takip ediyoruz. Yaşanan gelişmeler adli vaka olmanın ötesinde sosyal, ekonomik ve hukuki açıdan ele alınması gereken çok yönlü bir toplumsal sorundur. Çocuğun suça sürüklenmesinin önlenmesi salt ceza ve infaz düzenlemeleriyle değil, kamu otoritelerinin; eğitim, yoksullukla mücadele ve çocuk adalet sistemindeki pozitif yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesiyle sağlanabilir. Bununla birlikte çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesine yönelik atılan her sert adımın, beraberinde şefkatli bir onarım sürecini de getirmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Toplumun güvenlik ihtiyacı ile çocuğun yeniden topluma kazandırılması hakkı birbirine zıt değil, birbirini tamamlayan unsurlardır. Ankara Barosu olarak; geleceğimiz olan çocukların yaşamdan koparılmadığı, çeteler elinde kaybolmadığı bir sistemin tesis edilmesi gerekliliğine ve bunun gerçekleştirilebileceğine olan inancımızla cezasızlık algısını ortadan kaldıracak, rehabilite edici ve topluma kazandırıcı nitelikte infaz uygulamalarının tavizsiz şekilde gerçekleştirilmesi, sorunun ekonomik ve sosyal nedenleriyle de mücadele edilmesi gerekliliğini vurgularız. Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

2025: Çocuk olma halinin hedef alındığı yıl
(NÖ)

