Hak savunucuları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri tarafından eziyet edilerek Belgrad Ormanı’ndan alınan köpekler için yarın (14 Şubat) saat 14.00’da İBB binası önünde bir araya gelecek.
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi’nin çağrı metninde, sokakta yaşayan köpeklerin yaşam hakkının yok sayıldığı savunularak, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) belediyelerinin “yasal zorunluluk” iddiasıyla uygulamaları hayata geçirdiği ifade edildi.
“İstanbul, ölüm politikalarının normalleştirildiği bir kent olmayacak”
İnisiyatif, çağrı metninin devamında şöyle dedi:
“Muhalefet iddiasıyla seçilip iktidarın kanlı yasasını uygulamak, siyasal tutarlılık değil; açık bir eklemlenme ve ölüm siyasetini yerelde tahkim etme pratiğidir. Yaşamı kategorize eden, sokakta yaşayan köpeklerin yaşam hakkını tartışmaya açan ve fiilen yok sayan anlayış, bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve CHP yönetimi eliyle belediye pratiğine dönüşmüştür. ‘Yasal zorunluluk’ söylemini kalkan haline getiren CHP’li belediyeler ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hayvanlara yönelik tecrit ve yok sayma politikalarını sahada en sert biçimde uyguluyor.
“Muhalefet olmak, iktidarın en sert yasasını sahada uygulamak değildir. Muhalefet olmak, o yasaya karşı açık bir tutum sergilemektir. Bu şehir, yaşam ve özgürlük hakkının yok sayıldığı bir yönetim anlayışına teslim edilemez. Hiçbir belediye, hiçbir parti, yaşamı kategorize etme yetkisine sahip değildir. İstanbul, ölüm politikalarının normalleştirildiği bir kent olmayacak.”

Ankara Üniversitesi’nde köpekler toplatıldı
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi hakkında
2019 yılında hayatını kaybeden Burak Özgüner’in annesi Eray Özgüner’in 22 Ocak 2021 tarihinde yaptığı çağrı ile bir araya gelen, hayvan haklarını odağına alarak eşit, adil ve yaşanabilir bir dünya için çalışan, üreten aktivistler, sivil toplum örgütü temsilcileri ve araştırmacılar tarafından kuruldu:
“Amacımız, Türkiye’de ve dünyada giderek hızlanmakta olan ekolojik yıkıma, hayvan, insan, işçi, kadın, çocuk, engelli, LGBTİ+, çevre ve yaşam hakları ihlallerine, iklim krizine, artan toplumsal şiddete, ayrımcılığa, emniyetsizliğe karşı hayvan haklarını kapsayan, katılımcı ve dönüştürücü bir eşitlik, özgürlük, barış, hak ve adalet söylemi ve siyaseti geliştirmek.”
(HO/TY)

