Barış Vakfı, TBMM’nin yeni yasama yılında demokratik çözüm, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık için gerekli yasal ve anayasal düzenlemeleri yapması çağrısında bulundu. Vakıf, çözüm sürecinin yol haritasının Meclis’te hazırlanmasını istedi.

MGK bugün toplanıyor: Gündemde süreç, Ukrayna ve İran var
Türkiye’nin yeni çözüm sürecinin ikinci yılının arifesinde “tarihi bir eşikte” olduğunu belirten Vakıf açıklamasında, yıllardır süren Kürt sorunundan kaynaklanan çatışma, toplumsal ayrışma ve acıların ardından silahların ve şiddetin siyasal ve toplumsal yaşamdan çıkarılması, Kürt sorununun çözülmesi ve kalıcı barışın inşa edilmesi için yeni bir imkân oluştuğunu belirtildi.

Abdullah Öcalan: Cumhuriyet demokratikleşmezse, entegrasyon da gerçekleşmez
“28. dönem 4. yasama yılı barış yılı ilan edilmeli”
Açıklamada, Kürt sorununun kök nedenlerinin ortadan kaldırılması, demokratik siyasetin güçlendirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve eşit yurttaşlığın hayata geçirilmesi için kapsamlı yasal ve anayasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu belirtildi.

Meclis barışa açılmalı
Barış Vakfı, önümüzdeki bir yıl boyunca Meclis’in yasama faaliyetlerinin merkezine “demokratik çözüm, toplumsal barış, eşit yurttaşlık, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve demokratik siyasetin güvence altına alınması” başlıklarının konulmasını istedi.
İzleme Komisyonu kurulması çağrısı
Açıklamada, kabul edilen yasanın gereği olarak TBMM bünyesinde bir İzleme Komisyonu kurulması talep edildi.
Komisyonun daha önce örnekleri görülen ihtisas dışı/istisna komisyonlar gibi tasarlanması gerektiğini belirten açıklamada, çalışmaların sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve uzman akademisyenlerin anlamlı katılımını sağlayacak şekilde yürütülmesini gerektiğine yer verildi.

Pervin Buldan: Somut adımların atılacağı bir sürece gireceğiz
“Çatışma dilinin yerini barış dili almalı”
Barışın yalnızca çatışmaların sona ermesi anlamına gelmediğini belirten Vakıf, barışı insanların kendisini güvende hissetmesi, düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi, siyasal yaşama eşit koşullarda katılabilmesi ve kimliği, dili, kültürü, inancı ya da düşüncesi nedeniyle ayrımcılığa uğramadan yaşayabilmesi olarak tanımladı.
Çatışmadan beslenen siyasal ve kültürel dilin toplumun farklı kesimleri arasındaki kutuplaşmayı ve nefret kültürünü büyüttüğü ifade edilen açıklamada, “Çatışma dilinin yerini barış dili; dışlamanın yerini kapsayıcılık; inkârın yerini demokratik tanıma; dayatmanın yerini ise müzakere almalı” denildi.
Barış Vakfı: TBMM’ye 28. Dönem 4. Yasa Yılını “Barış Yasaları Yılı” ilan edilmesi çağrısı yaptı:https://t.co/nkHyAP30Ou pic.twitter.com/mw1zHfrrjk
— Barış Vakfı (@Barisvakfi) September 30, 2026
(FY)

