Evrim Kepenek editörlüğündeki bu haftaki biamag, sinemadan edebiyata, siyasetten, tiyatroya uzanan geniş bir yelpazede yazılar, söyleşiler ve haberlerle okurla buluşuyor.
Bu hafta boyunca okuyabilmeniz için hazırladığımız yazı, söyleşi ve haberler şöyle:
Tuğçe Yılmaz, Z kuşağıyla aşkı ve Sevgililer Günü’ne bakışlarını konuştu: “Bence aşk biraz abartılmış bir şey. Özellikle bizden önceki kuşaklar için çok dramatik, hayatın merkezi gibi anlatılıyor. İki insan anlaşırsa yürür, anlaşmazsa biter. Ölüp bitmeye gerek yok.”
Özgür Erbaş, hevesin ileriye dönük bir duygu olduğunu söylüyor. Ama gerçekleşmeyen heves zamanla “umut”a dönüşüyor.
Deniz Yazgan, engelli bedene yönelen şiddetin bireysel kötülükten değil; normal kabul edilen beden ve zihin ideolojisinden kaynaklandığına dikkat çekiyor.
Nilgün Karataş, Carver’ın Katedral öyküsünü anlatıyor.
Lorin Melek Borak, Narin Güran cinayetine odaklanıyor: “Ben neden buradayım”
Habibe Şenol İnan, Hamnet’i gündeme taşıyor: Sanatın tesellisi
Selen Vargün Alıtkan, Kaotik trafiğin, hamaklarda yakalanan uykuların ve yükselen İngilizce hedeflerinin ülkesi Vietenam üzerine söyleşiyor.
Ahmet Caner Altay, Deniz Tapkan Cengiz’le “UMWELT” konuşuyor.
Nural Sümbültepe, “Hind Rajab’in Sesi” filmini anlatıyor.
Şeyhmus Diken, 14 Şubat’a dikkat çekiyor, karanfilli elmayı anlatıyor.
Ferdi Çiftçi, 2008 krizindeki “kriz bizi teğet geçti” söylemi üzerinden, toplumun yaşadığı sorunları içselleştirmeyip yüzeysel biçimde geçiştirdiğini anlatıyor.
Burak Sarı, kaygılar, engelliler ve hayat için yazmaya devam ediyor.
Murat Türker, "Elon Musk Unveiled: The Tesla Experiment "belgeseli üzerinden, teknoloji dünyasında “yenilik” söylemiyle meşrulaştırılan sorumsuzluk meselesine odaklanıyor.
Evrim Kepenek, Öznur Serçeler, Mert Fırat, Çağlar Yalçınkaya ile Moda Sahnesi'nin oyunlarından "Bütün Çılgınlar Sever Beni"yi konuşuyor.
NOT: Bu hafta 14 Şubat Sevgililer Günü ve Dünya Öykü Günü'ne denk gelen MAG'da bir dinleme önerisi de paylaşıyoruz.
(EMK)

