Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasının ardından Meclis'te yaptığı yemin sırasında yaşanan kavgaya tepki gösteren Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) hedef aldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarına 80 barodan ortak tepki
Bahçeli, Akın Gürlek'in yemin töreni sırasında CHP'nin gösterdiği tepkiyi "Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir. Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer varsa merak edilen bir husus yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır. Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis’i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir?" sözleri ile eleştrdi.
Bakanları tebrik mesajı
"Maskeleriniz düştü, ipliğiniz pazara çıktı, foyanız ortalığa döküldü; anormal stres ve gerilim sebebinizin nedeni buna mı dayalı? Tekraren ifade ediyorum; geçtiğimiz hafta Çarşamba günü yapılan yemin merasiminde TBMM’nin saygınlığına leke düşüren müfsit ve müflis CHP zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum. Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’yi ayrı ayrı tebrik ediyor, tam desteğimizle birlikte başarılar diliyorum.
Münih mesajı: Yıkılan belli, yıkanlar da belli
Bahçeli, uluslararası düzenin 'yıkım' süreci tartışmalarının yapıldığı 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen 62’inci Güvenlik Konferansı'na da değindi. MHP lideri devamında dış politikaya ilişkin mesajlar verdi:
"'Yıkım Altında' temasıyla düzenlenen mezkur konferans, bir nevi malumun ilanına da sahne olmuştur. 19-23 Ocak 2026 tarihinde yapılan Davos Zirvesi’nde de benzer tartışmalar yaşanmıştır. Yıkılan bellidir, yıkanlar da bellidir; fakat neyin kurulacağı, nasıl kurulacağı, ne zaman kurulacağı belirsizliğin ve bilinmezliğin dibine oturmuştur. Ankara’dan dünyanın genel tablosuna baktığımızda ümitvar olacağımız, memnuniyet duyacağımız, yüreklerimize su serpecek bir aydınlık, bir arayış veya dört başı mamur bir amaç görülmemektedir. Buna karşılık Türkiye hem bölgesinde hem de küresel arenada istikrar adası gibi sivrilmektedir.
"Kimle geldim? Kiminle birlikteyim?"
Konuşmasında Meclis'te devam eden süreç komisyonuna ve ortak rapor tartışmalarına değinmeyen Bahçeli, iç siyaset gündemine ilişkin ise özetle şunları söyledi:
"Siyasi geleceğimizi şu sorulara vereceğimiz cevaplar ile 'şimdiyi okuma yeteneğimiz' ve 'şimdiyi kazanma gücümüz' belirleyecektir. Ne oluyor? Ne olmuyor? Ne yapmalıyım? Ne yapmamalıyım? Nasıl geldim? Nasıl gideceğim? Kimle geldim? Kiminle birlikteyim? Aksi takdirde gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgarın yardım etmeyeceği gerçeğiyle engin denizlerde çalkalanır dururuz. Cumhur İttifakı’yla kenetlenerek varlığına sevdalandığımız büyük Türk milletini kutlu geleceğe ulaştırmaya talibiz. Takdir edersiniz ki bu yolculuk kendiliğinden gerçekleşecek mutlak bir akıbet değildir.
(AB)

