Hatay’da 6 Şubat 2023 depremlerinde İskenderun Devlet Hastanesi’nin A Blok’unun yıkılması sonucu 125 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturmada beklenen bilirkişi raporu dosyaya girdi. Depremin üzerinden 3 yıl 8 ay geçtikten sonra hazırlanan raporda, binanın deprem güvenliğinin yetersiz olduğunun yıllar önce tespit edildiği, buna rağmen hastanenin kullanılmaya devam edildiği belirtildi.

İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, hastanenin A Blok’u için 2012’de depreme dayanıklılık açısından olumsuz rapor hazırlandı.
2015’te binanın yıkılması için toplantılar yapıldı. 2016’da ise binanın deprem güvenliğinin yetersiz olduğunu belirten bir rapor hazırlanarak yıkım komisyonuna iletildi. Sağlık Bakanlığı da bu rapor doğrultusunda 2019’da yeni hastane binasının yapımını yatırım programına aldı.
Başsavcılık, soruşturma kapsamında Gazi Üniversitesi’nden seçtiği dört akademisyenden nihai bilirkişi raporu hazırlamasını istedi. Dosyaya sunulan raporda, binanın yapım sürecinde görev alan bazı kişiler ile yapının kullanımını sürdüren kurum yetkililerinin sorumlulukları ayrı ayrı değerlendirildi.
2012’de binanın göçme riski tespit edilmiş
Bilirkişi heyeti, inşaat mühendisi Levent Çeliktürk’ün 1 Temmuz 2012 tarihli teknik raporuna dikkat çekti. Raporda, hastanenin yatakhane, yemekhane, A Blok ve B Blok binalarının deprem güvenliğinin yetersiz olduğu ve tümünün “göçme durumu” performans seviyesinde bulunduğu belirtildi.

Bilirkişi heyeti, bu tespitlere rağmen hastanenin kullanımına devam edilmesine izin veren kurum yetkililerini asli kusurlu değerlendirdi. Raporda, binanın mevcut durumu ve önceki performans raporları birlikte ele alındığında, yapının hem teknik sorunlar taşıdığı hem de gerekli idari önlemlerin alınmadığına işaret edildi.
Yapım sürecindeki sorumluluklar da incelendi

ANKA Haber Ajansı’nın aktardığı bilirkişi raporunda, 8 Ocak 1986 tarihli yapı ruhsatında yapı sahibi olarak görünen Sosyal Sigortalar Kurumu ile yapı sorumlusu Müfit Tenmizil asli kusurlu bulundu.
Aynı ruhsatta imzası ve onayı bulunan dönemin İskenderun Belediyesi imar müdür vekili Azim Şahin, yüksek mimar Necdet Şimşek, mimar İbrahim Garbioğlu ve harita ve kadastro mühendisi Refik Mert ise kusursuz olarak değerlendirildi.
Raporda, 19 Şubat 1986 tarihli belgede fenni mesul olarak adı geçen Metin Demiray ile 7 Ekim 1987 tarihli dilekçede adı bulunan müteahhit Adil Özçırpıcı ve müteahhit, şantiye şefi ve fenni mesul Selahattin Tapanyiğit tali kusurlu bulundu.
Taşıyıcı sisteme müdahaleler ve korozyon tespiti

Bilirkişi heyeti, hastanenin yapısal sorunlarına ilişkin değerlendirmesinde malzeme kusurlarına, taşıyıcı sisteme yapılan müdahalelere ve binanın yaşına bağlı olarak donatılarda oluşan korozyona dikkat çekti. Raporda, alan açmak veya kapatmak amacıyla duvarların yerlerinin değiştirilmesinin de yapının davranışını etkilediği belirtildi.

Heyet, binanın göçme riski taşıdığını gösteren rapora rağmen kullanılmasının sürdürülmesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yapının ‘göçme durumu’ performans seviyesinde olduğuna dair bir rapor bulunmasına rağmen kullanımına devam edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, teknik gerekliliğin yanında idari gerekliliğin de yerine getirilmesi konusundaki tüm yasal sorumluluğun soruşturulması gerektiği düşünülmektedir.”
Raporda, yalnızca binanın teknik açıdan güvenli hale getirilmesi için gerekenlerin değil, gerekli idari önlemlerin alınmamasına ilişkin sorumlulukların da soruşturulması gerektiği vurgulandı.
(EMK)






