BM Terörle Mücadele Ofisi Genel Sekreter Vekili Aleksandr Zouev'in, Genel Sekreterin IŞİD/DAİŞ'in uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdidi konusundaki son iki yılı kapsayan raporunu (S/2026/57) BM Güvenlik Konseyine (BMGK) sunuşu sonrasında yapılan görüşmelerde IŞİD'in Suriye dahil Afrika ve Orta Doğu'da koşullara ayak uydurarak varlığını sürdürdüğü vurgulandı.
IŞİD dijital varlıklar ve teknolojileri artan ölçüde kullanıyor
Çarşamba günkü BMGK toplantısında söz alan konuşmacılar bugün, IŞİD/DAİŞ ve bağlı terör gruplarının, kripto para birimleri de dahil, sanal varlıkların yanı sıra artan ölçüde siber araçlar, insansız hava araçları ve gelişmiş yapay zekâ (YZ) kullanımına göndermeyle, uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdit oluşturmaya devam ettiği konusunda uyarılarda bulundular.
Zouev, Genel Sekreterin "Grup ve bağlı kuruluşları, sürekli terörle mücadele baskısına rağmen uyum sağlamaya ve direnç göstermeye devam etti" dedi.
IŞİD Irak ve Suriye'de aktif
IŞİD ve bağlı kuruluşları, özellikle Batı Afrika ve Sahel olmak üzere Afrika'nın bazı bölgelerinde genişlemeye devam ediyor; "İslam Devleti Batı Afrika Vilayeti" ise Çad Gölü Havzası'ndaki varlığını daha da güçlendiriyor.
Grup Irak ve Suriye'de aktif ve etkinliklerini sürdürüyor. IŞİD-Horasan (IŞİD-K) Afganistan ve ötesinde büyük bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. IŞİD-K 19 Ocak'ta Kabil'de bir restoranda gerçekleşen terör saldırısının sorumluluğunu üstlendi.
Zouev, yapay zekâ ve diğer teknolojilerin, özellikle gençler ve çocukları hedef alarak radikalleşmeyi ve militan devşirmeyi körüklemek maksadıyla giderek daha fazla kullanıldığını, ticari uydu iletişim sistemlerinin ise düşük maliyetli ve güvenli iletişim için istismar edildiğini söyledi. Yeni teknolojilerin terörle mücadelede önemli fırsatlar sunduğunu, ancak bunların sorumlu kullanımının uluslararası hukuka tam uyum içinde teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kuzeydoğu Suriye kaygı alanlarının başında
Genel Sekreter tarafından belirlenen önceliklere değinen konuşmacı, kalygılarının üç alanda yoğunlaştığını söyledi:
▶ Kuzeydoğu Suriye'deki kamplar ve gözaltı tesislerindeki vahim koşullar ve güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş ihtiyacı;
▶ Afrika'nın bazı bölgelerinde kötüleşen güvenlik durumu, siyasi sahiplenme ve koordineli bölgesel müdahaleler gerekliliği;
▶ Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve kapsayıcı, ulusal olarak sahiplenilen önlemeye dayalı, tüm hükümeti ve tüm toplumu kapsayan yaklaşımlara duyulan gereksinim.
(AEK)

