ABD merkezli küçük bir araştırma şirketi olan Citrini Research’ün 22 Şubat Pazar günü Substack’te yayımladığı “2028 Küresel İstihbarat Krizi (The 2028 Global Intelligence Crisis)” başlıklı metni küresel piyasaları salladı.
Citrini’nin bu 'apokaliptik' yazısı “Senaryo, tahmin değil” notuyla sunulmasına rağmen Wall Street’te sert satışları tetikledi. Uber, DoorDash, Mastercard ve American Express gibi şirketlerin hisselerinde düşüşe yol açtı, ABD piyasaları da haftaya “AI jitters (yapay zeka kaynaklı tedirginlik) dalgasıyla girdi.”
Dalgalanmanın en trajiği ise IBM’de görüldü. IBM hisseleri bir günde %13 gerileyerek son 25 yılın en sert düşüşünü yaşadı.
Senaryo, yapay zekanın 2028’e uzanan bir zaman çizelgesinde beyaz yakalı istihdamı hızla aşındırdığı, tüketimi “doğal freni olmayan” bir döngüyle aşağı çektiği ve bunun kredi piyasaları üzerinden sistemik bir sarsıntıya dönüştüğü bir gelecek kurguluyordu.
Gelecek projeksiyonu mu?
Citrini’nin metni, “2028’den yazılmış bir makro not” formunda ilerliyor. “Şubat 2026 – Haziran 2028”arasında, iki yılda “sektörel” görünen bir etkinin nasıl “sistemik” hale geldiğini anlatan bir post-mortem.
Klasik bir “AI balonu patlar” anlatısı kurmuyor. Tersine, önermesi şu: AI gerçekten beklenenden hızlı gelişiyor olabilir ve de tam bu yüzden ekonomi ‘iş yaratma’ mekanizmasıyla baş edemeyebilir.
Citrini’nin senaryosu şöyle başlıyor:
S&P 500 Ekim 2026'da 8 bini zorluyor. Nasdaq 30 binin üzerinde. Yapay zeka kaynaklı işten çıkarmalar hız kazanmış ama piyasa memnun. Marjlar genişliyor, karlar rekor kırıyor, hisseler ralli yapıyor. Rekor karların tamamı da yeniden yapay zeka altyapısına akıyor.
Manşet rakamlar harika. Nominal GSYH yüksek tek haneli büyüme basıyor. Verimlilik patlıyor. Saatlik reel çıktı 1950'lerden beri görülmemiş hızda artıyor. Neden? Çünkü yapay ajanları uyumaz, hastalanmaz, sağlık sigortası istemez.
Hesaplama gücünün sahipleri servetlerini katlıyor. Gel gelelim reel ücret artışı çöküyor. Beyaz yakalılar işlerini makinelere kaptırıp daha düşük maaşlı rollere kayıyor.
Ekonomi yorumcuları duruma ‘Hayalet GSYH’ diyor. Milli gelir hesaplarında görünen ama gerçek ekonomide dolaşmayan çıktı.
İşin özü aslında çok basit bir denklemde gizli. Kuzey Dakota'daki tek bir GPU kümesi, Manhattan'da 10 bin beyaz yakalının ürettiği çıktıyı yapabiliyor. Güzel. Ama makineler ne kadar harcıyor? Sıfır. Tüketici ekonomisi ABD GSYH'sının yüzde 70'i. Makineler kazanıyor ama harcamıyor.
Ortaya da şöyle bir döngü çıkıyor. Yapay zeka yetenekleri gelişiyor, şirketler daha az çalışana ihtiyaç duyuyor, işten çıkarmalar artıyor, işsiz kalanlar daha az harcıyor, marj baskısı şirketleri daha fazla yapay zekaya itiyor, yapay zeka yetenekleri daha da gelişiyor. Doğal freni olmayan bir kısır döngü.”
Senaryo, 2026-2027’de verimliliğin patladığı, şirket kârlarının arttığı, nominal büyüme göstergelerinin “iyi” göründüğü bir dönemi resmediyor. Ama asıl kırılma, üretkenlik artışının hanelere ücret olarak dönmemesi. “Paranın dolaşım hızı” yavaşlıyor, göstergeler büyürken gündelik ekonomi çöküyor.
Bu kopuşu anlatmak için rapor “Ghost GDP” kavramını kullanıyor: Ulusal hesaplarda görünen ama reel ekonomide haneler üzerinden dolaşmayan çıktı.
Metin, bu kopuşun politik sonuçlarına kadar gidiyor: Kamu gelirleri “insan zamanına” dayalı olduğu için (gelir vergisi, bordro vergisi), devletin transfer ihtiyacı artarken vergi tabanı eriyor.
Senaryonun ana omurgasını da bu üç iddia oluşturuyor:
Yapay zeka bolluğu: AI araçlarının ucuzlayıp yaygınlaştığı, şirketlerin beyaz yakalı giderlerini hızla kıstığı bir ortamda “verimlilik patlasa bile” gelirlerin hanelere dönmediği, raporun buna verdiği isimle “Ghost GDP” (kâğıt üstünde büyüyen ama reel ekonomide dolaşmayan çıktı).
Sürtünme sıfırlanıyor: Aracılık katmanları (teslimat uygulamaları, seyahat platformları, sigorta yenilemeleri, komisyonlu hizmetler) AI’ın sürekli optimizasyonuyla baskılanıyor.
Finansal bulaşma: Yazılım gelirlerine dayanarak kurgulanan kaldıraçlı işlemler ve kredi borçları kırılıyor. Beyaz yakalı gelir şoku yaşıyor. Kredili varlık edinimleri zayıflıyor. 2027 sonuna doğru “çarpan etkisi”yle borçluluk kitleselleşiyor.
Senaryo defalarca tekrarlanan bir döngüye işaret ediyor: AI kabiliyeti artar → şirketler daha az çalışana ihtiyaç duyar → beyaz yakalı işten çıkartılır → tüketim düşer → marj baskısı şirketleri daha fazla AI satın almaya iter → kabiliyet artar…
Metin buna “doğal freni olmayan negatif geri besleme döngüsü” diyor. Senaryoda 2027’ye gelindiğinde işsizlik başvurularının “özellikle beyaz yakalı” ağırlığıyla sıçradığı bir eşik anı var, ardından S&P’de sert düşüşler başlıyor.
Ancak metin özellikle şunu sıklıkla tekrar ediyor: “Bu bir düşünce egzersizi, bazı parçalar hiç gerçekleşmeyebilir.”
"Ekonomi yeni bir denge bulabilir"
Senaryonun özü ise bitişteki şu paragrafta:
Modern ekonomi tarihinin tamamı boyunca, insan zekası kıt bir girdi olmuştur.
Sermaye boldu ya da en azından çoğaltılabilirdi. Doğal kaynaklar sınırlıydı ama ikame edilebilirdi. Teknoloji yeterince yavaş gelişiyordu ki insanlar adapte olabilsin. Ama zeka yani analiz etme, karar verme, yaratma ve koordine etme yeteneği, ölçekte çoğaltılamayan tek şeydi.
İnsan zekası primini kıtlığından alıyordu. Emek piyasasından mortgage piyasasına, vergi düzeninden eğitim sistemine kadar her kurum o varsayımın geçerli olduğu bir dünya için tasarlanmıştı.
Makine zekası, artık insan zekasının yerini alabilecek yetkin ve hızla gelişen bir alternatif haline geldi. Şimdi, insan zekasının kıt olduğu bir dünya için optimize edilmiş olan finansal sistem yeniden fiyatlandırılıyor. Acı verici, düzensiz ve tamamlanmaktan çok uzak.
Ama bu fiyatlama çöküşle aynı şey değil. Ekonomi yeni bir denge bulabilir. Oraya ulaşmak hala sadece insanların yapabileceği birkaç şeyden biri.
“Panik metni” eleştirisi
Senaryonun viral olup küresel piyasaları etkilemesinin ardından farklı eleştiriler de geldi. Financial Times, metnin “ghost GDP” gibi kavramlarla güçlü bir hikaye çıkarımının iktisadi olarak tutarsız olabileceğini, bu tür metinlerin, zaten kırılganlaşmış piyasaya “bahane” sunduğunu yazdı.
Tartışmayı büyüten bir diğer başlık ise pozisyonlar oldu. MarketWatch, metnin ortak yazarlarından Alap Shah’ın Bloomberg röportajında, yapay zeka tarafından “bozulacağını” düşündükleri bazı hisselerde short pozisyon taşıdıklarını söylediğini, raporda bu pozisyonların açık edilmediğine dair eleştiriler bulunduğunu aktardı.
Neden bu kadar etkiledi?
Citrini senaryosu ve sonrasında yaşananlar yapay zeka tartışmasının artık sadece “teknoloji” değil, piyasa fiyatlamasını anlık oynatan bir anlatı gücü kazandığını gösteriyor.
Guardian’ın vurguladığı gibi, senaryo tamamen spekülatif olsa da “aracılık katmanlarının çözülmesi”, “beyaz yakalı iş güvencesinin kırılması” ve “kredi kanallarında zincirleme stres” gibi temalar, halihazırda yüksek değerlemeler ve jeopolitik/ekonomik belirsizliklerle yüklü bir piyasada hızlıca alıcı buluyor.
Yine de Citrini’nin distopyası ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir hikaye yazıyor.
(HA)

