Avukatlar Aynur Tuncel Yazgan ve Deniz Yazgan tarafından hazırlanan itiraz dilekçesinde, Gökçe’nin 21 Mart 2025’te gözaltına alındığı, 23 Mart 2025’te ise tutuklandığı belirtildi.
Avukatlar, bir yıllık sürenin 22 Mart 2026’da dolduğunu, uzatma süresinin ise en geç 22 Eylül 2026’da sona ereceğine yer verildi.
Avukatlar ayrıca Buğra Gökçe tahliye olana kadar her gün dilekçe verme kararı aldı.

İBB DAVASI
Buğra Gökce: 17 ayın karşılığında 18 aydır hapis yatıyorum
Avukatların hazırladıkları ilk dilekçede, Gökçe'nin ilk tutuklama kararında “rüşvet almak” ve “suç örgütüne üye olmak” suçlamalarının yer aldığı, ancak daha sonra düzenlenen iddianamede “rüşvet almak” suçunun yer almadığı ifade edildi. Bu nedenle tutukluluğun fiilen yalnızca Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesindeki “örgüt üyeliği” suçlamasına dayandığını söyledi.
“Bir yıllık süre 22 Mart 2026’da doldu”
Savunma, TCK 220 kapsamındaki suçun asliye ceza mahkemesinin görev alanına girdiğini, bu nedenle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 102. maddesi uyarınca azami tutukluluk süresinin bir yıl olduğunu belirtti. Dilekçede, bu sürenin somut gerekçelerle uzatılabileceği, ancak Gökçe hakkında verilmiş bir uzatma kararının bulunmadığı kaydedildi.
Başvuruda, Gökçe’nin tutukluluk süresinin 3 Eylül’de yapılan inceleme sırasında 529 güne ulaştığı, 12 Eylül itibarıyla ise 540 günü geride bıraktığı belirtilerek “fazladan tutma” oluştuğuna yer verildi.

"AÇIK BİR İTİBAR SUİKASTİ"
İBB davasında Buğra Gökce 15 ay sonra konuştu: “Her adımım suç sayılıyor”
"Somut deliller ortaya konulmadı"
Dilekçede, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 51 sanık hakkında verdiği tutukluluğun devamı kararında kullanılan gerekçelerin kişiselleştirilmediğini, mahkemenin, “suçun vasıf ve mahiyeti”, “mevcut delil durumu”, “kaçma ve delilleri etkileme şüphesi” gibi genel ifadeler kullandığını ancak Buğra Gökçe yönünden somut delillerin ortaya konulmadığına dikkat çekildi.
Avukatlar ayrıca, Gökçe’ye yöneltilen örgüt üyeliği suçlamasının, İBB’de genel sekreter yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde bazı ihale evraklarına imza atmasından kaynaklandığını belirtti. Dilekçede, bu işlemlerin kamu görevinin doğal ve rutin parçası olduğu, örgüt üyeliğini gösterecek somut bir eylem veya delilin ortaya konulamadığına yer verildi.
Başvurunun sonunda, tutukluluğun hukuki dayanağını yitirdiği belirtilerek Buğra Gökçe’nin tahliyesi talep edildi.

İBB DAVASI 15. GÜN
Buğra Gökçe’nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan: Rüşvetten tutuklu, iddianamede rüşvet yok
Ne olmuştu?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında çok sayıda belediye yöneticisi ve çalışanı hakkında 2025 yılının Mart ayında gözaltı ve tutuklama kararları verildi. Soruşturmada, bazı ihaleler ve belediye iştirakleri üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddia edilirken, dönemin İBB Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe de 21 Mart 2025’te gözaltına alındı ve 23 Mart’ta tutuklandı.
Soruşturmanın ilk aşamasında Gökçe’ye “rüşvet almak” ve “suç örgütüne üye olmak” suçlamaları yöneltildi. Ancak daha sonra hazırlanan iddianamede “rüşvet almak” suçlamasına yer verilmedi. Buna rağmen Gökçe’nin tutukluluğu, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” suçlaması kapsamında devam etti.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada aralarında belediye bürokratlarının da bulunduğu çok sayıda sanık yargılanıyor. Mahkeme, tutuklu sanıklar hakkında yaptığı periyodik incelemelerde tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Buğra Gökçe’nin avukatları ise müvekkilleri hakkında örgüt üyeliği suçlamasını destekleyen somut delil bulunmadığını, isnat edilen işlemlerin kamu görevi kapsamında gerçekleştirilen rutin bürokratik işlemlerden ibaret olduğunu savunuyor. Savunma ayrıca, tutukluluğun makul süreyi aştığını ve yasal azami tutukluluk süresinin dolduğunu belirterek tahliye talebinde bulunuyor.
(FY)







