Çocukluğundan bu yana sivil toplum çalışmalarının içinde olan bir isim. Üniversitede köy okulları için arkadaşlarını seferber eden bir kadın. Şimdi cezaevinde. Orada da okuma yazma bilmeyen kadınlara okuma yazma öğretiyor, çocuğuyla görüşebilmesi için başka bir kadının dilekçesini yazıyor.
Duyarlı, naif, başkaları için çırpınan bir insan. Lakabı “Kadife”, adı Iraz.
Iraz Bayrak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 26 yaşında bir yazılım mühendisi. Erişim yetkisi olmadığı bir veri sızıntısı iddiasıyla yaklaşık altı aydır tutuklu.
İBB’ye açılan davada yargılanan yüzlerce kişi arasında o da var. Ailesinin “Kadife” diye seslendiği Bayrak, görev almadığını söyledikleri bir projeden veri sızdırdığı iddiasıyla cezaevinde tutuluyor.
9 Mart’ta başlayan duruşmalarda mahkeme salonu hukuki tartışmalarla birlikte ailelerin kısa ama yoğun karşılaşmalarının da mekânı oluyor. Birbirine el sallayanlar, uzaktan “Seni seviyorum” diye seslenenler… O seslerden biri de Iraz’ın anne ve babasında ait.
Cezaevinde de başkalarına yardım ediyor
Ailesi, Iraz Bayrak’ın cezaevinde geçirdiği zamanı da başkalarına destek olarak değerlendirdiğini anlatıyor.
Cezaevinde tanıştığı bir kadına okuma yazma öğretiyor. Üniversite sınavına hazırlanmak isteyen bir tutukluya matematik çalıştırıyor. Çocuğu devlet korumasında olan bir başka kadın için ise resmi dilekçeleri hazırlayarak yıllar sonra çocuğuyla telefonla görüşebilmesine yardımcı oluyor.
Ailesi, “Iraz nereye giderse gitsin insanlara dokunan işler yapar. Orada da aynı şeyi yapıyor” sözleriyle anlatıyor onu.
Üniversite yıllarında başlayan sosyal çalışmalar
Beykent Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümünden mezun olan Iraz Bayrak, üniversite yıllarında da sosyal projelerin içindeydi.
Bir dönem üniversitenin Sosyal Yardımlaşma Kulübü’nün başkanlığını yaptı. Köy okulları için yardım kampanyaları düzenledi, arkadaşlarını bu çalışmalar için organize etti. Sosyal dayanışma projelerinde aktif rol aldı.
Ailesi, Bayrak’ın hayatında sosyal sorumluluk çalışmalarının her zaman önemli bir yer tuttuğunu söylüyor.
“Görev almadığı projeden suçlanıyor”
Dosyada Bayrak’a yöneltilen suçlamaların merkezinde “İstanbul Senin” uygulamasına ait verilerin sızdırılması iddiası bulunuyor.
Ancak aileye göre bu suçlama birçok açıdan çelişkili. Çünkü söz konusu projenin geliştirilme sürecinin 2017–2021 yılları arasında tamamlandığını, Iraz Bayrak’ın ise belediyede Eylül 2021’de göreve başladığını belirtiyorlar.
Aile ayrıca Bayrak’ın çalıştığı birimin Kasımpaşa’daki ek binada bulunduğunu, “İstanbul Senin” uygulamasının veri merkezinin ise Başakşehir’deki İBB binasında yer aldığını söylüyor. Bu iki sistem arasında doğrudan bir teknik kesişim bulunmadığını ifade ediyorlar.
“Analistti, verilen veriyle çalışıyordu”
Aile, Bayrak’ın görev tanımının da yanlış yorumlandığını düşünüyor.
Onlara göre Iraz Bayrak bir analist olarak kendisine verilen veri setleri üzerinde çalışan bir mühendisti. Verileri bağımsız şekilde toplama ya da oluşturma gibi bir yetkisi bulunmuyordu.
Dosyada yer alan bazı telefon görüşmelerinin de kurum içi iletişim olduğunu söylüyorlar.
“Kadife”
Ailesi Iraz Bayrak’a yıllardır “Kadife” diye sesleniyor.
“Dokunduğunuzda bıraktığı his öyledir” diyorlar. “Yumuşak kalpli, kimseye zarar vermeyi düşünmeyen bir insan.” Aile için bu süreç yalnızca bir dava değil, aynı zamanda yarım kalan bir hayat anlamına geliyor.
Kardeşi Çınar bu yıl üniversiteyi kazandı. Planları İstanbul’da ablasıyla aynı evde yaşamak, birlikte yeni bir hayat kurmaktı. Bu planlar şimdilik askıda.
Ailesinin anlattığına göre Iraz Bayrak’ın en çok özlediği şeylerden biri deniz. Denizi ve gemileri izlemeyi çok sevdiğini söylüyorlar. Görüşlerde en çok bundan söz ettiğini anlatıyorlar.
“Bizi hiç utandırmadı”
Ailesi, Bayrak’ın çocukluğundan bu yana çalışkan ve sorumluluk sahibi biri olduğunu vurguluyor.
“Onu adeta nakış gibi işleyerek büyüttük” diyorlar. “Bu yaşına kadar bizi bir kez olsun mahcup etmedi.”
Mahkeme süreci devam ederken aile için en zor anlar duruşma günleri oluyor. Camın ardından yapılan kısa selamlaşmalar, aylar süren bekleyişin en değerli anları haline geliyor.
Ailesi ise aynı cümleyi tekrar ediyor: “Kızımızı serbest bırakın"

İBB davasında 3. gün
(EMK)







