biamag’da bu hafta
biamag’ın bu hafta editörlüğünü Hikmet Adal üstlendi.
Cumartesi 00.00'da yayında olacak biamag’da dilin onarıcı gücünden mitlerin yeniden okunmasına, çocuk edebiyatından güncel siyasete, müzikten tiyatroya uzanan geniş bir seçki var. Yazılar hafıza, iktidar, dayanışma, toplumsal cinsiyet ve birlikte yaşama arayışını farklı coğrafyalar, sanat alanları ve kişisel deneyimler üzerinden ele alıyor.
Bu haftaki biamag’ın yazarları ve konuları şöyle:
Malfono Yusuf Beğtaş, Süryanicedeki kavramlardan hareketle “açıklayan ve onaran” ile “kaynaştıran ve bağdaştıran” bir dilin imkanlarını tartışıyor.
Atiye Kalkan, Medusa mitini iktidarın “hakikati” nasıl yeniden kurduğu sorusuyla birlikte okuyor. Medusa’nın canavarlaştırılmasından Pegasus’un ehlileştirilmesine uzanan anlatıyı, anaerkil kutsalların ataerkil düzen tarafından dönüştürülmesi, kadın bedeni, doğurganlık, şifa ve korku üzerinden yorumluyor.
Dursun Ege Göçmen, BİA Çocuk Kitaplığı’nda Züleyha Ersingün’ün Mucize romanını inceliyor. Sahile vuran bir yunusu kurtarmak için harekete geçen çocukların hikayesi üzerinden dostluk, dayanışma, empati ve umut…
Şevval Tufan, Maud Faverjon’un yazıp resimlediği çocuk kitabı Turuncu Şey’e bakıyor. Gizemli bir nesnenin ne olduğunu anlamaya çalışan hayvanların hikayesi… Merak etmenin ve soru sormanın yanı sıra paylaşma, sahiplenme ve farklı bakış açıları üzerine çocuklarla konuşmak için alan…
Rosalino Levantino, Henri Alleg’in Cezayir’de Fransız sömürge yönetiminin elinde gördüğü işkenceleri anlattığı Sorgu (La Question) kitabından uyarlanan Alberto Segre imzalı animasyon belgeseli yazdı.
Özgür Erbaş, anayasanın “delinip yamalandığı” yıllardan gazeteciliğin eski bir düsturuna uzanan ironik bir yolculuğa çıkıyor.
Arif Şentek, Nikaragua’da Daniel Ortega’nın seçimlerle ilgili sözleri etrafında başlayan tartışmayı Sandinist Devrim’den bugüne uzanan tarihsel bağlamıyla ele alıyor.
Hayrettin Özen, Babette Cole’un Kül Prensi kitabıyla klasik Sindirella masalının nasıl tersyüz edildiğini anlatıyor.
Diyar Saraçoğlu, Lübnanlı besteci, oyun yazarı ve komünist Ziad Rahbani’nin yaşamına ve mirasına kapsamlı bir portreyle bakıyor. Yazı Fairuz’un oğlundan “Doğu cazı”nın yaratıcısına, savaş Beyrut’undan Filistin dayanışmasına uzanıyor.
Yıldız Polat Taş, kapitalist hayatın bireyi yalnızlaştıran ve tüketiciye dönüştüren ilişkilerine karşı komün ve alternatif yaşam arayışlarını ele alıyor. Dayanışma, ortak üretim, paylaşım ve temas üzerinden başka türlü yaşamanın neden “ütopya” değil, kurulabilecek somut bir imkan olduğunu sorguluyor.
Şeyhmus Diken, şair Vecdi Erbay’ın yedi öyküden oluşan Sol Elin Hatırası kitabını yazıyor. Şiirsel bir dille kurulan öykülerde göç, yabancılık, dil, suskunluk ve geçmişin bugüne düşen gölgesi arasında dolaşıyor, Erbay’ın geçmişten tuttuğu aynayla bugünün “çözümsüzlük” haline bakıyor.
Ada Balcı, Beyoğlu’ndaki Kumbaracı50’nin “iş çıkışı tiyatro” deneyimini ve İki Kapılı? oyununu merkeze alıyor. Farklı mesleklerden insanların sahnede buluşmasının kolektif üretime, güvenli alanlar kurmaya ve insanın kendisiyle yüzleşmesine nasıl imkan verdiğini anlatıyor.
(HA)