Suça sürüklenen çocuklara ilişkin tartışmalar ve öneriler gündemde kalmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı, çocukların cezaevine girmeden topluma kazandırılması amacıyla “Diversiyon” modelini Türkiye’de uygulamaya hazırlıyor.
Sistem, çocuğun kurallara uyması halinde adli sicile işlenmeden dosyanın kapanmasını, aksi durumda ise dava açılmasını öngörüyor.
Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Daire Başkanı Meral Gökkaya, incelemeye alınan diversiyon (çocukları ceza sisteminin dışına çıkarma) modeline ilişkin TBMM Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu'na sunum yaptı.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“13 yaşında cezaevine girdim, herkes bize dışardan bakıyor bir de içerden baksınlar”
"Amaç suça sebep davranıştan uzaklaştırmak"
Diversiyon sistemi, suça sürüklenen çocukları mevcut ceza sistemi dışına çıkarıp, rehabilitasyon ve eğitim programlarına yönlendiriyor. Gökkaya, yeni modeli "kanunla ihtilaf halindeki çocukların resmi adalet sistemi dışında tutularak resmi olmayan alternatif usullere tabi tutulması" olarak tanımlayarak detayları paylaştı:
"Yargılama olursa o diversiyon sistemi olmuyor. Diversiyonda çocuğun alternatif yöntemlerle takip edilmesi, belli eğitim programlarına tabi tutulması veya yazılı ya da sözlü uyarılması gibi birçok yöntem kullanılıyor. Burada amacımız, çocuğun adli sicil kaydı oluşmadan suça sebep olan davranışlardan uzaklaştırılması, bunun da çocuğun ihtiyacına göre belirlenmesi. Bazı ülkeler bunu basit suçlarla sınırlı tutuyor, bazı ülkelerse buna daha ağır suçları da dahil ediyor. Ama genel eğilim, basit suçlarda, ilk defa suç işleyen çocuklarda ve belli sayıda suç işlenmesi halinde uygulanması.”
Çocuğa özgü tedbirler
Siteme göre çocuk kurallara uyarsa hakkındaki ceza soruşturması ya da yargılama kapanıyor, bir anlamda beraat etmiş oluyor. Uymazsa da yeniden ceza dosyası açılmış oluyor. Çocuk mahkemesinde yargılama nasıl oluyorsa o usullere tabi olarak yargılama tekrar başlıyor.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“İçeride devlet yok, birbirini yakanları gördüm”
Gökkaya, diversiyon modelinde amacın "Affetme, çocuğun suçunu görmezden gelme ya da cezayı azaltma ya da ceza vermeme" olmadığını, "çocuğun tekrar suç işlemesini önleme, toplumsal uzlaşıyı sağlama, hem toplumun hem de mağdur ve yakınlarının suçla ilgili zararlarını giderme" olduğunu belirtti. Gökkkaya, sözlerinin devamında "Amaç, toplumsal uzlaşıyı artırmak, çocuğu tekrar topluma kazandırmak, çocuğa özgü tedbirler bulmak, bunu sıkı şekilde takip etmek, sonradan, çocukların yetişkin olduğunda hayatlarını bir suç makinesi gibi sürdürmelerinin önüne geçmek" açıklamasında bulundu.
"Ceza infaz kurumuna koymak caydırıcı değil"
Suça sürüklenen çocukların yargılama sürecine dahil olduklarında aklıcı şekilde psikolojik bir etkiye maruz kaldığını belirten Gökkaya, "Yargılandıkları zaman hiç yargılanmama korkusunu yenmiş oluyorlar, onlar için yargılanmak normal bir şey oluyor. Cezaevine girip çıktıktan sonra 'Artık, ben bir adli sürece dâhil oldum, yargılanırım, ceza alırım, hapse girerim' korkuları azalıyor. 'Ben, artık, suçlu bir kişiliğim'; kendini böyle bir rol içerisinde hissediyor ve o rolün gereklerini yerine getiriyor. Yani iddia edilenin aksine çocuğu mahkemeye çıkarmak, ceza infaz kurumuna koymak caydırıcı olmuyor." değerlendirmesini yaptı.
Yapılacak diversiyon yönteminin öncelikle failin kabulünü gerektirdiğini işaret eden Gökkaya, sistemin aileye sorumluluk yüklediğini ifade ederek "Yani çocuğun ve ailelerin de 'diversiyon sistemine girmeyi kabul ediyorum, bana uygulanacak programlara uymayı kabul ediyorum' demesi gerekiyor" bilgisini verdi.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
“Suç öğrenilen bir davranıştır, çocuklar bunu çevreden öğrenirler”
16 ülke incelendi
Adalet Bakanlığı, diversiyon modeline ilişkin İngiltere, Almanya, İtalya, Hollanda gibi ülkeler başta olmak üzere 16 ülkedeki uygulamaları inceledi. Hollanda, “HALT” isimli “durdurma sistemini” uygularken söz konusu sistem hem savcılık hem polis tarafından uygulanabiliyor.
Polis, eylemin kabahat olması gerektiği durumlarda para cezası verebiliyor ya da şiddet ya da hırsızlık gibi savcının müdahalesini gerektirmeyen daha küçük eylemlerde 18 yaşına kadar suçluyu durdurma programına dâhil edebiliyor.
Diversiyonu uygulayan ülkeler arasında Almanya da bulunurken ceza ehliyeti yaşını 14 olarak belirleyen ülkede 14 yaşın altındaki çocuklar diversiyona da tabi tutulmuyor. Diversiyon içinse 14-21 yaş esas alınıyor. Savcı ya da hâkim eğitici bir tedbir uygulanmasına hükmedebiliyor. Almanya'da suç türü anlamında en az bir yıldan az hapis cezasını gerektiren bir kabahat olduğunda diversiyon modeli uygulanıyor.
İtalya'da yine diversiyonu uygulayan ülkeler arasında. İtalya’da 14 yaşı ceza ehliyet yaşı olarak kabul edilirken İtalya, diversiyonu 14-21 yaş arasına uyguluyor. Çocuğun spor, sosyal aktivite, gönüllü çalışma gibi programlara dâhil edilmesi, bir eğitim projesine dâhil edilmesi gibi çalışmalar yürütülüyor.
İngiltere'de ceza ehliyeti yaşı 10 fakat ülkede kademeli uygulama var. Ailelere sorumluluk yüklenirken çocukla birlikte sürece alınıyor. Sorumluluklarını yerine getirmeyen ailelerde işlenen suç çocuğun siciline kaydediliyor ve aileye de bin sterlin ceza kesiliyor.
(NÖ)

