ABD'de 3 Kasım ara seçimlerinin ardından Demokrat Parti'nin Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazanması, partinin bundan sonraki siyasal ve toplumsal yönelimine ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. Vermont bağımsız Senatörü Bernie Sanders, seçimlerin ardından yayımlanan konuşmasında Cumhuriyetçilerin yenilgisini otoriterliğe karşı kazanılmış önemli bir başarı olarak değerlendirirken Demokratlara da kapsamlı bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm programı önerdi.
Sanders'a göre Amerikan toplumunda yalnızca Trump yönetimine değil, siyasal kurumların büyük sermayenin çıkarlarına göre işlemesine karşı da yaygın bir hoşnutsuzluk var. Demokratların görevi bu hoşnutsuzluğu seçim kazanmakla sınırlamak değil; gelir ve servet eşitsizliğini azaltacak, sağlık, eğitim, barınma ve sosyal güvenliği kamusal haklar olarak güvence altına alacak politikaları hayata geçirmek.
Konuşmanın merkezinde, demokratik kurumlara güven kaybıyla ekonomik eşitsizlik arasındaki ilişki bulunuyor. Sanders, milyarderlerin siyasetteki belirleyici gücü kırılmadıkça ve çalışanların yaşam koşulları değişmedikçe seçim başarısının kalıcı bir demokratik dönüşüm sağlamaya yetmeyeceğini savunuyor. Sanders'ın konuşmasının önemli bölümlerinin çevirisini paylaşıyoruz.
The American people spoke loudly and clearly on Tuesday. The new Democratic majority cannot continue the same old, same old establishment policies. Working families want change, REAL change, and that’s what Democrats must deliver. https://t.co/gCbDLLQM4O
— Bernie Sanders (@BernieSanders) November 5, 2026
* * *
"Trump'ı yenmek önemli, ama yeterli değil"
[...] İster hoşumuza gitsin ister gitmesin, Amerikan tarihinde benzeri görülmemiş bir dönemden geçiyoruz. Ülkemiz olağanüstü krizlerle karşı karşıya. Demokratlar ocakta Kongre'de çoğunluğu devraldıklarında, bu krizlerden kaçamayız, kaçmamalıyız. Onlarla yüzleşmek zorundayız.
ABD'de ve dünyanın her yerinde insanların demokrasiye olan inançlarını kaybetmeye başladıkları bir sır değil. Peki neden? Yanıt şu: Yalnızca Amerika'da değil, dünyanın her yerinde emekçi aileler sofralarına yemek koymakta ve en temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekerken en zengin insanlar daha da zenginleşiyor.
Ülkemizin her yerinde ve başka pek çok ülkede sıradan insanlar şu soruları soruyor: “Acaba hükümetimiz bizim varlığımızın farkında mı? Seçilmiş temsilcilerimiz bizim yaşadığımızı biliyor mu? Yoksa zenginlerin ve güçlülerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmekten başka hiçbir şeye zamanları mı yok?” Bu bir Amerikan sorunu. Ama gerçekte uluslararası bir sorun.
Bana göre Amerikan halkının artık tahammülü kalmadı. İnsanlar gerçek değişim istiyor. Hayatlarını köklü biçimde iyileştirecek cesur politikalar talep ediyor. Dünyanın en zengin ülkesinde Amerikan halkı, milyarder seçim bağışçıları için değil, emekçi aileler için çalışan bir hükümet istiyor.
[...] Ne demek istediğimi ve hangi sorunlarla yüzleşmemiz gerektiğini bazı örneklerle açıklayayım.
Milyarderlerden servet vergisi alınmalı
Bugün ülkemizde gelir ve servet eşitsizliği benzeri görülmemiş boyutlara ulaşmış durumda. En zengin yüzde 1, toplumun en alttaki yüzde 93'ünden daha fazla servete sahip. Tek bir insan, Elon Musk, Amerikan hanelerinin en alttaki yüzde 53'ünün toplamından daha fazla servete sahip. Bana göre bu delilik. Amerikalıların çoğunun da aynı şeyi düşündüğüne inanıyorum.
Demokratlar ocak ayında Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü ele geçirdiklerinde bu korkunç eşitsizliği görmezden gelemezler. En zenginlerin açgözlülüğüne ve olağanüstü servetlerine meydan okumak zorundayız[...]
Milyarderlerin kamyon şoförlerinden ya da hemşirelerden daha düşük efektif vergi oranlarıyla vergilendirildiği bir dönemde, milyarderlerin servetinden yüzde 5 vergi almalıyız. Böylece ülkedeki her dört kişilik emekçi ailesine doğrudan 12 bin dolar ödeme yapabiliriz. Yani dört kişilik bir emekçi aileyseniz, ailenin her ferdi için 3 bin dolar, toplamda 12 bin dolar alacaksınız.
Dahası, milyarderlerden alınacak bu vergilerle dar gelirliler için ve uygun fiyatlı 7 milyon konut inşa edebiliriz. Devlet üniversitelerini ve yüksekokullarını ücretsiz hale getirebiliriz. 13 milyon çocuk için evrensel ve ücretsiz çocuk bakım hizmeti sağlayabiliriz. İşte milyarderlerden alınacak bir servet vergisiyle bunları yapabiliriz.
Demokrasi milyarderlerin seçimleri satın alması değildir
[...] Elon Musk ve milyarder arkadaşları son seçimlere rekor düzeyde, 2 milyar dolar para akıttılar. Bu akıl almaz bir durum. Amerikan halkı Kongre'nin Citizens United kararını etkisiz hale getirmesini, sınırsız büyük seçim harcamaları yapan Super PAC örgütlerini ortadan kaldırmasını ve seçimlerin kamu kaynaklarıyla finanse edilmesini istiyor.
Demokrasi, milyarderlerin seçimleri satın alması değil, her kişinin bir oyu olması demektir.
Sağlık hizmeti ayrıcalık değil, insan hakkıdır
[...] 90 milyondan fazla Amerikalının ya sağlık sigortası yok ya da sigorta kapsamı yetersiz. Her yıl yarım milyondan fazla insan sağlık borçları nedeniyle iflas ediyor. Reçeteli ilaçlara dünyadaki en yüksek fiyatları ödüyoruz. Ve trajik bir biçimde, her yıl 60 binden fazla Amerikalı tıbbi bakım masraflarını karşılayamadığı için önlenebilir nedenlerle hayatını kaybediyor. Bu nasıl bir acımasızlıktır?
Evet, 15 milyon Amerikalının sağlık güvencesini kaybetmesini önlemek için Trump'ın Medicaid ve Uygun Fiyatlı Sağlık Hizmetleri Yasası'nda yaptığı toplam 1 trilyon dolarlık kesintileri geri almalıyız. Evet, 20 milyon Amerikalının sağlık sigortası primlerindeki korkunç artışları önlemek için bu yasa kapsamındaki vergi indirimlerini yeniden yürürlüğe koymalıyız.
[...] Amerikan halkının yüzde 66'sının desteklediği, herkes için kamusal sağlık güvencesi sağlayacak Medicare for All (Herkese Sağlık Hizmeti) yasasını kabul etmek demektir.
İlk ve acil adım olarak Demokratlar, Medicare'e hak kazanma yaşını 65'ten 55'e indirmelidir. Medicare kapsamını diş, göz ve işitme sağlığı hizmetlerini de içerecek şekilde genişletmelidir. Doğumdan 19 yaşına kadar her çocuğa evrensel sağlık güvencesi sağlamalıdır. Bütün bunlar Senato'da bütçe uzlaştırma sürecinden yararlanılarak 51 oyla gerçekleştirilebilir.
Yapay zekânın geleceğini teknoloji oligarkları belirleyemez
Bugün Amerika'da büyük teknoloji oligarkları, neredeyse hiçbir düzenleyici denetim olmaksızın yapay zekâya ve robotik teknolojilere trilyonlarca dolar yatırıyor [...]
Denetimsiz bırakılırsa yapay zekâ ve robotik teknolojiler on milyonlarca işi ortadan kaldıracak, çocuklarımızın ruh sağlığını ağır biçimde etkileyecek, mahremiyet haklarımızı yok edecek, elektrik fiyatlarını artıracak, su kaynaklarını zorlayacak ve savaşın niteliğini değiştirecek. Yapay zekâ insanlardan daha zeki hale gelir ve insan denetiminden çıkarsa insanlığın varlığını tehdit eden bir tehlikeye de dönüşecektir.
Bir avuç büyük teknoloji milyarderinin, bu tehlikeli teknolojiyi bize dayatarak daha da zenginleşmesine ve güçlenmesine izin veremeyiz. Demokratlar, yapay zekâ veri merkezlerinin kurulmasına ülke çapında moratoryum getirmelidir. İleri yapay zekâ geliştirme faaliyetlerini duraklatmalı ve süperzekâyı yasaklamalıdır.
[...] Seçimlerde ülkemizin dört bir yanındaki onlarca yerleşimde yurttaşlar veri merkezi inşaatlarına moratoryum uygulanması yönünde oy kullandı. Başka bir deyişle veri merkezlerine moratoryum getirilmesi tam olarak Amerikan halkının istediği şeydir.
Asgari ücret en az 20 dolar olmalı, sendikal örgütlenme kolaylaştırılmalı
[...] Saatte 7,25 dolar olan federal asgari ücret, insanı açlığa mahkûm eden bir ücrettir. Demokratlar bunu saatte en az 20 dolarlık yaşanabilir bir ücrete yükseltmelidir. Ayrıca PRO Yasası'nı çıkararak işçilerin sendika kurmasını ve sendikalarda örgütlenmesini kolaylaştırmalıdır. Bir iş, insanları yoksulluğa mahkûm etmemeli, yoksulluktan kurtarmalıdır.
Her çalışanın güvenceli bir emekliliğe hakkı var
Ülkemizde bugün yaşlıların üçte biri ekonomik güçlük içinde. Yüzde 20'den fazlası yılda 15 bin doların altında bir gelirle hayatta kalmaya çalışıyor. Yaşlı Amerikalıların neredeyse yarısının emeklilik için hiçbir birikimi yok. Onurlu bir biçimde nasıl emekli olabileceklerini bilmiyorlar.
Bu arada Elon Musk, Sosyal Güvenlik sistemine yılda 184 bin 600 dolar kazanan bir kişiyle aynı miktarda prim ödüyor. Bu saçmalık.
Sosyal Güvenlik prim vergisini, sermaye kazançları ve temettüler de dahil olmak üzere, 250 bin doların üzerindeki bütün gelirlere uygularsak yıllık emekli yardımlarını 2 bin 400 dolar artırabiliriz. Milyonlarca yaşlıyı yoksulluktan kurtarabiliriz. Hayat pahalılığına göre yapılan emekli aylığı artışlarını iyileştirebiliriz. Sosyal Güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini gelecek kuşaklar boyunca güvence altına alabiliriz [...]
İran'daki savaş sona ermeli, İsrail'e mali destek kesilmeli
Şunu açıkça söylemek istiyorum: Bugün Amerika'da orduya, bizden sonra gelen altı ülkenin toplamından daha fazla para harcıyoruz. Muazzam israfa, dolandırıcılığa ve kaynakların kötüye kullanılmasına rağmen Pentagon bağımsız mali denetimlerde defalarca başarısız oldu ve trilyonlarca dolarlık harcamanın hesabını veremiyor.
Üstelik bütün bunlar yetmezmiş gibi Trump bizi İran'da yüz milyarlarca dolara mal olacak yasa dışı ve Anayasa'ya aykırı bir savaşa sürükledi. Bu felaket niteliğindeki savaşı sona erdirmeliyiz. İsrail'deki soykırımcı hükümete sağlanan bütün mali desteği kesmeliyiz. Askeri harcamaları önemli ölçüde azaltmalıyız.
Şişirilmiş Pentagon bütçesine ve sonu gelmeyen savaşlara 1,1 trilyon dolar akıtmak yerine Demokratların kontrolündeki Kongre, hiçbir öğretmenin yılda 60 bin dolardan az kazanmadığı, dünyanın en iyi kamusal eğitim sistemini kurmalıdır.
ICE'nin baskılarına son verilmeli, göçmenlere yurttaşlık yolu açılmalı
Trump göreve geldiğinden beri Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi, yani ICE görevlileri Amerikan yurttaşlarını soğukkanlılıkla vurdular, insanları gözaltına almak için evlerin kapılarını kırdılar ve beş yaşındaki çocukları gözaltı merkezlerine gönderdiler.
Bu eylemler yalnızca ahlaksızca ve utanç verici değil; Anayasa'ya da aykırı. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin Trump'a ülke içindeki ordusunu finanse etmesi için verdiği 75 milyar dolarlık kaynağı derhal iptal etmelidir.
Yalnızca ekonomik adalet için değil, demokrasiyi yeniden umut haline getirmek için de mücadele
[...]
Amerikan tarihinde öyle bir dönemdeyiz ki, birçok insan demokrasiye olan güvenini kaybediyor. İnsanlar her gün hayatta kalmak için mücadele ediyor. Aynı anda milyarderler bin ömür boyunca harcayamayacakları kadar büyük servetlere sahipler ve her geçen gün daha da zenginleşiyorlar.
Dolayısıyla bugün sözünü ettiğimiz mücadele yalnızca ekonomik adalet mücadelesi değil. Aynı zamanda Amerikan halkına yeniden umut verme mücadelesi. İnsanların hükümetlerinin gerçekten kendileri için çalışabileceğini, karşı karşıya oldukları krizleri çözebileceğini anlamalarını sağlama mücadelesi.
Hükümetin yalnızca çok ama çok zengin seçim bağışçılarının değil; bu ülkede geçim mücadelesi veren kadınların, erkeklerin ve çocukların ihtiyaçlarıyla ilgilenmesini sağlama mücadelesi.
Bana göre Demokratların ocak ayında Kongre çoğunluğunu devraldıklarında yapmaları gereken tam olarak budur. Bunu yapabiliriz. Bunu yapmak zorundayız. Ve bunun gerçekleşmesini sağlamak için hepinizle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Bilgi Kutusu | Bernie Sanders: Demokrat Parti'nin sosyalist müttefiki

Bernie Sanders (1941, Brooklyn), ABD'deki "demokratik sosyalist" siyasetin en tanınmış temsilcilerinden ve Demokrat Parti'de geleneksel yönetim kadrolarına karşı gelişen ilerici hareketin başlıca siyasal referanslarından biridir.
Sanders, Demokrat Parti üyesi değil. Vermont eyaletinden bağımsız senatör olarak görev yapıyor; ancak Senato'da Demokratlarla birlikte hareket ediyor. 1981'de Burlington Belediye Başkanı seçilmesiyle başlayan siyasal kariyerini 1991'den itibaren Temsilciler Meclisi'nde, 2007'den itibaren de Senato'da sürdürdü.
Demokrat Parti'nin kurulu düzeniyle çatışması
Sanders'ın 2016 ve 2020'de Demokrat Parti başkan adaylığı için yürüttüğü kampanyalar, partinin merkez yönetimini soldan zorlayan kitlesel bir siyasi hareketin ortaya çıkmasını sağladı. 2016'da Hillary Clinton'a, 2020'de Joe Biden'a karşı yürüttüğü ön seçim kampanyalarında büyük sermayenin seçimler üzerindeki etkisini, gelir eşitsizliğini, sağlık ve eğitim hizmetlerinin piyasalaştırılmasını tartışmanın merkezine taşıdı.
Sanders, Demokrat Parti'nin büyük şirket bağışçılarına, Wall Street'e ve profesyonel seçim kampanyası aygıtına bağımlılığını sürekli eleştirdi. Ona göre partinin Cumhuriyetçilerden ayrılması için yalnızca kültürel ve siyasal haklar alanında farklı politikalar benimsemesi yeterli değil; çalışanların ekonomik çıkarlarını da büyük sermayenin çıkarlarının önüne koyması gerekiyor.
Sanders'ın stratejisi, Demokrat Parti'den tamamen kopup ayrı bir sosyalist parti kurmaktan ziyade partinin ön seçimlerini ve geniş seçmen tabanını kullanarak kurulu düzene karşı aşağıdan bir siyasal hareket geliştirmeye dayanıyor. Bu yönelim, ABD sosyalistleri arasında da bağımsız sınıf siyaseti ile Demokrat Parti içinden müdahale arasında süregelen bir tartışma konusu.
Sosyalistlerin ana akım siyasete dönüşü
Sanders'ın en belirgin tarihsel etkilerinden biri, ABD'de uzun yıllar marjinal sayılan sosyalist ve demokratik sosyalist fikirlerin ulusal ölçekte tartışılmasını sağlaması oldu. 2016 kampanyasıyla birlikte Amerika Demokratik Sosyalistleri'nin (DSA) üye ve örgütlenme tabanı büyüdü. Sosyalist gençler, sendika aktivistleri ve yerel hareketler başkanlık ön seçimlerinden Kongre ve belediye seçimlerine kadar genişleyen bir siyasal mücadele alanında görünürlük kazandı.
Alexandria Ocasio-Cortez ve Zohran Mamdani gibi demokratik sosyalist siyasetçilerin yükselişi de bu genişleyen hareketin sonraki evreleriyle bağlantılı. Bu gelişme, ABD'de sosyalistlerin yalnızca mevcut düzene dışarıdan muhalefet eden dar çevreler olmaktan çıkarak seçimler, yasama organları ve yerel yönetimler aracılığıyla ana akım siyasete doğrudan müdahale etmesinin önünü açtı.
Bununla birlikte Sanders'ın programı, üretim araçlarının kapsamlı toplumsallaştırılmasından çok, güçlü kamusal hizmetler, yeniden bölüşüm, sendikal haklar ve milyarderlerin ekonomik ve siyasal güçlerinin sınırlandırılması üzerinde yükseliyor. Bu kapsamıyla sosyalist hareket içinden, programının kapsamlı bir sosyalist dönüşümden ziyade sosyal demokrat reformlarla sınırlı kaldığı yönünde eleştiriler de alıyor.
2026 seçimlerinden sonra Sanders'ın konumu
Sanders, Demokratların Kongre çoğunluğunu yeniden kazanmasının ardından bu zaferin parti yönetiminin mevcut çizgisini onaylayan bir sonuç olarak yorumlanmasına karşı çıkıyor. Seçimin, büyük sermayenin gücüne müdahale edecek bir program için değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
(AEK)

