Barış Vakfı, kuruluşunun 10’uncu yılı dolayısıyla yayımladığı açıklamada Kürt sorununun çözümü için barış çabalarının büyütülmesi çağrısı yaptı.
Vakıf, “barış hakkı”nı insan haklarının temeli olarak gördüğünü vurguladı. Açıklamada, yalnızca amacın netliğinin değil, bu amaca barışa dayalı bir dil ve yöntemle ulaşmanın da büyük önem taşıdığını belirtti. Vakıf, Kürt sorununun demokratik çözümüne katkı sunmayı ve barışı toplumun tüm kesimlerinde güçlendirmeyi temel hedef olarak tanımladı.
Farklı siyasi görüşlerden, inançlardan, sosyal konumlardan ve mesleklerden kişilerin ortak çaba göstermesinin zorunlu olduğunu ifade eden Vakıf, karar alıcıları ve tarafları uyarmayı, cesaretlendirmeyi ve toplumda barış hakkı bilincini geliştirmeyi amaçladığını kaydetti. Kürt sorununun çözümünü Türkiye’nin demokratikleşmesiyle doğrudan bağlantılı gören Vakıf, eşitlik, özgürlük ve adalet temelinde bir toplumsal düzenin inşasını savundu. Son on yılda çeşitli illerde çalıştaylar ve konferanslar düzenlediğini, uzmanların katkısıyla araştırmalar ve yayınlar hazırladığını belirtti.
Vakıf, çatışmasızlık dönemlerinde toplumun barış, huzur ve güven ortamını doğrudan deneyimlediğini hatırlattı ve bu tecrübenin ardından barıştan vazgeçmenin mümkün olmadığını ifade etti. Çatışma çözümünün sabır, uzun soluklu çaba ve fedakârlık gerektirdiğini vurgulayan Vakıf, kayıplar yaşayan, yerinden edilen ve dil hakları konusunda sorunlar yaşayan milyonların “barış hemen şimdi” talebini dile getirmeye devam ettiğini belirtti.
Dünyadaki farklı çatışma çözümü deneyimlerini incelediğini aktaran Vakıf, her toplumun kendi koşullarına uygun yöntemler geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Çeşitli illerde barış gönüllüleri, aktivistler ve sivil toplum örgütleriyle bir araya geldiğini kaydeden Vakıf, barış için çalışan kesimlerin kararlılıkla daha fazla çaba göstermesi gerektiğini dile getirdi.
Açıklamada, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de dikkat çekildi. Sürecin, 1 Ekim 2024’te Devlet Bahçeli’nin HDP milletvekilleriyle tokalaşmasıyla başladığı belirtildi. Ardından 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla PKK’nin 12 Mayıs’ta kendini feshetme kararı aldığını hatırlatan Vakıf, bu gelişmelerin barış yolunda tarihsel bir fırsat yarattığını ifade etti. Kürt sorununun kalıcı çözümünü sağlamanın herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Vakıf, barış hakkını “hava ve su kadar vazgeçilmez” olarak tanımladı. Hayatın her yönüyle yeniden inşası için sosyo-psikolojik ve hukuksal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Karar alıcılar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine sorumluluk çağrısı yaptı.
Barış Vakfı, kalıcı ve yararlı çözüm önerileri üretmeye devam ettiğini belirterek herkesi barış çabasına katkı sunmaya davet etti. “Hayat ertelenemez, barış da hayattır” mesajıyla açıklamasını tamamladı.
(EMK)








