Cumartesi Anneleri/İnsanları, zorla kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek için 1125. hafta buluşmasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Kayıp yakınları ve hak savunucuları bu haftaki buluşmada, 19 Ekim 1995’te İstanbul Avcılar’daki evinin önünden götürüldükten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Fehmi Tosun’un akıbetini sordu. Cumartesi Anneleri/İnsanları adına açıklamayı İkbal Eren okudu.
Eren, Tosun dosyasında tanıklar ve deliller bulunmasına, ulusal ve uluslararası hukuk yollarına başvurulmasına rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediğini ve sorumluların yargılanmadığını söyledi.
31 yıldır soruyoruz: Fehmi Tosun nerede? #CumartesiAnneleri1125Hafta https://t.co/jZ7VUHiICI
— Cumartesi Anneleri (@CmrtesiAnneleri) October 17, 2026
Fehmi Tosun’a ne oldu?
Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın açıklamasına göre 35 yaşındaki, beş çocuk babası Fehmi Tosun, 19 Ekim 1995 sabahı yakın arkadaşı Hüseyin Aydemir ile Avcılar’daki evinde kahvaltı yaptı. İki arkadaş daha sonra evden ayrıldı.
Aynı günün akşamında silahlı, telsizli ve sivil giyimli üç kişi, Tosun’u beyaz bir Renault araçla evinin önüne getirdi.
Eşini ve çocuklarını gören Tosun, öldürüleceğini söyleyerek yardım istedi. Ailesi yanına koştu ancak Tosun zorla araca bindirilerek götürüldü. Olayı mahalle sakinleri de gördü.
Hanım Tosun, Avcılar Karakolu’na giderek eşinin kaçırıldığını bildirdi ve aracın plakasını polise verdi. Açıklamaya göre polisler plakayı kontrol edip bazı telefon görüşmeleri yaptıktan sonra herhangi bir işlem yapmadı.
Hanım Tosun ve İnsan Hakları Derneği (İHD) olayın aydınlatılması için yasal yollara başvurdu. Ancak yetkililer Fehmi Tosun’un gözaltına alındığını reddetti.
O günden sonra Tosun’dan ve aynı sabah birlikte evden ayrıldığı Hüseyin Aydemir’den haber alınamadı.

CUMARTESİ ANNELERİ/İNSANLARI 812. HAFTA
Üç kuşak Fehmi Tosun’u arıyor: Bu bir insanlık suçu
Dosya zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı
Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın açıklamasında, 2003’te sonuçlanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sürecinde Türkiye hükümetinin soruşturmanın yetersiz kaldığını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi bakımından ihlal bulunduğunu kabul ettiği hatırlatıldı.
Buna rağmen Tosun’un akıbetini ortaya çıkarmak ve sorumluları belirlemek amacıyla etkili bir soruşturma yürütülmediğini belirten Eren, dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle verilen takipsizlik kararıyla kapatıldığını söyledi.
Ailenin bu karara yönelik itirazları reddedilirken, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurudan da sonuç alınamadı.
Eren, hükümetin ihlali kabul etmesinin ve tazminat ödemesinin adaletin yerini tutmadığını belirterek, AİHM kararlarının devletlere etkili soruşturma yürütme ve sorumluların hesap vermesini sağlama yükümlülüğü getirdiğini söyledi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1125. haftada hükümete Fehmi Tosun’un akıbetinin açıklanması ve kaybedilmesinden sorumlu kişilerin belirlenerek yargılanması için zamanaşımına başvurulmaksızın gerekli adımların atılması çağrısı yaptı.
Hanım Tosun: Arşivlerinizi açmak zorundasınız
Buluşmada konuşan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun da yıllardır Galatasaray Meydanı’nda adalet talep ettiklerini söyledi.
Meydandaki polis bariyerlerine tepki gösteren Tosun, kayıp yakınlarının hakikat ve adalet talep ettiğini şu sözlerle belirtti.
Eğer gerçekten adaletten bahsediyorsanız Galatasaray'a bakın. Neden bu bariyerleri burada kurdunuz? Neden bariyerlerin önündeyiz? Biz burada adaletten, hukuktan bahsediyoruz. Biz burada kimseye hakaret etmiyoruz. Biz gerçekleri konuşuyoruz. Biz kayıplarımızı istiyoruz. Onlara ne oldu, nereye gömdünüz? Binlerce kayıptan bahsediyoruz. Biz adalet istiyoruz. Gizlenen dosyalar var. Numaraları devletin arşivlerinde, Meclis’inde duruyor. Bunu çok iyi biliyoruz. Eğer barıştan adaletten bahsediyorsanız önce Cumartesi Anneleri’nden bahsedeceksiniz. Bir an önce bir mezar taşı bize göstermek zorundasınız. Arşivlerinizi açmak zorundasınız.
Faillerin yargılanmasını isteyen Tosun, kayıpların akıbeti ortaya çıkarılana kadar Galatasaray Meydanı’ndaki mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Buluşma, karanfillerin Galatasaray Meydanı’na bırakılmasıyla sona erdi.
(NÖ)

