Bölgesel asgari ücret tartışması: Yaşam maliyeti mi, düşük ücret mi?
Türkiye'de bölgesel asgari ücret tartışmaları yeniden gündeme gelirken TÜRK-İŞ ve DİSK bu uygulamaya karşı çıktı. Konfederasyonlar, MÜSİAD yöneticilerinin önerdiği modelin ücretleri aşağı çekeceğini, bölgesel eşitsizlikleri derinleştireceğini ve sosyal adalete aykırı olduğunu savunuyor. Türkiye'de 1951-1974 arasında mahalli ve bölgesel asgari ücret uygulanmış, 1974'te ülke çapında tek asgari ücrete geçilmişti. İstanbul Üniversitesi'nden Dr. Levent Dölek uygulamanın "dibe doğru yarış" yaratacağını, ücretlerin belirlenmesinde işçi sınıfı açısından "tek etkin mekanizma"nın toplu sözleşme olduğunu söyledi.
Bölgesel ve sektörel asgari ücret modellerinin yeniden gündeme geldiğine ilişkin haberlerin ardından Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), bazı işverenlerin bölgesel asgari ücret taleplerine karşı çıktı. Konfederasyon, uygulamanın ücretleri aşağı yönlü baskılayacağını, bölgesel eşitsizlikleri derinleştireceğini ve işçileri bulundukları yere göre ayrıştıracağını savundu.
Türkiye’de bölgesel asgari ücret nasıl uygulandı?
Asgari ücret Türkiye’de 1936 tarihli İş Kanunu’yla mevzuata girdi, uygulama ise 1951’de mahalli komisyonlar üzerinden başladı. 1951 tarihli yönetmelikle mahalli komisyonlara farklı işkollarında ayrı asgari ücret belirleme yetkisi verildi. 1951-1964 arasında toplam 50 ilde bu yöntemle asgari ücret belirlendi.
1967’de 931 sayılı İş Kanunu’yla mahalli komisyon sisteminden vazgeçilerek merkezi komisyona geçildi. 5 Nisan 1968 tarihli yönetmelik, asgari ücretin mahalli, bölgesel veya millî düzeyde belirlenmesine olanak tanıyordu. Merkezi komisyon 1969’da altı, 1972’de ise dört bölge esasına göre asgari ücret belirledi.
1974’te bölgelere göre asgari ücret uygulamasından vazgeçilerek ülke çapında tek asgari ücrete geçildi. Ancak sanayi ve hizmetler ile tarım ve ormancılık için farklı asgari ücret uygulaması 1989’a kadar sürdü.
Bölgesel asgari ücret ile eşitsizliklerin pekiştirilmesi
Sendikalardan bölgesel asgari ücrete itiraz
TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, 30 Temmuz’da yayımladığı bildiride bölgesel asgari ücretin eşitsizlikleri artıracağını ve ücretleri aşağı çekeceğini belirtti.
Son dönemde yeniden gündeme getirilen bölgesel asgari ücret uygulaması, emek piyasasında eşitsizlikleri derinleştirecek, ucuz işgücü anlayışını yaygınlaştıracak ve işçileri bölgelere göre ayrıştırarak toplumsal dengeleri bozacak niteliktedir.
Aynı işi yapan çalışanların yalnızca bulundukları bölgeye göre farklı ücretler almaları, hem sosyal adalet ilkesine hem de eşitlik anlayışına açıkça aykırıdır.
Bu yaklaşım, ücretleri aşağı yönlü baskılayacak, iç göçü artıracak, çalışma barışını zedeleyecek ve toplu iş sözleşmesi düzenini olumsuz etkileyecektir.
İşçilerin talebi geçinebilir bir asgari ücrettir. Bölgesel asgari ücret değildir.
DİSK-AR AÇIKLADI
"Asgari ücret yılın ilk yedi ayında 5 bin 576 lira eridi"
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu da (DİSK) bölgesel asgari ücretin mevcut ücret çıtasını aşağı çekebileceğini belirtiyor.
DİSK-AR’ın 2026 Asgari Ücret Araştırması’na göre uygulama, gelir dağılımındaki adaletsizliği ve bölgeler arasındaki gelir farklarını artırabilir.
Araştırmada ayrıca, bölgelerin nasıl belirleneceğine ilişkin sorunlara da dikkat çekiyor. Aynı kent içinde bile yaşam maliyetlerinin farklılaşabildiği belirtilerek İstanbul’da Sultanbeyli ile Şişli, Ankara’da ise Çankaya ile Sincan örnek gösteriliyor.
DİSK-AR’a göre Türkiye’deki asıl sorun bölgesel asgari ücretin olmaması değil, asgari ücretin ortalama ücret haline gelmesi.
Bölgesel asgari ücret tartışması büyük kentlerde daha yüksek asgari ücret ödemek için değil tersine küçük kentlerde daha düşük asgari ücret ödemek için yapılıyor. O yüzden bölgesel asgari ücret asgari ücreti düşürme manevralarından biri olarak ele alınmalıdır. Bu tuzağa ilkesel olarak karşı çıkmak gerekiyor
Levent Dölek: “Dibe doğru yarış”
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Levent Dölek, bölgesel asgari ücret tartışmasını işgücü hareketliliği ve ücretler arasındaki etkileşim açısından değerlendiriyor.
bianet’e konuşan Dölek’e göre işveren çevreleri, “ekonomik gerekçe” adı altında “sınıfsal çıkarları” savunuyor.
Çünkü bölgesel asgari ücret, yıllardır Türk sermayesinin her dönemde ısıtıp piyasaya çıkardığı bir talebidir. Bölgesel asgari ücret ile amaçlanan, emek gücü piyasasında işsizlerin yaratacağı sınıf içi rekabetin ücretleri aşağı doğru baskılamasıdır.
Bölgesel asgari ücretin ücret farklılıklarını azaltmak yerine aşağı doğru bir eşitlenme yaratacağını belirten Dölek, “Eşitlenme eğiliminden bahsedeceksek bu dipte eşitlenmedir. Daha doğru bir ifadeyle ise dibe doğru yarıştır” dedi.
Dölek’e göre, ücretlerin belirlenmesinde işçi sınıfı açısından “tek etkin mekanizma” toplu sözleşme, bunun gereği ise sendikalaşma.
DİSK-AR: Her 100 işçiden 87’si sendikasız, grevler dibe vurdu
Dünyada bölgesel asgari ücret
Bölgesel veya yerel asgari ücret uygulamaları farklı yapılardaki ülkelerde görülüyor. ABD’de federal asgari ücretin yanı sıra eyaletler farklı asgari ücretler belirleyebiliyor, bazı yerel yönetimlerde de eyalet düzeyinin üzerinde oranlar uygulanıyor. Kanada’da eyalet ve bölgelerin kendi asgari ücretleri bulunurken, federal yetki alanındaki sektörlerde çalışanlar için ayrıca federal asgari ücret uygulanıyor.
Uygulama federal ülkelerle sınırlı değil. Japonya ve Endonezya’da da coğrafi bölgelere göre farklı asgari ücretler uygulanıyor. DİSK-AR’ın 2026 Asgari Ücret Araştırması’ndaki karşılaştırmalı tabloda Japonya’nın yanı sıra ABD, Kanada, Çin ve Hindistan bölgesel asgari ücret uygulayan ülkeler arasında gösteriliyor. İsviçre’de ise ulusal bir asgari ücret bulunmuyor, bazı kantonlar kendi asgari ücretlerini uyguluyor.
Endonezya
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2019 tarihli değerlendirmesine göre Endonezya’daki asgari ücret sistemi yerel düzeyde oldukça farklılaşmış bir yapıya sahipti. Ücretlerin ilçe düzeyinde belirlenmesi çok sayıda farklı oranın ortaya çıkmasına yol açarken, en yüksek ve en düşük asgari ücret arasında yüzde 150’ye varan fark bulunuyordu.
2015’te yürürlüğe giren düzenlemeyle ücret artışları ulusal enflasyon ile ekonomik büyümeyi birleştiren bir formüle bağlandı. ILO’nun değerlendirmesine göre bu düzenleme, bölgeler arasındaki ücret farklarının daha da açılmasını sınırladı ancak mevcut farklılıkları ortadan kaldırmadı.
Endonezya’nın ücret belirleme mevzuatı daha sonraki yıllarda değişti. Aralık 2025’te yürürlüğe giren 49/2025 sayılı hükümet düzenlemesiyle ücret sistemine ilişkin hükümler yeniden düzenlendi.
Japonya
Japonya’da 47 prefektörlüğün her biri için ayrı bölgesel asgari ücret belirleniyor. Merkezi Asgari Ücret Konseyi her yıl artış için bir tavsiye açıklıyor; yerel asgari ücret konseyleri bölgesel koşulları değerlendirerek önerilerini oluşturuyor ve nihai tutarlar ilgili çalışma büroları tarafından belirleniyor. Ücretlerin belirlenmesinde işçilerin geçim maliyeti ve ücret düzeyleri ile işletmelerin ücret ödeme kapasitesi dikkate alınan yasal ölçütler arasında yer alıyor.
2025’te merkezi konseyin A ve B grupları için 63 yen, C grubu için 64 yenlik artış tavsiyesine karşılık prefektörlüklerdeki artışlar 63 ile 82 yen arasında değişti. Saatlik asgari ücret Tokyo’da 1.226 yen; Kochi, Miyazaki ve Okinawa’da 1.023 yen olurken ülke genelindeki ağırlıklı ortalama 1.121 yen oldu.
Japonya Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı’na göre en düşük bölgesel asgari ücretin en yüksek ücrete oranı yüzde 83,4’e yükseldi ve bu oran art arda 11’inci yıl iyileşti. Bakanlığın verilerine göre 2025’te 39 prefektörlük, merkezi konseyin kendi grubu için belirlediği tavsiyenin üzerinde artışa gitti.
2026 yılı için ise Merkezi Asgari Ücret Konseyi 28 Temmuz’da A grubu için 54 yen, B ve C grupları için 56 yen artış tavsiye etti. Nihai bölgesel ücretlerin belirlenmesine yönelik süreç devam ediyor.
(SG/VC)
Ezberlerin ötesinde, dayanışmanın ortasında
Emeklilik hakları ellerinden alınan engelliler yoksulluk ve zorunlu çalışma kıskacında
Krizin faturası: Kadınların şiddetten çıkışı zorlaşıyor
"Gerçekliği anlattım, 'politik' dediler": Bakanlık, yönetmene verdiği desteği faizi ile geri istedi
Çağrı merkezleri: Kulaklıkta müşteri, ekranda performans baskısı