Bakırhan: Barış için yeni bir imkan doğdu, bunu demokrasiye çevirmek mücadeleye bağlı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’de barış açısından yeni bir imkan ortaya çıktığını belirterek, bu sürecin demokrasiye dönüşmesinin halkların ve emekçilerin mücadelesine bağlı olduğunu söyledi. Bakırhan, “Barış, haklarımızdan ve kimliğimizden vazgeçmek değildir” dedi.
Kadıköy’de #1Eylül eylemi | İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla yapılacak yürüyüş öncesi, Altıyol’da “Şimdi barışı büyütme zamanı” pankartı açıldı. Yürüyüş güzergahı olan Söğütlüçeşme Caddesi ve Rıhtım polis bariyerleriyle çevrildi.
— bianet (@bianet_org) September 1, 2026
📹 Video: @kepenekevrimm pic.twitter.com/hBl8QBhu7T
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Kadıköy’de yürüyüş düzenledi. “Savaşa ve sömürüye karşı demokrasi ve barış kazanacak” sloganıyla Boğa Heykeli önünde başlayan yürüyüş, Kadıköy İskelesi’nde yapılan basın açıklamasıyla sona erdi. Yürüyüşe DEM Parti Erzurum Milletvekili ve HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş ve çok sayıda aprtili katıldı.
Eylemde konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, savaşların bedelini emekçilerin, yoksulların ve ezilen halkların ödediğini söyledi.
Savaşların emperyalist ve hegemonik güçlerin çıkarları doğrultusunda sürdürüldüğünü belirten Bakırhan, “Emekçiler ve ezilenler her daim barıştan yana olurlar. Emperyalist ve hegemonik güçler çıkarları ve menfaatleri için savaşı örgütlerler. Onlar savaşın sonuçlarından yararlanır, biz emekçiler, ezilenler, halklar ve inançlar da savaşın sonuçlarından zarar görürüz” dedi.

Savaşlarda yaşamını yitirenlerin büyük ölçüde emekçiler ve yoksullar olduğunu belirten Bakırhan, savaşlardan ekonomik çıkar sağlayanların ise silah tüccarları ve hegemonik güçler olduğunu ifade etti.
“Yeni bir imkan ortaya çıktı”
Türkiye’de barış açısından yeni bir imkan doğduğunu söyleyen Bakırhan, bu imkanın demokratik bir sürece dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
Bakırhan, “O imkanı demokrasiye evirtmek için, o imkanı Kürtlerin 40 yıldır uğruna mücadele ettiği, bedel ödediği, yaşamını yitirdiği, ömrünü cezaevinde geçirdiği taleplerin karşılanmasının sonucuna çevirmek, bugün burada olan biz devrimcilerin, Kürtlerin ve ezilenlerin mücadelesine bağlıdır” diye konuştu.
“Türkiye halkına düşen barış sürecini desteklemektir”
Barış sürecinin doğru değerlendirilmesi halinde savaşın yarattığı yıkımdan kurtulmanın mümkün olduğunu söyleyen Bakırhan, Amed’de katıldığı taziyelerde karşılaştığı bir annenin sözlerini aktardı.
Bakırhan, annenin “Biz Kürtler bu çatışma ve savaşın acılarını çok yaşadık. Bugün gönlüm diyor ki, biz yaşadık ama Türkiye’de hiçbir anne bu acıyı yaşamasın” dediğini aktardı.
Barış talebinin temelinde başka annelerin çocuklarını kaybetmemesinin bulunduğunu belirten Bakırhan, “İşte barış isteyenler, yaşamını yitiren çocukların hatırına diyor ki, başka anneler çocuklarını yitirmesin” ifadelerini kullandı.
Savaşın sonuçlarını yaşamayan kesimlerin savaşı desteklediğini savunan Bakırhan, Türkiye halklarına ve emekçilerine barış sürecine sahip çıkma çağrısı yaptı.
“İstiyorlar ki Türk ve Kürt halkının gençleri savaşsın. Kan üzerinden kendilerine bir saltanat, kan üzerinden bir rant yaratsınlar” diyen Bakırhan, “Savaşın derdini, belasını, cefasını çekenler barış diyorsa, Türkiye halklarına, emekçilerine düşen o barış sürecini desteklemektir” dedi.
“Onurlu bir barışla ekonomik darboğazı da aşabiliriz”
Bakırhan, barışın yalnızca çatışmaların sona ermesi anlamına gelmediğini, ekonomik sorunların çözümü açısından da önemli olduğunu söyledi.
“Eğer bu ülkede onurlu bir barışı beraber örebilirsek, sadece evlatlarımızın geleceğini ve yaşamını kurtarmayacağız. Emekçilerin yaşamış olduğu bu ekonomik darboğazı da ortadan kaldıracağız” diyen Bakırhan, çatışma ve savaş ortamına 40 yılda Türkiye bütçesinden yaklaşık 3 trilyon dolar harcandığını öne sürdü.
Bu kaynağın barışla birlikte toplumun ihtiyaçlarına aktarılabileceğini belirten Bakırhan, “Bu 3 trilyon onurlu bir barış sürecinde emekçiye, emekliye, kadına, kepengini kapatan, yaşamını idame ettiremeyen Türkiye halklarına gidecektir” ifadelerini kullandı.
Barış sürecinin başarıya ulaşması halinde Türkiye’nin hiçbir kentinden gençlerin yaşamını yitirmeyeceğini söyleyen Bakırhan, “Ne Şırnaklının ne Samsunlunun evladı kaybetmeyecektir” dedi.
“Barış, haklarımızdan vazgeçmek değildir”
Bakırhan, barış sürecinin Kürtlerin haklarından ve kimliklerinden vazgeçmeleri anlamına gelmediğini vurguladı.
“Süreci doğru bir şekilde sahiplenir, Kürtleri bu süreçte yalnız bırakmazsak, emin olun demokrasiyi de insan haklarını da getiririz” diyen Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmasının da sağlanabileceğini söyledi.
Bakırhan, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven, Can Atalay ve Osman Kavala’nın yanı sıra cezaevindeki çok sayıda kişinin özgür bırakılabileceğini ifade etti.
“Barış, haklarımızdan vazgeçme değil. Barış, kimliğimizden vazgeçme değil. Barış, taleplerimizi artık savunmayacağımız anlamına gelmemelidir” diyen Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Barış taleplerimizi, dilimizi, kimliğimizi, onurumuzu, haklarımızı daha güçlü yaşamamızın zeminini oluşturuyor.”
“Öcalan büyük bir sorumluluk ve risk aldı”
Bakırhan, konuşmasında Abdullah Öcalan’ın sürece ilişkin tutumuna da değindi.
Öcalan’ın yeniden kan dökülmemesi ve gençlerin yaşamını yitirmemesi için “büyük bir sorumluluk ve risk aldığını” söyleyen Bakırhan, demokratik bir Türkiye için barış sürecine sahip çıkılması çağrısında bulundu.
Bakırhan, “Bu ülkenin demokratik bir zemine kavuşması için barışı destekleyin. Barışın yanında olun. Emin olun, barış hepimizin hayatını kolaylaştıracaktır” dedi.
Barış ortamında emekçilerin ve ezilenlerin mücadelesinin daha güçlü yürütülebileceğini savunan Bakırhan, aksi durumda Türkiye’nin yeniden kaos, çatışma ve şiddet ortamına sürüklenebileceği uyarısında bulundu.
DEM Parti olarak barış sürecini desteklediklerini belirten Bakırhan, “Bu barış sürecini başarıya ulaştırarak demokratik bir Türkiye yaratacağımıza olan inançla hepinizi saygıyla selamlıyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.
Ayrıca yürüyüş sırasında bir grup faşist yurttaşlara saldırmak istedi, polis iki grup arasında barikat kurdu.
Kadıköy’deki 1 Eylül Dünya Barış yürüyüşü provokasyon girişimi var ikinci defa durduruldu pic.twitter.com/Sb3em7ARsf
— Evrim Kepenek (@kepenekevrimm) September 1, 2026
(EMK)