Tuğçe Yılmaz editörlüğündeki bu haftaki biamag’da; mitlerden güncel çatışmalara uzanan siyasal okumalar, edebiyatın hakikâtle kurduğu ilişki, beden, kimlik ve iktidar ekseninde şekillenen tartışmalar ile kültür-sanat alanından söyleşi ve değerlendirmeler bir araya geliyor.
Felsefeden biyopolitikaya, Kürtlere yönelik saldırılardan LGBTİ+ görünürlüğüne, edebiyattan tiyatroya ve sinemaya uzanan yazı ve söyleşiler; güncel politik gerilimleri ve bunlara eşlik eden düşünsel ve estetik üretimleri birlikte düşünmeye çağırıyor.
Seydîxan Bozkır, Marduk-Tiamat mitini güncel bir alegori olarak ele alarak, Rojava’nın neden yalnızca askerî değil, ontolojik bir hedef hâline getirildiğini tartıştı.
Nazan Haydari, Müge İplikçi’nin Sahte Cennetten Kaçış romanını yazdı: “Sahte Cennetten Kaçış bir anlamda bir hakikât arayışıdır; tarikatların görünen ‘saklı cennet’ gerçekliğinin ötesindeki sömürü mekanizmalarını ve buna karşı bireysel mücadele biçimlerini ve dayanışma örneklerini görünür kılma çabasıdır.”
Tunahan Gözlügöl, TRT’nin dijital platformu tabii’de yayınlanan Gökkuşağı Faşizmi belgeseli üzerine yazdı: “LGBTİ+ hareketinin dayatmacı olmadığını söylemiyorum. Evet, ortada bir dayatma var: Israrla ve inatla ‘varız’ demenin dayatması.”
Ali Murat Yel, Michel Foucault’nun “siyasal maneviyat” kavramından hareketle sekülerliğin “siyasal maddiyat”ına uzanan bir çerçevede İran protestolarını ele aldı.
Yekta Armanc Hatipoğlu, Diyarbakır ve Van merkezli ŞanoGel Tiyatro Topluluğu oyuncuları Başur Gezici ve Barış Görecek ile Kürtçe tiyatro yapmanın zorluklarını ve bu pratiğin kendileri için taşıdığı güçlendirici anlamı konuştu.
Nilgün Karataş, Maggie O’Farrell’ın Hamnet romanını inceledi.
Evrim Kepenek, oyuncu Kuday Şahan’la son oyunu Rüzgârda Buluşacağız üzerine konuştu.
Osman Damla, Thomas Hobbes’tan hareketle savaş, ırkçılık ve devlet şiddeti bağlamında biyopolitikayı, insan bedeninin insansızlaştırılması üzerinden ele aldı.
Özgür Erbaş, ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmalarını harfler üzerinden kurduğu absürt ve mizahi bir alegoriyle ele aldı: “Memur bey bunlar ünsüz hem de büyük ünsüz, niye aldınız onları?”
Şeyhmus Diken, John Berger ve Frantz Fanon’dan hareketle Kürtlerin tarihsel ve güncel “yetimleştirilmiş” konumunu ele aldı.
Murat Türker, Trieste Film Festivali’ni yazdı: “Bu sene 37. kez tertip edilmiş olan festival, Kuir Bakışlardan Sloven kadın yönetmenlere, kurmacalardan belgesellere, geniş bir spektrum sunuyor.”
Dinleme önerisi - Jin Jiyan Azadî (ft. Nisrîn Botan, Sumeya Mihemed, Caziya Gênco)
(TY)

