Suriye geçici hükümetine bağlı güçlerin, Halep’in kuzeyindeki Kürt mahalleleri Şeyh Maksud/Şêx Meqsûd ve Eşrefiye’ye yönelik saldırıları üçüncü gününe girdi.
Londra merkezli muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), saldırılarda ölen sivillerin sayısının 10’a yükseldiğini açıkladı.
Türkiye sosyalist hareketinden bazı örgütler ve feministler, sivil ölümlere dikkat çekerek ve saldırıların Türkiye’deki çözüm sürecine zarar verdiğini belirterek operasyonun derhal durdurulmasını talep etti.

Şam yönetimi, Halep’teki Kürt mahallelerini ‘askeri hedef’ ilan etti
Bu kapsamda öne çıkan bazı açıklamalar, kısaca şöyle:
Türkiye İşçi Partisi (TİP): “SDG ve Şam’daki yönetim arasında varılan 10 Mart Mutabakatı’nın ardından Nisan 2025'te SDG’nin askeri güçlerinin mahallelerden çekilmesi ile varılan uzlaşıyı yıkan HTŞ’nin askeri operasyona girişmesi hem Kürt halkının varlığına hem tüm Suriye halklarının güvenliğine ve huzuruna yönelik bir saldırıdır. HTŞ ve diğer cihatçı örgütlerin ve onların dış destekçilerinin körüklediği savaş ve çatışmanın bir ‘çözüm’ olmadığı unutulmamalıdır. HTŞ derhal saldırılarını durdurmalıdır.”
Emekçi Hareket Partisi (EHP): “Suriye Demokratik Güçleri’nin Suriye ordusuna entegrasyonunun tartışıldığı, çözüm ve temas arayışlarının gündemde olduğu süreçte Kürtleri hedef alan bu saldırılar, diyalog ve çözüm ihtimalini baltalamakta, Suriye’nin geleceğinde kurulabilecek, halkların eşit ve özgür birlikteliğini yok etmektedir. Suriye’de yaşanan saldırıların en büyük sorumlularından biri, bölgesel hesaplarla bu grupları destekleyen AKP iktidarıdır.”

MSB: Suriye’nin talep etmesi halinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP): “IŞİD artığı HTŞ’nin Rojava başta olmak üzere Kürt halkına, Alevilere, Dürzilere ve farklı ulus ve inanç gruplarına dönük saldırıları ve tehditleri yeni değildir. Cihatçı çeteler halklarımıza boyun eğdirmek için her türlü saldırı yöntemine başvurmaktadır ancak başarıya ulaşamayacaktır. Bölgesel gericiliğin ve işbirlikçi rejimlerin saldırılarına karşı halklarımızın özgürlük mücadelesi kazanacak. Özgürlüğü kazanmak için birleşik halk direnişini büyütelim.”
Sosyalistler Partisi (SOLDEP): “HTŞ’ye ve cihatçı teröre son verilmeli. Suriye sahasında Colani’ye bağlı çeteler, Kürtlere, Alevilere, Dürzilere, Süryanilere saldırmaya devam ediyor. Son örneği ise Halep’teki Kürt mahalleleri oldu. Ne emperyalistler ne de cihatçılar barışı sağlayamaz.”
UMUT-SEN: “Suriye’deki fiili HTŞ yönetiminin silahlı güçleri ve cihatçı çeteler Halep’teki Kürt mahalleleri Eşrefiye ve Şeyh Maksud’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Saldırılarda şu ana kadar sivillerin öldürüldüğü onlarca yaralının olduğu duyuruldu. Emperyalistler bölgedeki işbirlikçileri tarafından yıllarca desteklenip iktidara hazırlanan mezhepçi cihatçı çeteler iktidarı aldıklarından bu yana onlarca katliam gerçekleştirdi. Katliamlarına bir yenisini daha eklemekle tehdit eden cihatçı çetelere karşı Suriye halklarının yanındayız.”

İsrail’den Halep açıklaması: Uluslararası toplum, IŞİD’le mücadele eden Kürtlere karşı borçlu
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: “İktidar sahipleri, sivillerin, çocukların canı üzerinden İsrail’le, Amerika’yla coğrafi paylaşım pazarlıkları mı yapıyor, elini mi güçlendiriyor? Sınırın ötesinde, Suriye’de, Kürtlerin yaşadığı mahallelerde halkın canını koz olarak mı kullanıyor? Biz kadınlar bu pazarlıkların karşısında, barışın yanındayız. Bizim barıştan anladığımız, Halep’teki kadim Kürt mahallelerini rehin alarak Suriye’nin geleceğini dikte etmek değil.
“Türkiye’de barış derken Suriye’de Kürtleri tehdit olarak algılamak, haklarını ellerinden almak için Amerika’yla pazarlık etmek, küresel güç oyununda en yakınındakini ezmek, barışı bile Kürtlere, ezilenlere hakkını vermemek için bir silaha çevirmek değil. Bugün yanı başımızda, halklara, kadınlara eşitliği hak görmeyen cihatçı güçler, 300 bine yakın sivilin yaşadığı bir bölgeye bombalar yağdırıyor. Bunu yaparken Türkiye’de iktidar sahiplerinin bitmek bilmeyen tehditlerine, küresel güç odaklarının onayına dayanıyor. İnsanları evinden etmeye, nüfusu dizayn etmeye kalmak, zorunlu göçe zorlamak emperyalist bir girişimdir, insanlık suçudur. Kadınlar olarak bir kez daha bu savaşa, yanı başımızdaki emperyalizme hayır diyoruz. Daha fazla sivil, kadın, çocuğun kaybına, Kürtlerin kadim mahallelerinden sürülmesine, yerinden edilmesine karşı, bombaların bir an önce durması için ses çıkarıyoruz!” (TY)








