İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 11-22 Nisan 2025’te 44. kez düzenlenecek olan İstanbul Film Festivali (İFF), bu yıl programında önemli bir değişikliğe gitti.
2014 yılından bu yana festivalde yer alan ve kuir filmleri bir araya getiren "Nerdesin Aşkım?" bölümü, festivalin 2025 programında yer almadı. Festivalin kararı, kültürel alandaki sansür mekanizmalarının derinleştiği ve kuir sinemanın sistematik olarak dışlandığı yönünde eleştirilere neden oldu.
İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nin 26 Mart’taki boykot çağrısının ardından Pembe Hayat KuirFest de, dün (4 Nisan) festival yönetimini ve İKSV’yi sorumluluk almaya çağıran bir açıklama yayımladı.

LGBTİ+'lardan İstanbul Film Festivali'ne boykot çağrısı
“Eleştiriler ile program yeniden düzenlenebilir”
Pembe Hayat KuirFest’in açıklaması özetle şöyle:
“İstanbul Film Festivali’nin seçkiyi kaldırma tercihi, yalnızca LGBTİ+ varoluşunu ve festival içindeki aidiyetini sessizleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda baskıların, yasakların ve kaynak kıtlığının gölgesinde ayakta durmaya çalışan, bu sessizliğe karşı ses çıkarma ve alan yaratma sorumluluğu taşıyan LGBTİ+’ların festivalinin de varoluş zeminini ve dayanıklılığını daraltmaya hizmet ediyor.
‘Aslında kuir filmleri programdan çıkarmadık, seçkiyi kaldırdık, programa bakan görür’ gibi bir yanıtla sorumluluğunu savuşturan festival yönetimiyle KuirFest’in yolu tam da burada ayrılıyor: Kürasyon tercihini ‘politikadan bağımsız’ bir düzenleme olarak sunan bu yaklaşım, kuir varoluşa karşı kültürel üstten bakışı ve kuir temsili bir zorunluluk değil, lütuf gibi sunan iktidar-merkezci yaklaşımı yeniden üretiyor.
Kuir temsilin silinmesi
Bu karar ile festival yönetimi ve küratörler ‘Aile Yılı’ ilân eden; MUBI’nin göstereceği ‘Queer’ filmini ve yıl içerisinde çeşitli festivalleri yasaklayan, Kuirfest’i yıllardır sindirmeye çalışan iktidar aklına sessiz bir onay veriyor olabilir mi? Meşruiyetini yitirmemek için, günümüz dünyasında mümkün olmayan kuir sinemaya ‘mütevazı’ bir alan açan festival, o sinemaya ait olan seçkiyi iptal ederek festivaldeki kuir temsilin silinmesine yönelik ilk adımı atmış olabilir mi?
Bu vesileyle, Türkiye’nin en köklü ve en büyük finansal imkânlarına sahip özel kültür-sanat kurumu olan İKSV ve İstanbul Film Festivali yönetimine çağrıda bulunuyoruz: LGBTİ+’ların örgütlü gücünün, elinizde bulundurduğunuz kaynakların, karar alma gücünüzün ve var olan baskının yoğun olduğu zamanlarda da tanımaya devam etme sorumluluğunuzun farkında olun. Eleştiriler değerlendirilerek program yeniden düzenlenebilir. Geç değil. Sorumluluk alın. Farkında olun.”
KuirFest hakkında
2011 yılında Pembe Hayat Derneği tarafından başlatılan, Türkiye’nin ilk kuir festivali.
Pembe Hayat KuirFest, yıllar içinde yalnızca bir film festivali olmanın ötesine geçerek kültürel bir direniş platformu haline geldi.
Festival, LGBTİ+’ların maruz kaldığı ayrımcılık ve şiddete dikkat çekmenin yanı sıra kuir teori, sanat ve direniş pratiklerinin tartışılması için önemli bir alan yaratmayı hedefliyor ve bu yönüyle Türkiye’nin LGBTİ+ hakları mücadelesinde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Özellikle 2017 yılından beri ise Ankara Valiliği tarafından etkinlikleri düzenli olarak yasaklanıyor.
Daha fazla bilgi için Pembe Hayat KuirFest'in web sitesini ziyaret edebilirsiniz. (TY)