ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kesinti, küresel enerji piyasalarında sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi.
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği boğazdaki aksama, enerji arzında ciddi daralma endişelerine yol açtı. Jeopolitik gerilimin tırmanmasıyla petrol fiyatlarında hızlı yükseliş görüldü.
27 Şubat’ta Brent petrol spot piyasada yüzde 2,8 artışla 73 dolardan kapattı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından hafta başında biriken risk primi fiyatlara sert şekilde yansıdı.
Bu gelişmelerin ardından Brent petrol, 2 Mart’la başlayan haftayı yüzde 16,2 artışla 90,83 dolardan tamamladı. Böylece Brent’in varil fiyatı Ekim 2023’ten bu yana en yüksek kapanışını kaydetti ve saldırı öncesine göre yaklaşık yüzde 24,4 arttı.
8 Mart gecesi İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yerine oğlu Mücteba Hamaney ülkenin yeni dini lideri olarak ilan etmesiyle petrol piyasası bir deprem daha yaşadı. Haftayı 90,83 dolarla kapatan brent petrol haberin ardından saatler içinde 119,46 dolara kadar çıktı. Mayıs 2022’deki 120 dolarlık rekora değdi.
G7 ülkelerinin 400 milyon varil ham petrol rezervini serbest bırakmayı düşündüğüne dair haberler üzerine petrol fiyatları 2 saatten kısa sürede varil başına 10 dolardan fazla düşerek 110 doların altına geriledi. Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonra petrol ABD'nin 6 içinde stratejik rezervden 180 milyar varil satmasıyla petrol düşüşe geçmiş, kısa sürede 80 dolar seviyesine inmişti.
Haberin yayına hazırlandığı 10.00 sularında ise 108,90 dolardan işlem görüyordu. Bu brent petrolün savaş öncesine oranla yaklaşık yüzde 50 zamlandığı anlamına geliyor.
Petrol akışında günlük yaklaşık 19,5 milyon varillik kesinti
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti, Körfez’de günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ve 4,5 milyon varil rafine yakıt akışının fiilen durmasına yol açtı.
Küresel günlük tüketimin yaklaşık beşte birine denk gelen bu büyüklükteki arz kaybı, petrol piyasalarında güçlü bir şok etkisi yarattı.
İhracatın aksamasıyla birlikte ham petrol karadaki depolama tanklarında ve denizde bekleyen tankerlerde depolanmaya başladı.
Depolama kapasitesinin sınırlı olduğu Irak’ın günlük yaklaşık 4,3 milyon varillik üretiminin en az dörtte birini şimdiden durdurduğu tahmin ediliyor.
Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan’ın ise belirli bir depolama kapasitesi bulunsa da bunun yalnızca birkaç gün yetecek seviyede olduğu değerlendiriliyor.
Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına etkisi
Türkiye’de akaryakıt fiyatlarındaki uluslararası petrol ve kur kaynaklı artışların tamamı pompa fiyatına bire bir yansımıyor.
Yeniden devreye alınan eşel mobil sistemi kapsamında, akaryakıtta oluşan artışın önemli bir bölümü ÖTV ayarlamasıyla dengeleniyor. Bu nedenle Brent petroldeki sert yükseliş iç piyasada doğrudan aynı oranda zam anlamına gelmiyor.
Eşel mobil sistemiyle birlikte akaryakıta yapılacak 10 liralık zam 2,5 lira olarak pompa çıkış fiyatına yansıtılacak.
Öte yandna sektör uzmanları brent petrollün 110 doların üzerinde kalmasının enflasyona etkisinin yüzde 2,6 puan etki edeceğini düşünüyor. Bu eşel mobilin devreye alınmasından önce 5,1 ile 7 puan arasındaydı.

Akaryakıtta "eşel mobil" dönemi yeniden başladı
Türkiye akaryakıtta Genova/Lavera referansını izliyor
Türkiye’de rafineri ve pompa fiyatlarının oluşumunda yalnızca Brent petrol değil, Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatları da belirleyici oluyor. EPDK’nın fiyatlandırma raporlarında da belirtildiği üzere Türkiye, benzin ve motorinde Platts European Market Scan içindeki CIF Med (Genova/Lavera) kotasyonlarını takip ediyor.
(HA)

