Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, İsrail'in Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nde soykırım eylemlerini sürdürdüğü, işgal altındaki Batı Şeria'da ise savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlediği sonucuna ulaştı.

BM, Gazze'de 500 bin kişiye gıda yardımını durduruyor
Komisyonun 26 Ekim 2026'da yayımladığı yeni raporda, İsrail güçlerinin Filistinli sivilleri kasıtlı olarak hedef aldığı; imha, zulüm, işkence, tecavüz ve diğer cinsel şiddet biçimlerinin insanlığa karşı suç oluşturduğu belirtildi.
İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Doğu Kudüs ve İsrail'e ilişkin soruşturmaları yürüten komisyon, Gazze'deki ateşkesin sivillere yönelik ağır hak ihlallerini sona erdirmediğini vurguladı.
Rapora göre İsrail makamları, Gazze'deki Filistinlileri tamamen veya kısmen yok etme kastıyla soykırım niteliğindeki eylemleri sürdürdü.

Ateşkese rağmen saldırılar devam etti
Komisyon, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ardından Gazze'deki saldırıların sona ermediğini belirledi.
Raporda, İsrail ordusunun yoğun nüfuslu bölgelerde ağır mühimmat, insansız hava araçları, topçu ateşi ve keskin nişancılar kullanmayı sürdürdüğü ifade edildi.
Komisyon, özellikle İsrail ordusunun kontrolündeki bölgeler ile Filistinlilerin yaşadığı alanları ayıran ve "Sarı Hat" olarak adlandırılan sınır çevresindeki saldırılara dikkat çekti.
Soruşturmaya göre başlangıçta geçici bir ateşkes hattı olarak belirlenen Sarı Hat, giderek fiilî bir sınıra dönüşüyor. İsrail'in hattı Gazze'nin iç kesimlerine doğru genişletmesi, Filistinlilerin erişebildiği yaşam alanlarını daraltıyor.
Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, İsrail'in Gazze'deki toprak kontrolünü genişletmesinin, Sarı Hat'a yaklaşan veya hattı geçen Filistinli sivillerin öldürülmesi ve yaralanmasıyla sonuçlandığını söyledi.

Gazze’nin önce-sonra görüntüleri neyi gösteriyor, neyi gizliyor?
Hava saldırılarında 254 Filistinli öldürüldü
Raporda, 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da sivillere yönelik ölümcül güç kullanımının önemli ölçüde arttığı belirtildi.
Komisyonun verilerine göre 2008 ile 6 Ekim 2023 arasında Batı Şeria'da hava saldırılarında altı Filistinli öldürüldü.
7 Ekim 2023 ile 30 Eylül 2026 arasında ise aynı nedenle yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 254'e yükseldi.
Komisyon, İsrail ordusunun askerî operasyonları ile İsrailli yerleşimcilerin saldırılarının birbirini tamamlayan, yaygın ve sistematik bir saldırı örüntüsü oluşturduğu sonucuna vardı.
Raporda, Filistinlilerin milliyetleri, etnik kökenleri, cinsiyetleri ve yaşları nedeniyle ayrımcı biçimde hedef alındığı ifade edildi.
İşkence ve cinsel şiddet bulguları
Komisyon, Batı Şeria'da Filistinli sivillere yönelik işkence, tecavüz, üreme sağlığına yönelik şiddet ve diğer cinsel şiddet biçimlerinin daha geniş kapsamlı saldırıların parçası olduğunu belirledi.
Rapora göre bu uygulamalar, Filistinlileri yaşadıkları bölgelerden uzaklaştırmak, baskı altına almak ve toplumsal yaşamlarını istikrarsızlaştırmak amacıyla kullanıldı.
Komisyon, çocukların da özellikle hedef alındığını; İsrail güçlerinin Filistinli çocukların ölümüne, yaralanmasına ve ağır fiziksel veya ruhsal zarar görmesine neden olduğunu bildirdi.
Bu eylemler, çocuklara yaşları temelinde uygulanan zulüm kapsamında değerlendirildi.

MACBRIDE ÖDÜLÜ KISA LİSTESİ
BM Filistin Raportörü Albanese ve Gazze ablukasına karşı filolar barış ödülü adayı
34 bin 176 Filistinli yerinden edilmiş durumda
Rapora göre Ocak 2025'ten itibaren Batı Şeria'da yürütülen askerî operasyonlar, 1967'den bu yana bölgedeki en büyük zorla yerinden edilme dalgasına yol açtı.
Ağustos 2026 itibarıyla 34 bin 176 Filistinli evlerine dönememişti.
Komisyon, evlerin yıkılması, sivillerin öldürülmesi ve yaralanması ile yerleşimci saldırılarının Filistinlilerin yaşadıkları topraklardan uzaklaştırılmasına yönelik daha geniş bir stratejinin parçaları olduğunu belirtti.
Komisyon Başkanı Muralidhar, Filistinli sivillerin kasıtlı olarak öldürülmesi ve evlerinin yıkılmasının, İsrail'in sorumluluğu kabul etmemesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Muralidhar'a göre bu uygulamalar, Filistinlileri yerinden etmeye ve yaşam koşullarını sürdürülemez hale getirmeye yönelik bir stratejinin parçası.
Filistin Yönetimi de eleştirildi
Komisyonun raporunda yalnızca İsrail'in uygulamaları değil, Filistin Yönetimi'nin insan hakları sicili de değerlendirildi.
Raporda, Filistin güvenlik güçlerinin muhalif görüşlerini açıklayan kişilere yönelik baskılarının arttığı belirtildi.
Gazeteciler ve insan hakları savunucularının öldürüldüğü veya yaralandığı olaylara dikkat çekilen raporda, Filistin Yönetimi'nin güvenlik güçlerinin eylemlerine ilişkin etkili ve tarafsız soruşturmalar yürütmediği ifade edildi.
Komisyon, Filistin Yönetimi'ne insan hakları savunucularını hedef almaktan vazgeçme, ihlal iddialarını soruşturma ve mağdurlar için etkili başvuru yolları sağlama çağrısında bulundu.

DSÖ: Gazze’deki binlerce hasta tıbbi tahliye bekliyor
BM'den işgalin sona erdirilmesi çağrısı
Komisyon, İsrail'e Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Temmuz 2024 tarihli danışma görüşüne uyma çağrısı yaptı.
Raporda İsrail'in Filistin topraklarındaki hukuka aykırı işgalini derhal sona erdirmesi, yerleşimleri kaldırması ve el konulan Filistin topraklarını sahiplerine iade etmesi gerektiği belirtildi.
Komisyon ayrıca uluslararası topluma, Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını güvence altına alacak adımlar atma çağrısında bulundu.
BM daha önce de soykırım sonucuna ulaşmıştı
BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Eylül 2025'te yayımladığı raporda İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği sonucuna ulaşmıştı.
Yeni rapor, bu tespiti Ekim 2025'te başlayan ateşkes sonrasındaki gelişmeleri de kapsayacak biçimde genişletiyor.
Komisyonun bulguları, uluslararası yargı organlarınca verilmiş nihai bir mahkûmiyet kararı niteliğinde değil. Bununla birlikte uluslararası hukuk bakımından hesap verebilirlik süreçlerine dayanak oluşturabilecek soruşturma sonuçlarını içeriyor.
"Saldırıları durdur"
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dün (26 Ekim 2026) yayınladığı bir videoda, İsrail'e çağrıda bulundu. Türk, açıklamasında saldırıların durdurulmasını istedi.
UN Human Rights Chief @volker_turk calls for an end to #Israel’s aggressive operation in the #WestBank city of #Hebron, which forcibly displaced nearly 2,000 Palestinians, demolished homes and commercial property, and deprived residents of the ability to move freely. "Collective punishment is a grave violation of international law. Threats to empty and erase entire neighbourhoods also raise serious concerns of ethnic cleansing," Türk says. https://t.co/EGRf5Iw9vZ
— UN Human Rights (@UNHumanRights) October 26, 2026
Ne olmuştu?
İsrail ile Hamas arasındaki savaş, Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıların ardından başladı. Saldırılarda yaklaşık bin 200 kişi öldürüldü, 251 kişi rehin alındı. İsrail, saldırıların ardından Gazze Şeridi'ne yönelik geniş çaplı askerî operasyon başlattı.
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı'nın 26 Ekim 2026 tarihli verilerine göre, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 74 bin 559 Filistinli yaşamını yitirdi, 175 bin 727 kişi yaralandı. Bakanlık, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana da bin 559 Filistinlinin öldürüldüğünü, 5 bin 608 kişinin yaralandığını açıkladı. Enkaz altında ve ulaşılamayan bölgelerde bulunan kişilerin tamamına erişilemediği için gerçek can kaybının daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

Trump’ın Gazze Barış Kurulu’nun ilk inşaat ihalesi askeri üs için
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) 22 Ekim 2026 tarihli raporuna göre, ateşkese rağmen Gazze'de hava saldırıları, topçu atışları ve silahlı saldırılar devam etti. UNICEF'in aktardığı verilere göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden 22 Ekim'e kadar en az 351 çocuk öldürüldü.
İsrail'in saldırıları nedeniyle Gazze'de yüz binlerce Filistinli defalarca yerinden edilirken hastaneler, okullar, konutlar, su ve kanalizasyon altyapısı büyük ölçüde tahrip edildi. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, sivillere yönelik saldırılar, zorla yerinden etme, aç bırakma ve insani yardımların engellenmesine ilişkin çok sayıda ihlal belgeledi.
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Güney Afrika'nın İsrail'e karşı Soykırım Sözleşmesi kapsamında açtığı davada 2024 yılında geçici tedbir kararları verdi. Mahkeme, İsrail'e soykırım kapsamına girebilecek eylemleri önleme, insani yardıma erişimi sağlama ve delilleri koruma yükümlülüklerini hatırlattı. Bu kararlar, soykırım suçunun işlendiğine ilişkin nihai bir hüküm niteliği taşımıyor.

Trump anlaşmayı duyurdu: Hamas silah bırakacak, İsrail Gazze’den çekilecek
BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Eylül 2025'te yayımladığı raporda İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği sonucuna ulaştı. Komisyonun 26 Ekim 2026 tarihli yeni değerlendirmesi ise ateşkes sonrasında Gazze'de devam eden saldırılar ile işgal altındaki Batı Şeria'daki ağır hak ihlallerini kapsıyor. İsrail, soykırım suçlamalarını reddediyor.
Raporun tamamını buradan okuyabilirsiniz.
(FY)







