İran'da 28 Aralık 2025'te Tahran'dan başlayarak tüm ülkeye yayılan protestoların üzerinden 41 gün geçerken, rejimin protestoculara yönelik saldırıları sebebiyle hak ihlalleri katlanarak devam arttı.
Human Rights Activists News Agency (HRANA) devam eden protestolara ilişkin ihlal raporunu açıkladı. Rapora göre, 39 günde 164’ü çocuk, 6 bin 883 kişinin öldürüldü, öldürenlerden 6 bin 445 kişi rejim muhafızları tarafından katledildi. 11 bin 21 kişi ise yaralandı. Protestolarda 11 bin 280 ölüm vakası ise halen HRANA tarafından araştırılıyor. Protestolar nedeniyle 109’u öğrenci, 50 bin 842 kişi tutuklandı, 11 bin 46 kişinin ise ifadeye çağrıldı.

İranlı gazeteci Kaveh Taheri geri gönderme merkezinde: “Hayatı yüzde 100 tehlikede”
"Çocuğum 'Anne beni kurtar' diye bağırıyordu"
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, İran'da protestolara katıldıkları için gözaltına alınan çok sayıda çocuğa fiziksel, psikolojik şiddete maruz kalıyor ve resmi gözaltı merkezlerinin dışında tutuluyor.
Ajansa konuşan aileler, öğretmenler ve avukatlar çocukların şiddete maruz kaldığını, tehdit edildiğini, avukata erişimlerinin engellendiğini ve haberleşme olanağının ortadan kaldırıldığını anlattı.
Bir anne, 17 yaşındaki çocuğunun sınav sabahı evlerinin önünden zorla götürüldüğünü anlattı. Kendilerini görevli olarak tanıtan yaklaşık 10 erkeğin, binanın giriş camını kırarak çocuğunu darp edip gözaltına aldığını belirten anne, "Çocuğum ağlıyordu ve 'Anne beni kurtar' diye bağırıyordu. Babasını dövdüler. Bana susmamı söylediler ve devam edersem diğer çocuğumu da götürmekle tehdit ettiler. Çocuğumu Evin Cezaevi'ne götürüldüğünü söylediler. 4 gün boyunca farklı kurumlara başvurmama rağmen yalnızca 'Burada değil' yanıtını aldım" ifadelerini kullandı.
Anne, Evin Cezaevi önünde bir görevliye çocuğunun orada olup olmadığını sorduğunu, görevlinin ise "Üzgünüm, çoğumuz neler olduğunu bilmiyoruz" dediğini aktardı.

İran’da protestolarda ölenlerin sayısı 5 bin 848’e yükseldi
Otizmli çocuğa gözaltı
Ajansın görüştüğü gözaltına alınan 14 yaşındaki bir çocuğun yakını, ailenin büyük korku içinde olduğunu ve rejim muhafızlarının "Yakında serbest bırakılacak" yönündeki sözlerine tutunduklarını söyledi. Çocuğun yakını, çocuğun otizmli olduğunu ve gününün çoğunu bilgisayar oyunları ve müzikle geçirdiğini belirtti. Aileye zorla itiraf videoları izletildiği öğrenildi.
Bir avukat, çocukların gözaltına alınmasına ilişkin dosyalarda defalarca vekâlet almak için başvuruda bulunduğunu ancak hiçbir talebinin kabul edilmediğini söyledi. Avukat, bazı çocukların "soğuk silah taşıma" (kesici-delici alet) veya "kamu malına zarar verme" gibi suçlamalarla karşı karşıya bırakıldığını ve kimi vakalarda ailelerine haber verilmeden, avukat olmaksızın sorgulandıklarını söyledi.
Resmi olmayan gözaltı merkezleri
Birçok çocuğa neye imza attığını bilmeden belgeler imzalatıldığı, bazılarının ise hiçbir belge imzalatılmadan ailelerine teslim edildiğini aktaran yerel kaynaklar, serbest bırakılan çocukların büyük bölümünün hem fiziksel hem de psikolojik olarak kötü durumda olduğunu vurguluyor.

EŞİK’ten İranlı kadınlara dayanışma mesajı: “Direnişinizin yanındayız”
Ailelerden biri, 16 yaşındaki kızlarının bir hafta boyunca kendilerinden tamamen gizli tutulduğunu, daha sonra Tahran çevresindeki bir hangarda bulunduğunu ve bir milyar tümenin üzerinde nakit kefalet ödenerek serbest bırakıldığını aktardı. Genç kızın serbest bırakıldıktan iki gün sonra kan enfeksiyonu nedeniyle bilincini kaybettiği şu anda da yoğun bakımda tedavi gördüğü öğrenildi.
Okulda gözaltı yapıldı
Tahran'daki bir lisede görev yapan 11'inci sınıf öğretmeni ise güvenlik güçlerinin bağırarak ve tehdit ederek bir öğrenciyi sınıftan çkarıp götürdüğünü aktardı. Öğretmen, öğrencinin ailesiyle iletişim kurmasına izni vermeyen ekiplerin, kendilerine direnilmesi hâlinde tüm öğrencileri gözaltına almakla tehdit ettiğini söyledi. Öğretmen, söz konusu olay sırasında bir öğrencinin de sinir krizi geçirdiğini kaydetti.
İran İnsan Hakları Merkezi (CHRI) protestolarda yaşanan hak ihlallerine ilişkin şu tespitleri paylaştı:
- 8 Ocak’tan itibaren, akşam 20.00–21.00 saatleri arasında toplu ‘vur-öldür’ emirlerinin verilmesi
Protestocuları tespit etmek için lazer hedefleme sistemlerinin ve keskin nişancıların sistematik kullanımı
DShK ağır makineli tüfekler dahil olmak üzere askeri sınıf ağır silahların konuşlandırılması
Felaket boyutunda yaralanmalara yol açan yüksek etkili saçma fişeklerinin kullanımı
Protestolara katılmayan sivillerin yaygın şekilde öldürülmesi
Yaralılara yardım eden veya cesetleri almaya çalışan kişilerin vurulması
8–9 Ocak tarihlerindeki katliamlarda Basij ve Devrim Muhafızları (IRGC) güçlerinin başlıca rolü oynaması
Keyfi toplu tutuklamaların devam etmesi; birçok şehirde fiili sıkıyönetim uygulanması
Protestocuları yakalamak için gece saatlerinde şiddet içeren evden eve baskınlar
Yaralı protestocuları tedavi eden doktor ve sağlık çalışanlarının tutuklanması ve yargılanması
Hastanelerin protestocuları tespit edip tutuklamak için kullanılması
Toplu yargılamaların yapılması; avukata erişimin engellenmesi
Protestoculara idam cezası gerektiren suçlamalar yöneltilmesi
Ailelerin tehdit edilmesi, sessiz kalmaya zorlanması, cenazeler için para ödemeye mecbur bırakılması, ölülerinin devlet kayıplarını artırmak amacıyla Basij üyesi olduklarını söylemeye zorlanması
(NÖ)

