Birleşmiş Milletler (BM), silahlı çatışmalarda öldürülen kadınların ve kız çocuklarının oranının 2021'den bu yana iki katına çıktığını açıkladı.
BM Genel Sekreteri'nin 2026 Kadınlar, Barış ve Güvenlik Raporu'na göre, 2025'te çatışmalarda 37 binden fazla sivil öldürüldü. Ölenlerin dörtte birini kadınlar ve kız çocukları oluşturdu.
Rapora göre, yaklaşık 750 milyon kadın ve kız çocuğu bugün aktif bir çatışma bölgesinin 50 kilometre yakınında yaşıyor. Bu sayı bir önceki yıla göre 40 milyon arttı ve 1990'dan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.

İklim krizinin görünmeyen yüzü: Yoksulluk ve çocuk işçiliği
Cinsel şiddet vakaları dört kata yaklaştı
BM tarafından doğrulanan çatışmaya bağlı cinsel şiddet vakalarının sayısı da 2022-2025 arasında yaklaşık dört kat arttı.
Raporda savaşların kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkisinin ölümler ve cinsel şiddetle sınırlı olmadığı, çatışmaların yoksulluğu ve kadınların ücretsiz bakım yükünü de artırdığı belirtildi.
Yaklaşık 170 milyon kadın ve kız çocuğu hem çatışma bölgelerinde hem de aşırı yoksulluk içinde yaşıyor ve günlük 3 ABD dolarından daha az gelirle geçinmeye çalışıyor.
Çatışma bölgelerindeki kadınlar ve kız çocukları, dünya genelinde aşırı yoksulluk içinde yaşayan tüm kadın ve kız çocuklarının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor.
Çatışmalardan etkilenen ülkelerde kadınlar ve kız çocukları, ücretsiz ev içi işlere ve bakıma erkekler ve oğlan çocuklarından beş kat daha fazla zaman ayırıyor. Bu oran küresel ortalamanın iki katı.
“Kadın liderliğine yatırım yapmak acil bir ihtiyaç”
BM Kadın Birimi (UN Women) İcra Direktörü Sima Bahous, kadınların ve kız çocuklarının savaşların etkileriyle karşı karşıya kalmasına rağmen askeri harcamaların arttığını, kalkınma yardımlarının ise azaldığını söyledi:
On yıllardır görülmemiş ölçüde daha fazla kadın ve kız çocuğu savaşların ortasında sıkışıp kalmış durumda. Buna rağmen askeri harcamalar artmaya devam ederken kalkınma yardımları azalıyor. Oysa kadın liderliğine, çatışmaların önlenmesine ve barış inşasına yatırım yapmak hiç olmadığı kadar acil bir ihtiyaç.
Raporda, yerleşim alanlarında insansız hava araçları ile uzun menzilli silahların kullanımındaki artışa da dikkat çekildi. Okullar, pazarlar ve hastanelere yönelik saldırıların yanı sıra yapay zekâ destekli askeri teknolojilerin kullanımının da kadınlar ve kız çocukları açısından yeni güvenlik riskleri yarattığı belirtildi.

Dünya Ekonomik Forumu: "Mevcut hızla, tam kadın-erkek eşitliğine 120 yıl var"
Barış müzakerecilerinin yalnızca yüzde 5'i kadın
Kadınların çatışmalardan orantısız biçimde etkilenmesine rağmen barış süreçlerindeki temsili geriledi.
Rapora göre, 2025'te dünya genelindeki 57 barış sürecinde görev alan müzakerecilerin yalnızca yüzde 5'i kadındı. Bu oran 2024'te yüzde 7'ydi.
Bahous, kadınların çatışma bölgelerinde barış çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek şöyle dedi:
Dünyanın dört bir yanında kadınlar her gün savaşları sona erdirmek ve barışı inşa etmek için çalışıyor; hayatta kalanları destekliyor, toplulukları bir arada tutuyor ve şiddeti önlemeye uğraşıyorlar. Onların çalışmaları, dünyanın barış adına yapabileceği en değerli yatırımlardan biridir.
Kadın örgütlerinin % 40'ı faaliyetlerini durdurma riskiyle karşı karşıya
Rapora göre küresel askeri harcamalar 2025'te 2,9 trilyon ABD dolarıyla rekor seviyeye ulaştı.
Buna karşılık, krizlerden etkilenen bölgelerde çalışan kadın örgütlerinin yüzde 40'ı finansman yetersizliği nedeniyle önümüzdeki bir yıl içinde faaliyetlerini geçici ya da kalıcı olarak durdurma riskiyle karşı karşıya.
UN Women, kadınların ve kız çocuklarının haklarının korunması, kadınların barış ve güvenlik süreçlerine anlamlı biçimde katılması ve kadınların öncülük ettiği çatışma önleme ve barış inşası çalışmalarına sürdürülebilir kaynak ayrılması çağrısında bulundu.
(NÖ)




